Şu OKC herkesin sevgilisi takımken nasıl bir anda herkesin iğrendiği takım oldu hiç anlamıyorum. Faul almak için oynayan adamın kralını da biz getirmişken hele.
2,5 yıldır eskiye göre daha çok maç izliyorum. Genelde tepe takımların arasındaki maçları kaçırmıyorum. OKC bu sene Boston, NYC, Denver 3 maçı da kaybetti aslında ama 3’ünü de hakem skandallarıyla kazandı. İlk başlarda herkes yapıyor gibi gelen şey, çok maç izledikçe OKC’ye böyle bir basketbol oynama alanının hakem kararları ile açıldığını gösteriyor. Bunlara bir kaç örnek vereceğim çünkü konu sadece SGA’in faul almak için ağız yüz yamultup kendini Arif Erdem gibi atması değil. Mesela, Dort’un rakiplere çaldığı çelmeler bir çok kez faule bile dönüşmedi. Rakiplerin bu yüzden top kaybedip OKC’nin fast-break ile sayı attığına şahit oluyorsun hemde clutch anlarda. Dort’a girmeyeceğim başlı başına nefret objesi.
Hatalı ve ezbere çalınan fauller, OKC ve SGA’in oyun stilini buna evriltti. Bu şekilde kolay sayı bulmak varken kaliteli olanı yapmaya gerek olmuyor. Bence en çok atlanan ama en önemli bu takımın her maç 10 hücum faulü var hareketli perdelemeden ve bunların yaptıklarının 1/10’unu yapan takımlara daha fazla hareketli perdeleme çalınıyor. Özellikle hartenstein’ın hareketli perdeye başka bir boyut açtığını görüyorum, rakibin üstüne doğru ve sürekli mobil perde yapıyor. Böyle kalça ve omuz çıkarmak gibi değil. Dün gece Orlando’ya çalındı mesela bir tane Cade aldı güzel gösterdi. Onun hücum faul olduğu yerde OKC hücum edemez. Sürekli cut, mobilite ve perde üzerinden akışkanlıkla oynuyorlar ve hareketli perde hücum ratinglerini aşırı yükseltiyor.
Sezonun son bölümünde bir kaç sayı ile kazandıkları Denver, NYC, Boston maçlarını izleyin Doncic’e sempatiniz 5 kat artar.