Belki coşkusu, iç sevinci en büyük, ama tarifi en zor şampiyonluğunu kazandı Lakers. Ben çok iyi farkındayım ki, oyuncusundan taraftarına, hiç kimse sevincini istediği gibi haykıramadı dışarıya. Her bir kişi sevinirken, bir yandan da sakinliğini korudu. Bunun tek nedeni huzur. İntikamın verdiği hazla, her yerine kan bulaşmış halde ama çok sakin bir biçimde oturup bıçağını temizleyen katilin içindeki huzur.

2008'den sonra bir kez daha kaybedilseydi bu şampiyonluk Celtics'e, sanırım bütün şevk, taraftarlık heyecanı kaçacaktı, yaz tatili zehir olacaktı tüm Lakerslı'lara. Biraz da ondandır huzurumuz. İçe kapanık, bunalımlı günlerin gelmeyeceğini bilen birinin huzuru.

İçinde bulunduğumuz ve bulunacağımız huzurlu günlerimiz hayırlı olsun. Lakerslı olduğum güne şükürler olsun.

Çağlar YILDIZ

* * *

Algılayabildiğim beşinci şampiyonluk. Üçlemenin her bir parçası çok özeldi. Çok büyük bir isyankarlık timsali sandığımız ilk ders satışları ve anneyi veli toplantılarında devamsızlık şikayetleriyle muhatap etmek uğruna izlenen maçlar sonunda gelen şampiyonluklar, başlangıçta ilkel gözüken bir tutku için esaslı birer doyum anlamına geliyordu. Sonra tam kaybetmeyi unutmaya başlamışken gelen hayal kırıklıkları, ÖSS sıkıntısına paralel giden Smush-Cook-Kwame üçlüsüyle artan sivilceler geçen sene bugünlerde bir Tophane sabahında unutulmuş gibiydi.

Ama 2008 final serisi dördüncü maçı sonrası Nevizade girişindeki o önce tecavüze uğramış, sonra üzerine işenmiş (kronoloji çok da önemli değilmiş aslında) insan psikolojisini unutmaya yetmiş miydi? O gün de birçok kişinin yakındığı gibi bir şeyler eksikti. 2010 haziranına gelindiğindeyse tüm eklemlerim titrerken, taraftarlığımın yeni bir seviyeye geçtiğinin belli belirsiz farkındalığını yaşıyordum. Staples’ta Celtics’e karşı alınmış bir yedinci maç galibiyetine tanıklık etmek tarif edilebilecek bir şey değilmiş, ben bugün bunu gördüm. Bir görevi yerine getirmiş olmanın doygunluğu var ve yeni sezon başlayana kadar günlerimi şenlendirecek bir his olacak. Tersi durumda nasıl bir boşluk içine düşeceğimizi hayal bile edemiyorum. Takımdan herhangi bir beklentim de, yolunu gözlediğim bir intikam da kalmadı. Tüm hesaplar kapandı. Yukarıdaki bitirim troyka geri dönse, nostalji oldu diye sevinirim. Teşekkürler Queensbridge. Nah Beat LA ulan!

Cem PEKDOĞRU

* * *

Sorun ne denli büyük ve şartlar ne kadar çetin olursa olsun çözüm yolu her zaman yüreğini koymaya çıkıyor. Bir süperstar adım adım takım oyuncusu ve lidere dönüşüyor, 3 parmakla tarih yazıyor. Bir çocuk "olmayacak" diyenlere inat tek bacağıyla devlere kafa tutup belirleyici oluyor. En kolayı yapamayan en kritik anda sahne alıp imkansızı başarıyor, maçı çevirip şampiyonluğun altına imzasını koyuyor. "Yumuşak" olarak yaftalanana en sertlerine kafa tutup aralarında dans ediyor, tırnağıyla kazıya kazıya şampiyonluğu getiriyor. Bir deli en akıllının yapamayacağı işleri hem de kusursuz bir şekilde yapıyor, sadece rakiplerine değil kaderine de, yakasını bırakmayan şanssızlığına da dikleniyor.

Bu adamlar en zorlu koşulların altından kalkabiliyor, her gerektiği anda yüreklerini salona koyup kalp atışlarını parkelerde hissettirebiliyor. Göğüslerini döven yumruk sizin kalbinize vuruyor, attıkları çığlık sizin sesiniz oluyor, gözlerinden dökülen yaşlar sizin yanaklarınızı ıslatıyor. Bu adamlar maç kazanıyor, zirveye tırmanıyor, tur atlıyor ama sadece şampiyon olmuyor; adım adım hanedan kuruyor. Bu adamlar bir bütün halinde hareket ediyor, daha fazlasını istiyor, mücadele ediyor, umut veriyor, gurur veriyor... Bu adamlar kazanmayı hak ediyor, şampiyonluğu hak ediyor, takdir edilmeyi hak ediyor, sevilmeyi-hem de çok sevilmeyi- hak ediyor. Takım sahibinden koçuna, süperstarından bench warmerına kadar hepsinin ayrı ayrı yüreklerine sağlık, her birine helal olsun.

— Fatih AKAT

 * * *

Her şampiyonluğun farklı bir hikayesi vardır. Kimi için uzun süre beklendiği için 00 şampiyonluğu daha önemlidir, kimi için benzer sebeplerle 09. Şu kısa ömrümde 7 final, 5 şampiyonluk gördüm. Her birinin yeri bende farklı, ama hadi gelin itiraf edelim: bunun yeri daha bir farklı.

Lakers olmak; sezonun her maçında rakibin dolu salonlarda canını dişine takması demektir. Lakers olmak; her rakibin sesi kısılana kadar "beat LA" diye bağırmasıdır. Lakers olmak; her zaman zirvede farklı rakiplerle boğuşmak demektir.

Bunları bize en fazla hissettiren, belki de tüm dünyadaki Lakers kıskançlığının atası celtics'e hadlerine bildirmekten daha güzel bir mutluluk olabilir mi?

Lakers şampiyon, ama daha bir farklı şampiyon. Ve bu şampiyonluğun hikayesinde bir ya da iki değil, tam altı oyuncu var: Kobe, Gasol, Fish, Artest, Odom ve Bynum. Bu bir takım, bir intikam şampiyonluğu. Bu bir değil, tam altı yüreğin şampiyonluğu. Yüreğinize sağlık.

Bütün bir sene aynı forumu paylaştığım onlarca renkdaşa da teşekkür ederim. Herkesin hayaliydi bu, ve şimdi hayallerin ne yöne kaydığını hissedebiliyorum. Chosen One'mış, peh!!!

Tugay ÖZTÜRK

* * *

Yaşadığımız sevincin büyüklüğü, aksi bir durumda yaşanacak hayal kırıklığı ve üzüntünün tarifsizliği kadar… Tarifsiz olması mecazi bir vurgu değil… 7. maçı Boston Celtics’in kazandığını düşünün. Ne şekilde alınmış bir yenilgi olursa olsun… Derdinizi kime anlatabilirdiniz? O anki sıkıntınızı tarif edecek birkaç kelime var mı ezberinizde? Sabahın 7’si olmasına rağmen sizin gözünüze uyku sokmayan kalp ağrısına ne iyi gelirdi? Hiçbirisinin cevabını veremiyorsunuz ve düşünmek dahi istemiyorsunuz. Bu sevinç de böyle; şekli şemali, ucu bucağı açıklanamayan ve düşlenmesi dahi şımarıklık olan…

Bu şahit olduğumuz ilk Los Angeles Lakers şampiyonluğu değil… Eminim en yoğun düzeyde şahit olduğumuz da değil… Ama ister 7. maça gittiği için olsun, ister Boston Celtics’e karşı kazanıldığı için, ister Kobe Bryant gibi nazarımızdan sakındığımız bir adam sezonunun en kötü maçı çıkartırken kazanılmış olsun… Bir şekilde en özeli bu. En çok hatırlayacağımız, hatırladığımızda en çok heyecanlanacağımız bu şampiyonluk. Çocuğumuzun aklı erip de ilk Lakers maçını izlettirdiğimizde, anlatacağımız sezon bu. Sebebi ne olursa olsun; en güzeli bu.

Basketbol 10 kişinin oynadığı ve Los Angeles Lakers’ın kazandığı bir spordur.
Ya o değil de, bu şampiyonluğu bizden ancak şu kadro söküp alabilirdi:

İlk 5: İsa, Musa, Muhammed, Davud, Nuh
Coach: Allah Baba
Bench: John Rambo, Jack Bauer, Dr. House
 

Şansal Sina KULABAŞ

7 yaşındayken Kareem Abdul-Jabbar'ın müslüman olması nedeniyle Lakers furyasına katılan peder üzerinden Lakerslı oldum ve o dönemden sonra dibe çökene takımı desteklemeye devam ettim.. Bu nedenle 2000 yılında gelen şampiyonluk benim için çok önemlidir.. 18 yaşındayken, ÖSS sınavını yeni atlatmış biri olarak o finali çok iyi hatırlıyorum ve tarifsiz bir mutlulukla izlemiştim.. Ama uzun yıllar sonraki ilk şampiyonluktan sonra bu maç çok ayrı bir yere sahip olacak.. Daha önce Lakers'ın 7 maçlık bir final serisini yaşamamıştım.. Her zaman söylenen şey bir NBA Finali eğer Lakers ve Celtics arasındaysa onun dünyanın en özel spor olaylarından biri olduğudur.. Dün bunu ilk defa tecrübe ettik ve hakikaten inanılmazdı.. Hiçbir basketbol müsabakasında bu heyecanı, bu keyfi, bu adrenalini yaşamamıştım.. Sonunda kazanmaksa gerçekten inanılmaz oldu.. Kobe, Gasol, Fisher, Artest ve Bynum ilk beş olarak bu şampiyonlukta çok özel yere sahip olacak.. 6 maç bekleyip en sonda uyanan Lamar ve hayatının en önemli iki atışını kullanan Vujacic'i de hemen arkalarına koruyorum.. Büyüksünüz..

Emre ÖZCAN

* * *

Öyle bir şampiyonluk ki şu kazandığımız bir gün geri dönüp bakınca keşke bir daha aynısı olsa diyeceğiz. Laker hater'ların nefretini körükleyen bir şampiyonluk oldu. Kobe'yi Jordan'la andıran, Gasol'ü döneminin #1 pota altı oyuncusu yapan bir şampiyonluk oldu. Artest'e, Fisher'a, Odom'a, Shannon'a, Farmar'a (belki Farmar'ı hariç tutabiliriz) kızdığımız ama ileride yüzümüzde tebessümle bu oyuncuların isimlerini sayacağımız bir şampiyonluk oldu. Çocuklarımız, torunlarımız "Lakers ne ola ki?" diye sorduğunda cevap olarak vereceğimiz bir şampiyonluk oldu. Uykusuz gecelerin hakkını veren bir şampiyonluk oldu. Kimilerini ağlatan, kimilerini dans ettiren bir şampiyonluk oldu. Çıkmaz bir duruma düştüğümüzde hatırasını tazeleyip örnek alacağımız bir şampiyonluk oldu. İnancını korumanın gücünü gösteren bir şampiyonluk oldu. NBA'in ne olduğunu yeni öğrenenlerin Lakers'lı olduğu bir şampiyonluk oldu. Olması gerektiği gibi bir şampiyonluk oldu.

Ve bu oldu canlarım. Bu gerçekten oldu.

Hilmi DOĞAN

* * *

Lakers tarihinin 16. şampiyonluğu geldi yani alışılageldik bir durum neredeyse camia için. Fakat bu şanlı tarihe, başarılara rağmen bu takımla 5 şampiyonluk yaşayan adam, ligin tartışmasız en iyisi, neden kariyerinin ilk şampiyonluğuymuş gibi mutluluktan delirmiş? Ya da İspanya'nın yıldızı, NBA'in en iyi uzunu neden gözyaşları içinde? İşte sadece bu koca adamların yaşadıkları duygu seli ve inanç anlatmaya yeter şampiyonluğu, kelimeler kifayetsiz kalır derler ya aynen öyle.
Yine de bize bu mutluluğu, gururu,intikam almanın o tarifsiz zevkini yaşatan herkese teşekkür etmek boynumuzun borcu. Neredeyse sağlam yeri kalmayan Kobe'ye , sihirbaz Gasol'e, ayarcı Fisher'a, tek bacakla oynayan aslan yürekli Bynum'a, Odom'a, arıza adam Artest'e, kadrodaki diğer yüreklere ve tabiki Zenmaster'a teşekkürler. Yürüyedurun aslanlar 3-peat'e giden yolda , hepinize helal olsun!!!

— Çağatay YILDIZ

* * *

Sene 2008, rakibimiz yine Boston Celtics…Şimdi kim olduğunu hatırlayamadığım bir arkadaşımız, eğer bu seriyi alırsak, “mükemmel bir hikayenin mükemmel sonu olur” demişti… Kobe yanında Shaq olmadan ilk şampiyonluğunu kazanacaktı, hem de ilk normal sezon MVP ödülünü aldığı sezonda, bu şampiyonlukla Phil Jackson’ın tüm zamanların en çok kazanan koçu olmasına yardım edecekti, hem de rakip Boston Celtics’ti…Neden olmadı diye çok kahrolduk o zamanlar ama anlayamadığımız şuymuş, o seri “mükemmel bir hikayenin mükemmel sonu” değil “mükemmel bir hikayenin başlangıcıymış”…Bir şampiyonluk kazanmanın ne kadar zor olduğunu öğrendik o gün, şimdi üst üste 2 tanesini aldık, ve yeniden tartışmasız en büyüğüz. Üstelik eskide kalan ne kadar hesap varsa gördük, defterleri kapadık…”mükemmel hikayemiz” ise henüz bitmiş değil, teşekkürler Lakers, teşekkürler Kobe…

— Burak ALKAYA

 * * *

Geçen yıl gelen şampiyonluk sonrası 'benim için en değerlisi' demiştim haklı olarak. Daha önceki şampiyonlukları bu kadar yakından takip edememiş, olaylara bu kadar dahil olamamıştım. Bir de bunların yanında play-off dahi göremediğimiz dönemler sonrası kendi elimizle, yüreğimizde büyüttüğümüz bir şampiyonluktu bu bizim için.

Şimdi ise benim için en değerli ve en güzel şampiyonluk bu oldu. Küçükken dinleyerek, okuyarak ve izleyerek bildiğimiz ama hissedemediğimiz Celtics rekabeti, 3-2'den sonra ortaya konulan mücadele ve karakterle gelen şampiyonluğu kendi evimizde kutlamak... Tüm bunlar kelimelerle tarif edilebilecek şeyler değil gerçekten. O maç sırasındaki kalbimin çarpıntısını anlatabilecek kelimeler yok. Bizlere bu duyguları yaşatan tüm takıma sonsuz teşekkürler. Yüreğinize sağlık.

— İsmail ÖZKISAOĞLU

* * *

Hayatımda yazacağım en zor paragrafları yazacağıma emindim bu yazıya başlarken. Çünkü hala kendime açıklayamıyorum neler hissetiğimi. Biri çıksa şimdi "8. maç Boston'da" dese hic şaşırmayacağım. Ezeli rekabet, 7. maçın kanser edici baskısı ve sonunda 10 yıl sonra evimizde kaldırdığımız kupa. Bundan bir kaç sene sonra şampiyonluk DVD'sini gözüm yaşlı izlerken herhalde anlayacağım şampiyon olduğumuzu. Ne Denizli senesi, ne UEFA Kupası bir Galatasarayla olarak bana bu kadar bir duygu yoğunluğu yaşatmamıştı. Los Angeles Lakers - Boston Celtics serilerinin "best of seven" olması, hatta 48 dakika olmasi rating acisindan iyi de, sağlığı çok ciddi tehdit ediyor. Adrenalin salgılamak icin çok uzun bir zaman dilimi. Böyle dedigime bakmayın, Allah daha çok 7. macta Boston'a karşı şampiyonluk sevinci yaşatsın. Arada seriyi kazanacaklarını zannediyolar ya bi de, o umudu kırmak değerini 2 katina çıkartıyor. İntikam sezonu: Mission accomplished. Nisan'a kadar Lakers maçı izlemem herhalde :) Keyifli yazlar!..

Kaan SUNMAN

 

 

- devam edecek...