LeBron, MVP Yarışında Liderliği Zorluyor!

LeBron, MVP Yarışında Liderliği Zorluyor!

LeBron James, kariyeri boyunca bireysel ödüllerin bir numaralı favorisi konumunda bulunmuş ve çoğu zaman da bu ödülleri kazanan isim olmuştur. Yıldız oyuncunun rekabetçi bir ruha sahip olması, kazanamadığı ödüllerin onun aklında her zaman bir pişmanlık emaresi olarak kalmasına sebep olmuştur. Öyle ki geçtiğimiz sezondaki MVP yarışmasında sadece 16 tane ilk sıra oyu alması, 2013 yılında Marc Gasol’e kaptırdığı “Yılın Savunmacısı” ödülü ve son olarak da 2011 yılında Derrick Rose’un sezon sonunda birinci gelip “NBA tarihini en genç MVP’si” unvanına kavuşması James’in sıklıkla sitem ettiği durumların başında gelir. James’in açıklamalarından anlaşılıyor ki Kral, bariz bir şekilde kazanma ihtimali olan her şeyi kazanmak istiyor ve MVP ödülünü her sene hak ettiğini düşünüyor. Fakat ilerleyen yaşı ve sezon arasındaki dinlenme süresinin azlığı James’in MVP ödülüne sahip olma umudunu bir nebze olsun düşürmüştü.

Vücudumu ve mental sağlığımı sezon sonuna kadar efektif bir şekilde kullanabilmem için olabildiğince akıllı çalışmam gerekiyor. Her maç önemli olsa da biz, daha büyük bir amaç için mücadele veriyoruz. Spor tarihinin en kısa ara sezonunu yaşadığımızın bilincindeyim ve bunun farkındalığıyla çalışmaya devam edeceğim. 

Sezon öncesi yapılan bu açıklamaların ardından tüm NBA severler, LeBron James’in geçtiğimiz sezon Kawhi Leonard’ın uyguladığı gibi bir “load management” yöntemi uygulayacağını tahmin etti. Belirli açılardan bu tahmin gerçekleşti de. LeBron James, Lakers’ın tüm maçlarında sahadaydı; fakat yıldız oyuncu şu anda kariyerinin en düşük dakika ortalamasıyla oynuyor (32.7 dakika/maç).  Bu istatistik de onu bu alanda ilk 50’nin dışında tutmakta. Oynadığı 33 dakika içerisinde maça ağırlığını belirli bölümlerde (gerektiği zaman) koyan LBJ, sezon sonuna kendini oldukça akıllı bir şekilde hazırlıyor. Saydığımız bu bilgilere ilginç bir istatistik eklemek gerekirse de LeBron James şu anda ligin en yavaş oyuncusu konumunda bulunmakta. Oynadığı 17 maç süresince saatte 5.8 km hıza ulaşan yıldız oyuncu, bu unvanı Blake Griffin ile paylaşıyor. Kısaca özetlemek gerekirse, LeBron daha az süre alıyor ve aldığı süre boyunca her zamankinden daha az enerji harcıyor.

Sezonun başında takıma Dennis Schröder’in eklenmesi LeBron’un saha içindeki “komutanlık” yükünü de azaltmış durumda. Takımın gerçek bir oyun  kurucuya sahip olması nedeniyle tecrübeli yıldız, maç başına topa sadece 83.1 kez dokunuyor. James bu istatistiğe en son 2015-16 sezonunda Kyrie Irving ile beraber oynarken ulaşmıştı. Maç başına attığı 18.6 şut da sezon ortalamalarında en düşük 5. sırada bulunuyor. Ayrıca Kral, kariyerinde ilk kez üçlük çizgisinin gerisinden (6.6/maç) pota altına (6.2/maç) göre daha fazla atış deniyor. James tercih ettiği bu strateji sayesinde  vücudunu daha iyi bir şekilde koruyabiliyor. LeBron MVP ödülünü kazanmak isteyebilir, zaten kazanma ihtimali her daim çok yüksek; ancak bu sezon her zamankinden daha tutucu bir şekilde oynuyor ve oynamak da zorunda.

Düşük viteste geçirdiği sezonda ara ara sıçramalar yapan James’in son kurbanı eski takımı Cedi Osman’lı Celeveland Cavaliers oldu. 38 dakika süre aldığı maçta 26’da 19 saha içi isabet ile 46 sayı 8 ribaunt ve 6 asist yapan James, savunmada da kontrolü elden bırakmadı ve bu performansa ek olarak 2 top çalma ve 2  blok ile oynadı. Bu performansın ardından bazı otoriteler LeBron’u MVP yarışında en üst sıraya koymaktan hiç çekinmediler. Her gün güncellenen oranlar neticesinde LeBron, 5. MVP ödülünü kazanma konusunda oldukça yüksek bir şansa sahip durumda.

Sezon öncesinde LeBron’un veliahtı Luka Doncic, tüm medya tarafından MVP ödülünün en büyük adayı olarak gösteriliyordu. Sloven oyuncu şu anda yakaladığı ortalamalar ile birlikte hala en büyük favorilerden biri olsa da takımın %50’nin altında G/M oranına sahip olması onu yarışta biraz olsun geride tutuyor. Bir diğer aday Giannis Antetokounmpo da ödülü iki kez kazandıktan sonra performans açısından biraz gerilemiş durumda. Nikola Jokic bu adayların arasında en olağanüstü istatistiklere sahip olsa da savunmasının neredeyse hiç olmaması onun için her zaman bir handikap olacaktır. Son olarak Joel Embiid ve Kevin Durant oyunun her iki alanında insanüstü performanslar gösteriyorlar ve takımları da -özellikle 76ers- iyi durumda. Fakat sakatlık endişeleri ve şimdiden kaçırdıkları maçların fazlalığı (sezonun 72 veya daha az sayıda maç ile tamamlanacağını unutmayalım) bu iki oyuncunun MVP yarışındaki argümanlarına bir nebze olsun zarar vermekte. Dolayısıyla LeBron’un istatistikleri rakiplerine kıyasla yarım adım aşağıda olsa da sergilediği istikrar ve Lakers’ın galibiyet derecesi onu şimdiden favori yapmış durumda.

Sezonun şu zamanına geldiğimizde LeBron James normal sezonda ligin en iyi takımının en iyi oyuncusu pozisyonunda bulunuyor. Zaten lig tarihi boyunca MVP ödülü de bu tip oyunculara verilmişti. Bu bilginin gayet farkında olan James’in, MVP ödülünü aldığı 4 sezonun 3 tanesinde de takımı ligin en iyi G/M derecesine sahipti. Ayrıca son 25 MVP’nin 15’inin takımı normal sezonun sonunda ligin en iyi derecesini elinde bulunduruyordu. Ligin en iyi derecesine sahip takım kadrosunda MVP bulundurmuyorsa da çoğu zaman takımlarında bu oyları bölüşen iki yıldız bulunuyor demektir. Bu durum da LeBron James’in geçen sezon MVP ödülünde ikinci sırada yer almasına makul bir açıklama olarak görülebilir. Fakat bu sezon Davis’in ana kategorilerde çaylak sezonundan sonraki en düşük kariyer ortalamalarını tutturması oyların bölünme ihtimalini düşürüyor.  LeBron James eğer Davis’in bu düşük performansına ve enerjisine ayak uydursaydı Lakers şu anda bulunduğu konumda olamazdı. Rölantide gitmek yerine takımın ana motoru olma görevini tekrardan kabul eden James, şu ana kadar Lakers’ın başarısının en büyük anahtarı oldu.

LeBron James sahadayken, 100 pozisyon başına, Lakers rakibine 12.5 sayı fark atmayı başardı. James sahada değilken de bu fark 1.2’ye radikal bir düşüş yaşadı. LBJ’in sahada olduğu ve Davis’in sahada olmadığı dakikalarda Lakers rakibine, 100 pozisyon başına, 6.8 sayı fark atmış; ancak durum tam tersi olduğunda bu fark 3.5’e düşmüştü. Ayrıca AD’nin oynamadığı iki maçı da Lakers kazanmasını bildi.

Tüm bunlar Kral’ın MVP kazanması için yeterli olmayabilir. Geçtiğimiz sezon asist kralı olan oyuncunun bu sezon istatistiklerinde hafif bir düşüş yaşandı. Derin kadroya sahip olmak tecrübeli yıldızın çaylak sezonundan sonraki en düşük sayı ortalamasına sahip olmasına neden oldu. James ayrıca üçlük konusunda yaşadığı ilerlemeye rağmen genel skor verimliliğinde geçtiğimiz sezonlara oranlara düşüş yaşadı. Önceki MVP ödülü sahipleri diğer rakipleriyle kıyaslandığı kadar kendileriyle de kıyaslanmıştır. Bu açıdan bakıldığında LeBron James’in kariyerinin -bireysel açıdan- en “standart” sezonunu geçirmesi MVP yarışında rakiplerine avantaj sağlıyor. Fakat LeBron’un en kötü sezonunun ligin en az %95’inden çok daha iyi olması Kral’ın şu anda hangi seviyede olduğunu gösteriyor.

Eğer lig içerisinde bir oyuncu çok fazla sivrilemediyse LeBron otomatik olarak MVP favorisi haline gelir. Bu, artık bir doğa kanunudur. Her sezon belirli bir seviyeyi tutturan oyuncu, istikrarıyla bu sene de ligin en iyi 5 oyuncusu arasında kendine rahatça yer bulabildi. Bu istikrar, yıllardır MVP adaylığının arkasındaki itici güç oldu. Oyuncunun belirli bir istatistiksel bariyeri yükseltmesi veya kırması gerekmiyor. LBJ artık kazanmaya o kadar temel bir düzeyde etki ediyor ki, değeri diğer oyunculardan çok daha fazla oluyor. Kendi seviyesinde seyrederken bir MVP ödülü kazanacak kadar iyi olan tek oyuncu olan Bron’un bu yarışı kazanacağını kesin olarak söyleyemeyecek kadar erken bir dönemden geçsek de, 36 yaşındaki oyuncu için hala sağlam MVP argümanları üretebiliyor olmamız onu eşsiz kılıyor. En Değerli oyuncu ödülündeki oyuncu profilleri her sene farklılaşsa da 18 senedir değişmeyen tek isim o oldu. Hala izleyebiliyorken LeBron James’in oynadığı her dakikadan keyif almamız gerekiyor. Lakers camiası olarak umuyoruz ki Kobe Bryant’tan sonraki ilk MVP’miz LeBron James olur.


Şuradan çeviri: https://www.cbssports.com/nba/news/lakers-lebron-james-is-so-good-that-hes-become-the-mvp-frontrunner-practically-by-accident/