Hazırlık Döneminde Karşımıza Çıkan 2 Önemli Soru

Hazırlık Döneminde Karşımıza Çıkan 2 Önemli Soru

Los Angeles Lakers, offseason’da olduğu gibi, preseason’da da harika bir dönem geçirdi ve 4 maçta 4 galibiyet ile bu hazırlık maçlarını namağlup bitirmeyi başardı. Los Angeles Clippers ve Phoenix Suns’ı ikişer kez mağlup eden Lakers, Salı gecesi normal sezonun açılış maçında oynanacak olan Clippers maçına hazır.

Preseason maçları bize normal sezon için ipucu verme konusunda önemli bir etken olabilir. Yine de her şeyi çok önemsemekten kaçınmak gerek.

Bu maçlar bizlere bazı bilgiler sunmak konusunda oldukça cömert davrandı. Bu yazıda, önemli oyuncuların ve genç THT’nin harika performansı dışında, aklımıza takılan 2 soruyu ele almak istedik.

1. Kyle Kuzma nihayet istenen seviyeye geldi mi?

Kyle Kuzma’nin, geçtiğimiz sezon takımda üçüncü skor opsiyonu olması bekleniyordu. Teknik olarak, yani istatistiklere bakıldığında öyle de oldu aslında. Ama beklenen etkiyi kesinlikle gösteremedi ve sezon boyunca son derece istikrarsız bir görüntü sergiledi.

Kuzma aslında özellikle sezon ortasına kadar şut atarken güvensizdi ve savunmada bir zayıf halkaydı. Sezon ortasından itibaren ve playoff’larda ise bu konuda daha iyi göründü. Özellikle savunma yeteneklerini sergileme konusunda birçok maçta beğeni topladığını hatırlıyoruz.

Kuzma, bu preseason’da, özellikle ilk 3 maçta çok iyiydi ve sezon için gerçekten umut verici bir görüntü sergiledi. Şu bir gerçek ki, Kuzma daha çok süre buldukça ve sahadaki lider konumunda oldukça oyunu yukarı çıkıyor. Özellikle şut kullanma konusundaki özgüveni ve rahatlığı dikkat çekiciydi.

Elbette bu 3-4 maçlık süreç elimize çok büyük bir kanıt sunmuyor ancak güzel ipuçları veriyor. Sonuçta geçtiğimiz sezonda da çok iyi performans gösterdiği birkaç maç olmuştu. Ancak açık konuşmak gerekirse, bu maçlarda Kuzma’yı izleyen herkesin ona karşı olan güveni biraz olsun artmış olsa gerek.

2. Dennis Schröder konusunda gereksiz mi heyecanlandık?

Sonunda ne olursa olsun, Dennis Schröder takası bizim için bir artı olarak kalacaktır. Lakers, onu Danny Green ve 28. sıra draft hakkı karşılığında takas etti. Kaybedilen Green’in yaptıklarının en azından %90’ını, belki daha da fazlasını yapabilecek olan Wesley Matthews’ü kadroya kattığımız için bu konuda hiç endişelenmeye gerek yok.

Ancak izlediğimiz ve Schröder’ın oynadığı 2 hazırlık maçında gördüğümüz üzere, bu takas konusunda biraz fazla heyecanlanmış olabilir miyiz diye düşünmeden edemedik. Schröder’ın, Rajon Rondo’dan sonra kesinlikle bir “upgrade” olduğu kesin. Ancak maçlardaki performansı birazcık endişe verici olabilir. Tekrar hatırlamak gerekir ki, bunlar yalnızca hazırlık maçları. Ancak onun sarı-mor forma altında sergilediği ilk izlenimler beklentinin biraz altında kaldı.

Her ne olursa olsun, LeBron’un yanında ikinci bir top yönlendirici olarak önemli bir koz olacak ve performansını OKC dönemlerine çekebilirse takıma ciddi olarak sınıf bile atlatabilir. Sezonun ilk dönemlerinde LeBron’un az süre alacağı ve Schröder’ın alışmak için bol bol süre bulacağı düşünülürse, bu konuda daha da iyimser olunabilir.

Schröder’ın o iki maçta izlediğimiz oyuncu olmadığını biliyoruz ve gerçekten anlamı olan maçlar geldiğinde, gerçek Schröder’ı göreceğimizi umut ediyoruz.


Şuradan çeviri: https://lakeshowlife.com/2020/12/17/los-angeles-lakers-preseason-2-questions/