Schröder – Harrell İkilisinin Artı ve Eksileri

Schröder – Harrell İkilisinin Artı ve Eksileri

Los Angeles Lakers benchine harika eklemeler: Dennis Schröder ve Montrezl Harrell

2019-20 Los Angeles Lakers dahil, NBA tarihindeki her şampiyon takım bir kimliğe sahiptir. Anlaşılması kolay olmayabilir, saptaması zor olabilir ama gördüğünüzde anlıyorsunuz.

Bir takımın kimliği, karşılarına çıkan herkese karşı, takımın koçundan tutun yıldız oyuncusuna, 15. adamına kadar herkesin nasıl oynayacağını belirleyen felsefeyi sağlar. Takıma amacını ve yapılanmasını verir, oyun stilleri ve benimsemeleri gereken roller hakkında bilgilendirir.

2019-20 Lakers, kendi kimliğini Anthony Davis’e bağlı, boğucu savunmanın üzerine kurmuştu. Lakers’ın üçüncü tehdit yoksunluğu, derinlik yoksunluğu konusunda tartışmalar varken savunmadaki akışkanlık, kadroda birleştirici bir tema izlemişti.

Lou Williams tarzında, acımasızca eleştirilen bir oyuncu yoktu. Her oyuncu savunmada artı yazıyor veya en azından Vogel’ın savunma şemasını çarkın bir parçası olarak icra ediyordu.

Peki, Lakers’ın kadrosunu gözden geçirecek olursak Avery Bradley, Rajon Rondo, ve Dwight Howard’ın yerine Montrezl Harrell ve Dennis Schröder’i kadroya katmak beraberinde biraz riski getiriyor. Hiçbir oyuncu, Anthony Davis bile, tek başına elit savunmaya karşı dayanamaz ama birkaç oyuncu kesinlikle o savunmayı raydan çıkarabilir.

Tekrardan, Kawhi Leonard ve Paul George’un seyirci kaldığı, LeBron James’in acımasızca Lou Williams’a musallat olduğu Clippers maçına atıfta bulunuyorum.

Geçtiğimiz sezon Schröder’in savunması gelişti ama yine de ne Avery Bradley kadar rahatsız edici bir savunmacı ne de Rajon Rondo’nun o sezgilerini, zekasına sahip. Harrell ise boyunun 2.03 metre olmasından kaynaklanan doğası gereği bazı sınırlara sahip.

Geçen sezona göre kurulacak daha kötü bir savunma Lakers’ın hücumunu da etkileyebilir. Geçiş oyunundan gelişen Lakers hücumları savunmada rakibi durdurarak veya top kayıplarından faydalanarak başlıyordu. Daha geçirgen bir savunma Lakers’ın kazanacağı bu hücum fırsatlarını azaltacaktır.

Wes Matthews ve Marc Gasol hamleleriyle savunma kimliğini korurken hücumu da iyileştirmiş gibi oldular.

Kadrodaki hamleleri bütünüyle değerlendirecek olursak takasla Schröder’i almak ve Harrell ile orta seviye bir kontrat imzalamalarının karşısında tartışmak zor. Bu iki hamle hangi riskleri taşırsa taşısın onların yanında Matthews ve Gasol’ü takıma katmak o riskleri yeterince yatıştırıyor.

Yine de Matthews ve Gasol hamlelerinin başarısız olacağını varsaysak dahi Harrell ve Schröder ikilisinin hücumda vadettiği kıvılcımla oynanan kumar ederini bulabilir.

Eğer 2019-20 Lakers’ının iki tane zaafı varsa bunlardan biri yarı saha hücumudur, ki Cleaning The Glass verilerine göre (3. yedeklerin oyunda olduğu süre çıkarıldığında) bu alanda ligin 11. sırasındaydılar. Öteki ise LeBron’un oturduğu zamanki yaratıcı oyuncu yoksunluğuydu.

Playofflar esnasında iki gelişim bu endişeleri alıp götürdü. İlki, Rajon Rondo’nun uyanması. Her ne kadar Playoff Rondo miti hafif abartılmış olsa da -finallerin 6. maçından önceki üç maçta %18 şut isabetiyle 3.3 sayı ortalaması yakalamıştı- LeBron James ve Anthony Davis’in başı çektiği bir takım ancak kaliteli Rondo ataklarına ihtiyaç duyabilir.

İkinci ve en önemlisi ise Anthony Davis’in ölümcül bir şutöre dönüşmesi. Cleaning The Glass verilerine göre 184 orta mesafeli şut denemesinde %49’luk yakıcı bir istatistik yakalamıştı.

Yeni sezon yaklaşırken bu gelişmelerin güçlendirilebilir olup olmadığının sorulması makuldü. Muhtemelen Rajon Rondo normal sezonda enerjisini korumayı başardı ama tüm playofflar boyunca iyi performans üretmiş gibi anılıyor.

Ve birisi Anthony Davis’in gelişimini öngörecek olsa dahi bu kadarını tahmin edebilir miydi? Normal sezonda 453 denemede %37’lik isabet yüzdesi yakalamıştı.

Schröder ve Harrell hamleleri, hemen sonrasında Matthews ve Gasol’ün imza atmasıyla savunmalarından endişe edilmesine rağmen dişe dokunur kumarlar.

Schröder de Harrell da, Lakers’ın James ve Davis’in arkasında yoksun kaldığı üretkenlik elementlerini hücumda katacaklardır. Schröder seri yön değiştirmeleriyle savunmacıların aklını karıştıran gergin bir speedster. Harrell ise hayvani çığlıklarıyla çemberde ataklarını sonuçlandıran yaralayıcı bir boyalı alan skoreri.

Birlikte çalışarak hepsi birbirinin gücünü ortaya çıkarmayı vadediyor. Bir Schröder, Harrell pick-and-roll oyunu Lakers’ın oyun kitabına başka bir hacim katar. Harrell, Lou Williams ile ölümcül bir pick-and-roll partnerliğine bürünmüştü. Aynı anlaşmanın zamanla Schröder ile de aralarında gelişmemesi için bir sebep göremiyorum.

Üstelik, Lakers savunmadaki zayıflıklarını saklamak için iyi konumlanmış bir takım. Frank Vogel savunmaya öncelik veren ve takımına savunmaya öncelik vermelerini telkin edecek bir koç. Eksiklikleri saklamayı başaracaktır örneğin ‘scram’ yaparak. LeBron James ve Anthony Davis de aşayet işler ters giderse arka çizgide savunmayı sağlayacak fantastik yardım savunmacıları.

Playofflarda Lakers, 17. şampiyonluğuna giderken hücumu hakkındaki tüm şüpheleri bozdu. Yine de bu şüpheleri temizleyen gelişimlerin 2020-21 sezonunda da yanlarında olup olmayacağını sormakta haklıyız.

Schröder ve Harrell ile imzalamak, savunma kimliğinin bir kısmından feragat etme ihtimallerine rağmen Lakers için doğru seçimdi.


Şuradan çeviri: https://lakeshowlife.com/2020/11/23/lakers-free-agency-dennis-schroder-montrezl-harrell/