İlerlemezseniz Geri Gidersiniz

İlerlemezseniz Geri Gidersiniz

Bu bir Rob Pelinka ve ekibine saygı duruşu yazısıdır.

İlk etapta, hiç detaya girmeden şunu söyleyeyim. Şampiyon olmuş bir takım için, yeni sezon öncesindeki genel kanı “off-season’ı en iyi geçiren takımlardan biri” şeklinde oluyorsa, zaten detaya girmeye gerek kalmadan o yönetim ekibi bir alkışı hak ediyordur. Rob Pelinka bu alkışı geçtiğimiz sezon başından beri hak ediyor. Bu off-season’da ise temellerini çok sağlam atarak başladığı pozisyonunun üzerine birkaç kat daha inşa etti.

Geçtiğimiz sezon öncesinde çok iyi bir off-season geçirdik. Anthony Davis geldi, üstüne Kawhi Leonard’ı son ana kadar zorladık. Ki bunu eleştirenler oldu, çünkü Kawhi bizi tercih etmeyince biraz elimiz kolumuz bağlanmış gibi göründü. Ama ortada bir Kawhi Leonard ihtimali varsa -ki oldukça ciddi bir ihtimaldi- o ihtimali zorlarsınız. Bunun ikinci bir alternatifi yok. Kawhi işi olmayınca hiç panik yapmayıp iki gün içinde müthiş hamleler yaptık ve her ne olursa olsun sezona çok iddialı girdik. Hepimiz de çok heyecanlıydık. Yıllar sonra kesin play-off yapacak kadroyu kurmuştuk, hatta işler iyi giderse Batı Finali çok iyi olur, NBA Finali inanılmaz olur falan diyorduk. Kimse Lakers’ı şampiyonluk potasının en tepesine yazmıyordu, hatta yeni bir takım olması sebebiyle ilk 3’e koyanların sayısı bile çok azdı. Şahsen ben de sezona yapılan müthiş başlangıcın ardından anca 3. sıraya koymuştum Bucks ve Clippers’ın ardından. Biz gittik şampiyon olduk. Bunda oyuncuların, teknik ekibin, şans faktörünün, her şeyin payı var evet. Ama en büyük pay mıdır bilinmez, ilk verilecek pay bizlere o kadroyu sunan Rob Pelinka’nındır.

Her şey çok güzeldi. Rüya gibi bir sezon şampiyonlukla noktalanmıştı. Ama bu sezon için işimiz daha zordu. Rakipler agresif hamleler yapacaktı, bizim yaşlı olan kadromuz bir yaş daha yaşlanacaktı. Bunlar da yetmezmiş gibi salary cap’imizde neredeyse hiç hareket alanımız yoktu, üstüne üstlük doğru düzgün takas parçamız da yoktu. Durum buyken bugün bu şekilde hissedeceğimi asla tahmin edemezdim.

Geçtiğimiz sezon şampiyon olmamıza rağmen ve bu off-season’da bunca imkansızlıklar, cap sıkışıklığı ve asset’sizliğe rağmen geçtiğimiz sezon başından daha heyecanlı olacağım hayatta aklımın ucundan bile geçmezdi. Umarım bu heyecanın altını doldurabiliriz tabii ki. Sonuçta tarihin en iyi kadrosunu falan kurmadık, takıma süperstar almadık. Ama şampiyon takımı upgrade etmiş olmak bir yana, rotasyona yazılacak 10 oyuncunun hepsiyle alakalı teker teker heyecanlıyım.

Kadroyu alenen upgrade etmekle de kalmayıp, üstelik gençleştirerek upgrade etti Pelinka. Rondo’yu kaybedip yerine daha iyi, daha genç, kendi şutunu yaratabilen ve delici olan Dennis Schroder’ı aldı. Hem de önceden söyleseler asla inanılmayacak bir takas karşılığında. Bunun yanında Danny Green’i o takasta gönderdi ama çok daha düşük bir ücrete, aşağı yukarı aynı işi yapacak bir adam aldı. Wesley Matthews, hem elit bir savunmacı ve hem de çok önemli bir dış şutör. Dwight ve McGee’yi gönderdi, orayı Marc Gasol ve Montrezl Harrell ikilisiyle net şekilde upgrade etti. Üstüne bir pivot daha alacağı söyleniyor. Ki Marc Gasol’ü alırken cap esnekliği sağlayabilmek için, artık gözden iyice düşen JaVale McGee’yi de anında takasladı. Yeni eklemeler dışında üç senedir takımda olan, geçtiğimiz sezon takımın en güvenilir ve istikrarlı üçüncü oyuncusu olan, üstelik play-off’larda ve finallerde büyüdükçe büyüyen KCP ile kontrat uzatmayı başardı. Bitti mi acaba derken, aşırı kritik bir hamleyle Markieff Morris’i Clippers’tan daha yüksek bir teklif almasına rağmen veteran minimum gibi komik bir kontratla takımda tutmayı da başardı. Daha da bir pivot, bir de belki Nicolas Batum veya bir fırsat imzası daha konuşuluyor hala.

Bunları yaparken de rakiplerinin bir çoğunun seviye olarak düşmesine de sebep oldu Pelinka. Örneğin Clippers, Montrezl Harrell’ı Lakers’a, JaMychal Green’i Denver Nuggets’a kaptırdıktan sonra Marcus Morris’i ciddi anlamda overpay etmek zorunda kaldı ve kadrosuna Serge Ibaka dışında bir upgrade sağlayamadı.

Kabaca aşağıdaki görselde görünen bir rotasyon oluştu elde. Bu görsele ek olarak genç yetenek Talen Horton-Tucker (ki bu sezon rotasyonda kullanılacağı tahmin ediliyor), McGee takasında alınan Alfonzo McKinnie (Jordan Bell ile yollar ayrıldı) ve yeni eklenmesi muhtemel 1-2 oyuncu daha gelecek. Tarihin en geniş ve derin kadrolu (kullanılabilir rotasyon anlamında söylüyorum) Lakers kadrosunu kurmuş olabiliriz. Bu her zaman iyi işlemez, hatta bu yüzden koçlar kritik maçlarda ve play-off’larda rotasyonu iyice daraltırlar. Ama Frank Vogel gibi geniş rotasyonla oynamayı seven bir koç için harika bir olay. Geçtiğimiz play-off’larda bile 9, hatta bazen 10 oyunculu rotasyonlarla oynatmıştı takımı. Şimdi o anlamda işi çok daha kolay olacak.

Toparlarsak..

Şampiyonluktan sonra normal sezonun en azından ilk ayları için çok heyecanım olmaz diye düşünüyordum. Şimdi ise tam tersi. Geçtiğimiz sezon başına göre çok daha heyecanlıyım. Bunu yaratan da Rob Pelinka ve ekibi. Sezon biter bitmez söylediği çok önemli bir şey vardı Pelinka’nın. Demişti ki “şampiyon olduktan sonra yapılacak en büyük hata rehavete kapılmaktır.” Bu cümle hem oyuncular, hem teknik ekipler, hem de yönetimler için geçerlidir. İlerlemezseniz geri gidersiniz.

O bu sözlerin altını muazzam şekilde doldurdu. Sıra oyuncular ve teknik ekipte.


Yazıyı, merhum Kobe Bryant’ın attığı bir tweetle bitirmek istiyorum. 2017 yılının Mart ayında Lakers, Pelinka ile GM’lik için anlaştığında Kobe şunları söylemişti: “Basketbol yöneticiliğini kimse Rob Pelinka kadar iyi bilemez. O’na ve Lakers’a, kazanan basketbolu LA’e geri getirmeleri konusunda sonsuz başarılar diliyorum.