Bu Play-Off’larda Öğrendiğimiz 5 Hayati Şey

Bu Play-Off’larda Öğrendiğimiz 5 Hayati Şey

Öncelikle NBA, ucu bucağı hiçbir zaman tükenmeyen ve gelişim göstermemeye asla toleransı olmayan bir lig. O yüzden de, Lakers şampiyon olsun veya olmasın, sezonun bittiği ilk günden itibaren Rob Pelinka, ofisine geçerek bu takımı daha ileriye taşımak ve yerinde saymasını engellemek için yeni stratejiler düşünmeye başlayacak. Hadi tamam, ilk günden itibaren demeyelim de, kutmaların bittiği ilk günden itibaren diyelim.

Lakers – Heat arasında sürmekte olan ve Lakers’ın 3-1 üstünlüğüyle 17. şampiyonluğuna sadece 1 galibiyet uzaklıkta olduğu NBA Finalleri bir kenarı dursun; bu play-off’lar bize Los Angeles Lakers ile ilgili hem çok şey öğretti, hem de geleceğiyle ilgili fazlasıyla ipuçları verdi.

1- Talen Horton-Tucker, Gelecekte Bu Takımın Önemli Bir Parçası Olacak

Bu aslında öğrendiğimiz diğer şeylerden belki biraz daha küçük bir şey ama sonuçta önemli. Her ne kadar sezon boyunca yalnızca garbage time’da çok kısıtlı sürelerde görsek de, play-off’ların bazı kritik dakikalarında yine kısıtlı da olsa dakika alabildiğini gördük.

2019 NBA Draft’inde ikinci turda seçilen THT, bu sezonun büyük bir bölümünü G-League’de geçirdi. Tıpkı onun gibi, Thomas Bryant gibi sezonu iyi geçiren birkaç oyuncu daha varancak THT’nin kumaşı biraz daha özel. Takımdaki veteranların onunla olan bağı ve play-off’ta bile teknik ekibin kısıtlı da olsa kendisine önemli dakikalarda güvenmiş olması bunu kanıtlıyor.

THT, hala sadece 19 yaşında ve önümüzdeki sezon rotasyonun bir parçası olursa kimse şaşırmayacaktır.

2- Anthony Davis, Bir Lakers Efsanesi Olacak

Evet, bu kadar ileri gidiyoruz. Anthony Davis, Lakers’ta kalacak ve bir franchise efsanesi olarak tarihe geçecek.

AD’nin bu takımı ve şehri ne kadar çok sevdiğini biliyoruz. O yüzden off-season’da Lakers’la yeni kontrat imzalayacağına dair hiçbir şüphemiz yok. İlerleyen dönemde geriye dönüp baktığımız zaman, tıpkı Pau Gasol takasında olduğu gibi, AD hamlesi de Lakers’ın tarihini değiştiren bir kilometre taşı olarak hafızalarda yer edinecek. Hatta belki onun çok daha büyük bir oyuncu olma ihtimali yüksek olduğundan, çok zaman geçmeden duvarda asılı formasını göreceğiz.

Bunlar uzun vadeli hayaller. Ama kısa ve orta vadede AD, Lakers’ı taşımaya ve liderlik etmeye devam ederek uzun yıllar önemli katkılarda bulunacak.

AD, Lakers’a gelmeden önce de ligin en yetenekli ve özel oyuncularından birisi olduğu zaten biliniyordu. Ama o kritik eşiği atlayıp atlayamayacağı her oyuncuda olduğu gibi, onda da bir soru işaretiydi. Davis, o eşiği atlamadı, adeta o eşiğin üzerinden uçarak geçti.

3- Frank Vogel, NBA’in En İyi 3 Koçundan Biri Oldu

Artık bu gerçeği herhangi bir şekilde inkar etmenin mümkün olduğunu sanmıyorum. Vogel, bu ligin en iyi birkaç koçundan biridir ve bunu da zaten play-off’larda fazlasıyla kanıtladı.

Onun play-off’larda yaptığı ayarlamalara ve gösterdiği esnekliğe bir bakın. Lakers, Bubble’ın en iyi takımı olan Portland’la oynadı ve onların süperstar guardlarını tamamen etkisiz hale getirirken, yine Bubble’ın en flaş uzunlarından Nurkic’i de adeta sahadan sildi. Daha sonra NBA’in yine flaş takımlarından, small-ball oyununun modern temsilcisi Rockets’a üç sayı çizgisinin gerisinden nefes aldırmadı. Daha sonra da iki kez 3-1’den geri dönerek Konferans Finalleri’ne erişen Denver Nuggets süperstarları Jamal Murrat ve Nikola Jokic’i limitleyebilen ilk takım oldu. Üstelik bunu yaparken, takımın belki de en iyi savunmacısı Avery Bradley, özel sebepler yüzünden Bubble’a gelmedi bile.

Bunu yaparken, modern NBA’de olması gerektiği gibi hücumundan da taviz vermeyen Lakers, şampiyonluğa artık sadece yarım adım uzaklıkta.

Eminiz, kimse Vogel’dan böyle bir koçluk performansı beklemiyordu.

4- Rajon Rondo, Hala Kendisine Güvenilebileceğini Kanıtladı

Bütün dünya, Play-off Rondo diye bir gerçeğin olduğunu öğrenmiş oldu. Rondo gerçekten de çok özel bir play-off geçirdi. Saha görüşü ve asist konusundaki elitliği zaten bilinen bir şeyken, bir anda çok iyi bir üç sayı tehtidi ve hücum ribaundçusu da oluverdi. Transition hücumları başta olmak üzere, AD ve LBJ’yi beslediği pozisyonlar gerçekten çok keyifliydi.

Normal sezonda onu izlemek sinir bozucu gelmiş olabilir, ama müthiş play-off performansı, onu fazlasıyla telafi etmiş oldu.

Normal sezonda ne kadar vasat olursa olsun, cebinde play-off’lar için yedek bir silah daha bulundurduğunu görmüş olduk. Bu da, önümüzdeki sezonda da Rondo’nun yerini sağlamlaştırmış görünüyor.

5- Lakers, Off-Season’da Bu Seviyenin De Üstüne Çıkmaya Çalışacak

Los Angeles Lakers şampiyon olursa, bunu tekrar etmek için “demek ki kadromuz iyi, aynen devam” demek intihar olacaktır. Front office’in de bunun farkında olacağını düşünüyoruz.

Çünkü şampiyon olunsa dahi, takımın bazı eksiklerinin olduğu play-off’larda açık şekilde görüldü. Ve NBA gibi gelişimi hiç durmayan bir ligde aynı başarıyı tekrar etmek için mutlaka geliştirmeler yapmak zorundasınız. Aksi takdirde yerinizde bile sayamaz, geri gidersiniz.

Lakers’ın önceliği, topu yönlendirebilecek ve takımın üçüncü en iyi oyuncusu olabilecek birini takıma katmak olmalı. LeBron James, tüm sezon ve play-off’larda çok iyiydi ama bazı maçlarda gerçekten artık çok yorulduğu ve zorlandığı görüldü. Yeni ve güvenilir bir skor eli, bu takım için çok kritik. LeBron’un önümüzdeki sezon bir yaş daha yaşlanacağı düşünülürse, önümüzdeki play-off’larda bu sorun daha büyük olabilir.

Hepsine ek olarak, diğer takımlar da kendilerini geliştirecekleri ve bir sürü hamle yapacakları için, yeni şampiyonluk adayları da olacaktır.


Şuradan çeviri: https://lakeshowlife.com/2020/10/07/los-angeles-lakers-rumors-learn-nba-playoffs/