Davis’in Pozisyonu Ne Olmalı?

Davis’in Pozisyonu Ne Olmalı?

Lakers, oyunun mantığının tam aksine bir strateji olan “microball” ile rakiplerine karşı mücadele eden Houston karşısında bu sezon çıktığı üç maçta da galibiyet yüzü göremedi. Hala tam anlamıyla ne şekilde savunacağını bilemediği bu takım karşısında nasıl bir beş ile kalması gerektiğini bulamayan ekibimizde “uzun” sorunu devam etmekte.

İki metreden uzun oyuncusu bulunmayan Rockets beşlerine Howard/Mcgee + Davis ile mi yoksa Davis’i beş numaraya çekip LeBron’u dört numaraya koyarak mı mücadele etmesi gerektiğine karar veremeyen Lakers teknik ekibi için süre daralıyor.

Birinci maçın dördüncü çeyreğinin ilk dakikalarında gözlere çarpan bir pozisyonda, sıkışan hücum esnasında top LeBron’a gelmiş ve LeBron, adeta Miami savunmasını gözü dönmüş bir şekilde delmeye çalışan Antetokounmpo gibi içeri girip topu kaybetmişti. Bu pozisyonun ardından sinirlerini dışa vuran James, takım arkadaşlarına “kimse alan açmıyor” şeklinde sitem etmişti.

Rockets’ın yanal hattını delemeyen Lakers’ta, Davis ve diğerlerinin post-up oyunları da çok kuvvetli ve geniş Rockets savunmasına karşı işe yaramadı. İçeri doğru çöken Houston müdafaasına karşı boş üçlüklerde de %28.9 isabet yakalayabilen Lakers için birinci maçta hiçbir hücum silahı çalışmadı. LeBron haklıydı, daha fazla alan açmak ve geniş alanlara yayılmak gerekiyordu.

Maçtaki bu performanstan sonra herkesin uzun rotasyonuna getirdiği çözüm aynıydı, Davis’i beş numara pozisyonu çekmek. Howard ve McGee’nin daha az süreler alması Kuzma’nın üç numara, LeBron’un da dörde geçmesi Lakers için denenebilecek bir hamle olsa da “kurtarıcı” hamle olarak anılabilir mi, bundan şüpheliyim. Çünkü tüm sezon boyunca Lakers’ı yakından izleyenler bilecektir ki Davis’in pivot oynaması, hücumumuzun sorunlarını basit bir şekilde çözen bir taktik değildi. Davis’in pivotta olduğu zamanlarda verimli beşler ortaya çıkabilse de, genel olarak bakıldığında çift uzunlu beşlerden daha iyi olduklarını söylemek oldukça zor.

Bu iddialara destek olarak John Schumann’ın paylaştığı istatistiklere göz atalım: Birinci maçta Davis’in, Howard veya McGee ile birlikte oynadığı 15.9 dakika boyunca net rating’inin +6, onların olmadığı 21.5 dakika içerisinde ise net rating’inin -12 olduğu görülüyor. Bu istatistik tek başına “Davis’in dörtte kalması” argümanını desteklemek için yeterli görünmez ise de buna ek olarak çift uzunlu dizilimin Rockets savunmasında açtığı yaraların, tek uzunun Davis olduğu yapıya nazaran daha derin olduğu görülüyor. AD + McGee/Howard ile hücumda oynanan 35 pozisyonda 40 sayı üretilmiş, savunmada ise 34 pozisyonda 34 sayıya izin verilmiş. Davis’in beş numarada olduğu zamanlarda ise hücumda 43 pozisyonda 37 sayı bulunmuş ve savunmada ise 42 pozisyonda 49 sayı yenilmiş. Ayrıca LeBron James de Davis’in beş numara oynadığı 15.7 dakika boyunca sahada durmuş ve Lakers’ın net rating’i -10 olarak istatistik kağıdına geçmişti.

Aslında bu durum, herkesin yeni karşılaştığı bir durum değil. Normal sezon boyunca Davis, aldığı sürelerin %40’ında beş numara oynamış ve Lakers’ın bu sürelerde hücumunun daha kötü; ancak savunmasının daha iyiye gittiği görülmüş. Buna ek olarak Davis’in dört numara oynadığı zamanlarda Lakers takımca %37.6 üçlük yüzdesi, pivot oynadığı zamanlarda ise %30.6 üçlük yüzdesi yakalayabildi. Bu istatistiklerin örneklem boyutunun da normal sezonun tamamını ve şu ana kadarki oynanan play-off maçlarını kapsaması istatistiklerin güvenilirliği olduğunu gösteriyor.

Frank Vogel ve ekibinin ilk maçta kaybedilen 17 topun sebeplerini ve eşleşme sıkıntılarının nasıl ayarlanması gerektiğini bulması gerekiyor. Rondo’nun sürelerinin daha da kısıtlanması başlangıç çözümlerden birisi olabilir. Sakatlıktan yeni dönmesi ve oyuna alışabilmesi için oynaması gerekse de Rondo’nun sürelerini minimum tutmak ve LeBron’un daha fazla sorumluluk almasını sağlamak şu anda momentumu yakalamaya başlayan  Rockets’a karşı kısa zamanlı işe yarayabilen çözümlerden biri olabilir.

Davis’i pivotta oynatmak eğer Lakers’ın perimetredeki savunmacıları Harden ve Westbrook gibi süperstar delicileri karşısında kalamazlar ise -ki ilk maçta kalamadılar- hiçbir işe yaramayacaktır. Westbrook’un yavaş yavaş ısınması ve Harden’ın birinci maçın ilk yarısında 11 kez serbest atış çizgisine gitmesi, Davis’in hangi pozisyonda oynadığının önemini tamamen yitirecektir.

Ayrıca sokamadığımız boş üçlükler de Davis’in hangi pozisyonda oynadığından daha büyük bir sorun. Harika bir hızlı hücum takımı olan Lakers karşısında Rockets ekibi kanat savunmacıları ile LeBron’un hızına yetişip onun önünde duvar örmeyi başardı; ancak ligin asist lideri olan Kral, köşe ve kanatlarda boşta kalan üçlükçüleri görmesine rağmen boş şutlar değerlendirilemeyince, üçlükle yaşayıp ölen Houston’a yetişmemiz de bir hayli zor oldu. Lakers’ın iyi bir üçlük takımı olmadığı bilinse de %30’un altında atması da kabul edilecek bir durum değil.

Portland karşısında da beklenmedik bir mağlubiyetle seriye başlayan ekibimiz, serinin geri kalanını muhteşem bir şekilde geçirip rakibini domine etmişti. Bakalım bu sefer de onlardan bekleneni gösterip Rockets’ın atağına nasıl bir reaksiyon gösterecekler.

Bu eleştirilere ek olarak bir açıklama yapmak gerekirse de Rockets son 12 günde 4 kez, Lakers ise 2 kez maç yaptı. Yani Lakers bir nevi “paslanmış” şekilde Rockets karşısına çıktı. Bundan dolayı da seri devam ettikçe formunu her şeye rağmen yakalayabileceğini düşündüğüm Lakers’ta şutörlerin eskiye dönmesinin ve Davis’in içeriyi domine etmesinin, uzun süren serilerde yıpranan Harden’a ve clutch’ta su kaynatmaya başlayan Westbrook’a karşı çok büyük bir avantaj sağlayacağını umuyorum.


Şuradan çeviri: https://nba.nbcsports.com/2020/09/05/lakers-moving-anthony-davis-to-center-no-silver-bullet-vs-rockets/