Los Angeles Lakers 93 – 100 Portland Trailblazers

Los Angeles Lakers 93 – 100 Portland Trailblazers

Los Angeles Lakers 6 yıl aradan sonra oynadığı ilk Playoff maçını “evinde” kaybetti. Lakers takım olarak çizgiden %64, üçlük çizgisinin gerisinden ise sadece %15’lik bir yüzde tutturabildi. Bu kadar kötü oynamasına rağmen bir şekilde maçın içinde kalmayı hatta son çeyrekte 6 sayıya kadar farkı çıkarmayı başarsa da, tüm Bubble boyunca formda olan Lillard maçın sonuna damgasını koydu. Böylece şu ana kadar Orlando’da formsuz gözüken Lakers, bu formsuzluğu Playoff’a da taşımış oldu.

Portland Trailblazers cephesine baktığımızda, ligin şu anda kalan takımlar arasında belki de en formda olanı. Lillard ise Doncic ile birlikte Bubble’ın en iyi iki oyuncusundan biri ve sıralama maçlarının MVP’si. Lakers’a göre şu an çok daha hazırlardı ve bunu ilk çeyrekte açtıkları büyük fark ile de gösterdiler. İlk çeyrekte bir ara 33-17’lik bir skorla öne geçtiler ve özellikle Nurkic ile Lillard maça mükemmel başladılar. Daha sonra Lakers’ın maça ortak olduğu dakikalarda bu sefer McCollum ortaya çıktı ve takımı taşımayı başardı. İki tarafa da sık sık çalınan düdükler ile Nurkic’in faul problemine girdiği dakikalarda ise Whiteside’ın ekstra savunma katkısı 6 sayıdan geri dönmelerini sağlayan faktörlerden biri oldu. Ve tabiki maçın sonunda sazı eline alan bir Lillard vardı. Logodan attığı üçlük, bir sonraki hücumda Melo’ya asisti ve son olarak da Trent’in hançer üçlüğü ile galibiyeti almayı başardılar.

Lakers tarafına geldiğimizde ise, sıralama maçlarında yerimiz garanti biraz dinlenelim bakış açısının cezasını çektiğini gördük. Yarı saha hücumlarında takımın sete başlaması, seti oynama temposu, hepsi bir Playoff maçına çıkan takıma yakışmayacak seviyedeydi. Bunu bir de kaçan şutlarla taçlandırınca zaten 16 sayılık fark kaçınılmaz oldu. Ancak bench’in LeBron ile birlikte oynadığı dakikalarda iki üçlük sokunca hemen maça ortak olmayı başardı Lakers. Davis’in de saha içinden olmasa da çizgiden bulduğu sayılar ile katkısıyla birlikte Lakers ilk yarıyı sadece 1 sayı geride kapattı.

Üçüncü çeyrekte yine yavaş başlayan ve şut kaçırmaya devam eden bir Lakers olsa da, dördüncü çeyrekte maçın kontrolünü ele almayı başarmıştı Lakers. Ama maç sonunda Davis’in pasif kalması, kaçan şutlar ve hatta kaçan faul atışları maçın belirleyicisi oldu. Davis ve LeBron arka arkaya 2’de 0 ile döndüler çizgiden.

Lakers’ta maçın en iyi oyuncusu 23 sayı, 17 ribaunt, 16 asistlik insanüstü performansı ile LeBron James oldu. Fiziksel olarak sezon başındaki seviyesinin bile altında gözükse de, takımı çok iyi yönetti tüm maç. Komple bir maç çıkardı. Anthony Davis ise ona pek eşlik edemedi. 24’de 8 saha içi, 5’de 0 üçlük ile çok kötü bir şut performansı çıkardı. Maçın sonunda kaçırdığı iki faul atışı da bu kötü performansa tüy dikti.

KCP ve Danny Green de rezalet şut performansı gösteren oyunculardı ve onların yerine giren Caruso, Kuzma ve Morris üçlüsü çok daha fazla şey kattı Lakers’a. Özellikle Kuzma ve Caruso ikilisi savunmada yine dikkat çekiciydiler. Howard da saçma faullerine rağmen fena bir maç çıkarmadı ve Lakers bench’i bu maçın nadir pozitiflerinden biriydi.

Genel olarak baktığımızda ise çok formda bir takım çok formsuz bir takımı yendi. Lakers’ın bu kadar kötü oynadığı bir maçta son çeyrekte 6 sayı öne geçmiş olması bile başlı başına bir mucizeydi. Ligin en kötü savunma takımlarından birine karşı sadece 93 sayı atmış olmaları da yine böyle bir gün bir daha yaşanmaz dedirten konulardan biriydi. Lakers için güzel bir uyanın artık tokadı oldu gibi duruyor bu maç. İlk turun ikinci maçı 21 Ağustos Cuma, saat 04:00’da oynanacak.

NOT: Lakers’ın playofflarda galibiyet alamama serisi New York Knicks’inkinden uzunmuş. Bunun gerçek olmasını sağlayan herkese saygılar.