Son 25 Maçta Görmek İstediğimiz Şeyler

Son 25 Maçta Görmek İstediğimiz Şeyler

Frank Vogel’a göre Lakers’ın geliştirmesi gereken noktalar olsa da, bu takımın hali hazırda herkesi yenebilecek özgüveni ve yeteneği mevcut. Los Angeles Lakers için normal sezonun bitmesine 25 maçlık bir periyot kaldı. Lakers, bu periyoda Batı’nın açık ara lideri olarak, kendinden çok emin şekilde giriyor. Ancak sezonun kalanını daha anlamlı hale getirebilmek ve takım olarak play-off’lara daha hazır girebilmek için oyuncuların ve koçların önünde bazı fırsatlar var.

Lakers, Batı Konferansı’nda rahat şekilde liderliğini sürdürüyor. Play-off’lara ilk sıradan girme ihtimali çok yüksek. Ancak kalan maçlarda bazı iyi alışkanlıkları daha keskin hale getirebilir ve geliştirebilirler. Kötü alışkanlıkları da mümkün olan en fazla şekilde azaltabilirler. Önlerinde nispeten kısa, ancak tüm bunlar için yeterli bir süre var.

İşte bunlarla bağlantılı olarak, kalan 25 maçta Lakers’ın vites arttırabilmesi ve şampiyonluk düzlüğüne en iddialı şekilde girebilmesi için daha fazla görmek istediğimiz 5 madde bulunuyor.

1. Daha Fazla Alex Caruso

Caruso, son dönemde formunu ve takıma etkisini iyiden iyiye artırmış durumda. Birkaç gün önce yayınladığımız “Caruso’nun Zincirlerini Koparma Zamanı Geldi” yazısında da bundan bahsediliyordu.

Hücumda özellikle oyun kurma ve topu kontrol etme anlamında kendini oldukça geliştirdi. Tek önemli eksiği, üçlükleri istikrarlı bir şekilde sokamaması olabilir. Çembere gitme konusunda da takımın en iyisi sayılır. Bu da hem kendisine, hem takım arkadaşlarına bolca alan açıyor. Bu şekilde hem kendi bitirdiği, hem de boştaki arkadaşına rahat sayı imkanı tanıdığı birçok pozisyon izledik.

Savunmada ise zaten takımın en iyi birkaç oyuncusundan biri. Maçın her anında ve her türlü şekilde savunmaya etki edecek yeteneği ve hırsı bulunuyor. Topa baskı konusunda çok iyi, perdelerin etrafından dolaşma konusunda Avery Bradley’e yakın seviyede, pas arası konusunda çok iyi ve rakibin karşısında durma konusunda da çok başarılı. Hem şutörleri rahatsız etme konusunda, hem de penetreleri engelleme konusunda çok iyi.

Onun gelişen hücumunu ve çok iyi seviyede olan savunmasını birleştirdiğiniz zaman, kesinlikle rotasyonda çok daha fazla süre alması gerektiğini söyleyebiliriz. LeBron James ve Anthony Davis ile aynı anda sahada olduğunda zaten mükemmel bir kombinasyona dönüşüyorlar. Yine en başta bahsettiğimiz yazıda bunlar daha detaylı olarak yazıyor. Caruso’yu 18-20’li dakikalardan bir anda LeBron, Davis gibi 35’li dakikalara çıkaramayız elbette, bu hayalcilik olur. ancak en azından 26-28 dakika seviyesinde alması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca kesinlikle LeBron ve AD ile aynı anda daha fazla süre verilmeli.

Caruso’yu hem daha fazla olaya dahil etmek, hem de onun yeteneklerini ve özgüvenini tamamen serbest bırakabilmek, Lakers’a play-off yürüyüşünde çok büyük fayda sağlayabilir.

2. Kuzma’ya Biraz Daha Yaratıcılık 

Kuzma’nın sürekli yükselip düşen grafiği hepimizin canını sıkıyordur. Play-off’lara yaklaşırken hem Kuzma’nın, hem Lakers’ın iyiliği için mutlaka ona ritim ve istikrar kazandırmak zorundayız.

Takımdaki herkes Kuzma’daki yeteneğin farkında. Takım arkadaşları ve koçlarının ona nasıl sahip çıktığını görüyorsunuzdur. Kalan dönemde Vogel ve ekibinden beklentim, Kuzma’nın daha fazla top kullanmasına fırsat tanımaları. Özellikle yeni kanat forvet Markieff Morris geldikten sonra üzerindeki yükün azalmasıyla buna daha fazla fırsatı da olabilir. Ona daha fazla pick and roll şansı tanıyabiliriz, Morris’i ona perde yapan oyuncu olarak kullanabiliriz. Hala dış şut ritmini yakalayamamış olsa da, top sürme ve içerden sayı bulma konusunda son maçlarda oldukça etkili.

Kuzma ile Rondo aynı anda çok fazla sahada kalıyorlar. Bunun doğru olduğundan emin değiliz. İkisi de topu elinde isteyerek bir şeyler üreten oyuncular. Biri diğerinin etkisini düşürüyor. İkisinin de bol inişli-çıkışlı oyunun nedenlerinden biri de bu olabilir hatta. Rondo sahada yokken Kuzma’nın daha fazla süre bulması gerektiğini düşünüyoruz. Topu ona verip kendi bir şeyler yaratmalı, ki son zamanda bunu yine oldukça iyi yapmaya başladı. Gerçekten anlamda ritim bulmasının tek yolu da bu gibi görünüyor.

3. Daha Fazla Dinlenen Bir LeBron James

Bir yandan Lakers’ın play-off’lara tam olarak hazır ve vites arttırmış olarak girmesini istiyoruz. Ancak diğer yandan da artık 35 yaşında olan ve doğru düzgün maç kaçırmayıp her maç 35 dakika alan LeBron’un dinlenmiş şekilde play-off’lara girmesini istiyoruz. LeBron, çok fazla load management yanlısı bir oyuncu olmasa da, son maçlarda dinlenebildiği kadar dinlenip, sezonun esas bölümüne dinç şekilde girmeli. Bu dinlenmenin illa ki load management yoluyla olması gerekmiyor. Ritmini kaybetmemek için yine oynatılabilir, ancak benchte daha fazla zaman geçirebilir.

LeBron’un benchte olduğu sürelerde Lakers’ın hücum verimliliği konusunda ne kadar sıkıntı çektiğini bu sezon sıkça gördük. Ancak zaten nispeten liderliğin garantilendiği dönemde LeBron’u dinlendirmek ve takımı onsuz oynamaya zorlamak, kritik play-off yolculuğu öncesinde diğer oyuncuların da yararına olabilir.

LeBron James, muhteşem bir sezon geçiriyor. Giannis ve Bucks faktörü olmasa muhtemelen bu sezonu MVP olarak tamamlayacaktı. Böyle eşsiz bir oyuncuyu şampiyonluk yolunda daha hazır izleyebilmek için onun dakikalarını olabildiğince kısıp, bazı maçlarda ise tamamen kenard oturtmak akıllıca bir fikir olacaktır.

4. Daha Fazla Kısa Beş

Markieff Morris’i kadroya katmanın en büyük avantajlarından biri de, artık  daha iyi small-ball oynayabilecek olmak. Lakers’ın mevcut kadro ile small-ball oynayabileceği bazı beşler şu şekilde:

  • Bradley, Green, Kuzma, LeBron, AD
  • Caruso, Green, LeBron, Morris, AD
  • Caruso, KCP, Green, LeBron, AD
  • Bradley, KCP, Kuzma, LeBron, Morris

Artık Morris’in bu kombinasyonlarda bulunabilecek olmasıyla, Lakers’ın sahaya çok daha etkili kısa beşler sürebilme şansı doğdu. Bu oyun tarzına uygun fiziği, şutu ve savunmasıyla Morris şüphesiz ki çok önemli bir hamle oldu.

Lütfen yanlış anlaşılmasın, Dwight / JaVale ikilisi şu ana kadar çok iyi çalıştı ve buna sahip olmak birçok maçta hala çok önemli bir imkan. Fizikli uzunlara sahip olan ve boyalı alanda etkili takımlara karşı Lakers bu opsiyonu kullanmaya devam edecektir. Ancak NBA’de birçok takım maçların büyük bölümünde, hatta Rockets gibi önemli rakiplerimizden biri tüm maç kısa beş tercih ediyor. Bu tür durumlara karşı bir cevabımız olması için bu şekilde oynamayı da alışkanlık haline getirmeliyiz. Son Rockets maçında takımın özellikle savunmada nasıl şaşkına döndüğünü gördük.

Öte yandan, Lakers’ın sahaya sürebileceği kısa beşler de oldukça güçlü ve fizikli. AD, Morris ve LeBron’un aynı anda sahada olduğu kısa beşler hiçbir fiziksel mücadelede geri adım atmayacağımızın garantisi gibi. O ekibi Caruso, Green, KCP ve Bradley’den ikisini eklediğimizi düşünün bir de. Özellikle savunmada her türlü sertliğe yanıt verebilecek, çok sert bir ilk beşimiz oluyor.

Small-ball oyunumuzu oturtmak ve geliştirmek için önümüzde önemli bir süreç var. Bu dönemde en iyi small-ball beşimizi, en iyi kombinasyonlarını belirleyebilmek bizim için belirleyici olacaktır. Houston Rockets ile Konferans Yarı Finalleri’nde eşleştiğimizde dip çizgiden bomboş üçlük atan Covington’lar, PJ Tucker’lar, Eric Gordon’lar görmek istemiyorsak bunu yapmak zorundayız.

5. Savunmadaki Alışkanlıkları Tekrar Sağlamak

Bu çok açık ve play-off’lar geldiğinde bunu yapacağımızı ön görmek çok zor değil. O yüzden bu bölümde fazla vaktinizi almayacağız.

Lakers’ın savunmada nasıl bir kapasitesinin olduğunu sezon başından beri biliyoruz. Ancak maç seçme konusundaki tutum ve zorlu maçların da bazı bölümlerini yeterince ciddiye almama gibi sebeplerden ötürü, takımdaki savunma kararlılığını son dönemde tam olarak göremiyoruz. Bu süreçte yalnızca bunun tekrar kazanıldığını görmek istiyoruz. Sezon başındaki savunma istatistiklerimiz biraz düşmüş durumda. Play-off’lara girmeden önce her şeyin yerli yerinde olduğundan emin olmalıyız.

Bu takım odaklandığı ve sert oynadığı zaman her rakibine yanıt verecek savunma yeteneğine ve hırsına sahip. Her şutu el gösterebilecek ve top kayıplarına zorlayabilecek bir oyuncu grubu var takımda. Bunu tabii ki her maçın her dakikası yapmak mümkün değil. Hele ki 82 maçlık normal sezon periyodunda. Ancak play-off’lar geldiğinde bunu maksimize etmek gerekecek.


Şuradan çeviri: https://www.silverscreenandroll.com/2020/2/28/21156991/lakers-last-25-games-alex-caruso-kyle-kuzma-lebron-james-frank-vogel-defense-small-ball-lineups