Lakers’ın 65 Galibiyete Ulaşması İçin 3 Neden

Lakers’ın 65 Galibiyete Ulaşması İçin 3 Neden

NBA’de normal sezonun bitimine 26 maç kala Lakers 44-12’lik bir dereceye sahip ve Batı Lideri konumunda. Takım muhtemelen konferansı ilk sırada tamamlayarak saha avantajına sahip olacak ama kaç galibiyet alınacağı merak konusu. Peki LeBron James ve Anthony Davis’li Lakers, 65 galibiyete ulaşabilir mi? Daha önce kaç Lakers takımı 65 galibiyete ulaştı? Birlikte bakalım.

Los Angeles Lakers, daha önce 3 kere normal sezonu 65’ten fazla maç kazanarak noktaladı. Bu sezonların ilki meşhur 33 maçlık galibiyet serisinin yakalandığı 1971-72 sezonuydu. O sezon Lakers 69 galibiyet aldı ve playoff’ların sonunda şampiyonluğa ulaştı.

1986-87 Lakers ise Showtime döneminin en iyi takımlarından biri olarak hatırlanır. Sezon ortasında yapılan Mychal Thompson takviyesiyle birlikte Lakers normal sezonu 65 galibiyetle kapatıp playoff’ta sadece 3 maç kaybetti ve 80’lerin dördüncü şampiyonluğu geldi.

1999-2000 Lakers ise Phil Jackson’ın direksiyonda olduğu ilk sene 67 galibiyetle normal sezonu noktaladıktan sonra Kobe Bryant’ın ilk yüzüğüne kavuşmasıyla milenyuma çok iyi bir başlangıç yapmıştı.

Bu sezonki Lakers takımının 65 galibiyete ulaşması için geri kalan 26 maçında 21 galibiyet alması gerekiyor. Bunu yapabilirler gibi gözüküyor. Nedenlerini sıralayalım.

3. Rol Oyuncuları Öne Çıkıyor

Sezonun ilk bölümünde Lakers benchinin ve guardlarının takımın zayıf karnı olduğu düşünülüyordu. Ancak son zamanlarda üç oyuncu, özellikle hücum tarafında performanslarını artırıyor.

Rajon Rondo, Lakers taraftarlarının uzun zamandır hakkında şikayet ettiği isimdi. Bu sezon bu şikayet ve eleştiriler arşa çıkmıştı. Eski günlerde oldukça iyi bir savunmacı olan Rondo, artık bir çöp kovasını bile savunacak halde değil, hücumda ise oyunun hızını kesiyor gibi gözüküyordu.

Ancak son zamanlarda tecrübeli oyuncu daha iyi oynuyor. Son 13 maçta 7.6 sayı 4.9 asist ortalamalarıyla oynuyor, sahada yaklaşık 20 dakika kalıyor ve %48.8’lik saha içi isabeti oranına sahip. 22 Şubat’taki Celtics maçında 4 sayı atmasına rağmen 5 asist 5 top çalmayla mücadele etti ve sahada yer aldığı kısımda etkiliydi.

Rondo’nun iyi formu Lakers’ın yedek oyun kurucu pozisyonundaki sıkıntılarının azalması açısından değerli.

Performansını artıran bir diğer oyuncu ise Alex Caruso. GOAT lakaplı guard, 1 Aralık’tan bu yana saha içinden %44, yayın gerisinden %40.3 isabet oranı tutturmuş durumda. Caruso’nun playoff’larda hücumda neler yapacağı soru işareti olmaya devam ediyor ancak formunun artması değerli.

Gün geçtikçe daha iyi oynayan bir diğer guard ise Avery Bradley. Kasım-Aralık döneminde hayal kırıklığı yaratan Bradley, 1 Ocak’tan bu yana 9.3 sayı ortalamayı %49 saha içi %46.7 üçlük isabet oranlarıyla tutturdu. Tecrübeli oyuncu Boston günlerindeki kadar etkili bir hücumcu belki hiçbir zaman olamayacak ancak daha iyi oynadığını söylemek gerekiyor.

2. Markieff Morris’in Takıma Katılması

Lakers takas döneminde hamle yapmayarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmıştı ancak geçtiğimiz günlerde Detroit Pistons’la yollarını ayıran Markieff Morris’i kadroya kattılar.

Morris elit bir savunmacı değil ancak 2.04’lük boyu ve kalın fiziğiyle Kawhi Leonard ve Antetokounmpo gibi ligin en değerli forvetleriyle fiziksel olarak boğuşabilecek bir yapısı var. Morris bu konuda takıma önemli bir katkı yapabilir.

En azından Morris’in fiziği, rakip forvetleri savunduğu durumda kolayca ezilmemesini sağlayacaktır. Ligin en gözü kara oyuncularından biri olarak bilinen Kieff, zaman zaman yumuşak kaldığı için eleştirilen Lakers’a bu konuda da sertlik getirecek.

Morris’in bu sezon maç başına 4.3 üçlük deneyip bunlarda %39.7’lik isabet bularak yayın gerisinden kariyer sezonunu yaşadığını da hatırlatmak gerek. Tecrübeli forvet boyalı alanda fena bir bitirici değil, aynı zamanda üçlük tehditiyle alan açma konusunda yardımcı olacaktır.

3. Lakers’ın Kalan Fikstürü Nispeten Daha Kolay

Mor-Altın’lı camia bu sezon sakatlıklar ve fikstürün azizliği nedeniyle Aralık sonunda üst üste Pacers, Bucks, Nuggets ve Clippers’a kaybetmiş ve 4 maçlık bir mağlubiyet serisi yaşamıştı.

Ocak ayında ise 7 maçın dördünün kaybedildiği bir sekans yaşandı. Geri kalan fikstüre bakıldığında ise Mart başının zor olduğu gözüküyor. Lakers, ay başında Milwaukee, Clippers, 76ers, Nuggets gibi takımlarla karşı karşıya gelecek, aynı zamanda Utah Jazz’le de iki kere oynayacak.

Ancak daha sonra Lakers’ın kalan 15 maçının 11’i %50 galibiyet yüzdesinin altındaki takımlara karşı. Batı Lideri, bu sezon %50’nin altındaki takımlardan sadece Magic ve Blazers’a birer kere mağlup oldu.

Lakers’ın kalan 26 maçının 14’ü Staples Center’da olacak. Mart’ın başındaki zor fikstüre  baktığımızda bile Lakers’ın o zor 8 maçtan 7 tanesini LA’de oynayacağını hatırlatmak gerek. 18 Mart’tan sonra Lakers’ın karşılaşacağı 2 elit takım olarak geriye Raptors ve Clippers kalıyor.

Bu 3 neden göz önüne alındığında, Lakers’ın iyi bir rüzgarla birlikte 26’da 21 yapması pek de sürpriz olmayabilir.


Şuradan çeviri: https://lakeshowlife.com/2020/02/25/3-reasons-why-the-lakers-can-reach-65-wins-this-season/