Boston Celtics Mağlubiyetinden Çıkarılacak Dersler

Los Angeles Lakers, dün sabah deplasman turunun ikinci maçında Boston Celtics’e konu oldu. Turun ilk maçında Houston Rockets’ı net bir dominasyon kurarak yenen Lakers, ezeli rakibi Celtics karşısında ise beklenmedik şekilde adeta rezil oldu. Kimse rahat bir galibiyet beklemiyordu ancak son 8 maçın 6’sını kaybeden Celtics karşısında, üstelik Anthony Davis’e de kavuşmuşken bu ezici mağlubiyet Lakers için fazlasıyla gurur kırıcı oldu. Buna şüphe yok.

Lakers’ın, 5 maçtır forma giyemeyen süperyıldızı Anthony Davis’e kavuşacağı erkenden açıklanınca taraftarlar oldukça heyecanlanmıştı. Üstelik iki gece önce Houston Rockets gibi zorlu bir deplasmanda rakibine sahayı dar ettikten sonra, son dönemde çok kötü bir forma sahip olan ezeli rakiplerini yeneceklerine dair inançları tamdı.

Martin Luther King günü gibi tüm ülkenin gözde gecesinde, TNT Ulusal Yayını’nda yayınlanan maçta tüm gözler, NBA tarihinin en başarılı iki takımının üzerindeydi. Herkesin beklentisi keyifli ve bol mücadeleli bir karşılaşma izlemekti. Ancak maçın gidişatı ve atmosferi, 1985 NBA Finalleri’nde yine Celtics’in sahasında ve iki takım arasında oynanan ilk maçla aynıydı. O maçı Celtics, 148-114 gibi ezici bir skorla kazanmış ve herkesi şok etmişti. Serinin sonunda ise gülen taraf Magic Johnson, Kareem Abdul-Jabbar, James Worthy, Michael Cooper, Byron Scott, Bob McAdoo, Kurt Rambis ve Mitch Kupchak’li efsanevi kadrosuyla Lakers olacaktı.

Neyse, bugüne dönelim. Aslında Lakers maça çok da hızlı başladı. Daha 5. saniyesinde güzel kurgulanmış bir oyunla LeBron’dan McGee’ye gönderilen alley-oop, takımı ve seyirciyi çok erken havaya sokmuştu bile. Lakers, bununla yetinmeyip maça 8-0’la başladı. Ancak Celtics’in dengeyi kurması çok çabuk oldu ve ilk molaya 13-13’lük skorla gidildi. Lakers için maçın bittiği an bu andı. O andan itibaren basketbol oynamayı bıraktılar adeta. Kontrolü ele alan Celtics, maç sonuna dek bir saniye bile rakibine kaptırmadı.

Lakers, bir süredir sakat olan süperyıldızı Davis’e ve oyun kurucusu Rondo’ya kavuşurken, Celtics de Kemba Walker ve Jaylen Brown’a kavuşmuştu. Lakerslılar’ın dönüş maçı facia geçerken, Celticsli yıldızlar harika birer maç çıkardılar.

Bu maçtan çıkarılması gereken 4 tane derse değineceğiz. Ancak onlara geçmeden önce bir ön hazırlık yapalım.

  • Lakers, bu sezon ilk kez bir rakibinin 130 sayı üstünde atmasına izin verdi. Önceki en yüksek sayı, Denver Nuggets karşısında yenen 128 sayıydı. Lakers, o maçta da rakibinden fark yemişti.
  • Bu aynı zamanda LeBron James’in, kariyerinde Kemba Walker’a karşı kaybettiği ilk maçtı. Bu maça kadar olan karşılaşmalarında James’in 28-0 gibi uçuk bir üstünlüğü bulunuyordu. Ancak Kemba büyüyü bozmuş ve Celtics formasıyla durumu 1-0’a getirmiş.
  • Lakers’ın tam kadro olarak çıktığı ve en kolay havlu attığı maç olabilir. Daha önce rakiplerinin tüm maçta kontrolü elinde bulundurduğu ve farklı geri düştükleri Bucks ve Clippers maçlarının son periyotlarında geri gelmeyi başarmışlardı. Aslında geri gelmek, Lakers’ın bu sezon en çok yaptığı ve sevdiği şeylerden biriydi. Tıpkı bir gece önce Houston Rockets karşısında yaptıkları gibi.
  • Lakers’ın sezon boyu rakiplerine en fazla üstünlük kurduğu alanlardan biri olan boyalı alan ve uzun oyuncu dominasyonu bu maçta çöktü. Celtics, ribaundlarda rakibine 48-36’lık önemli bir fark attı. Bu ribaund sayısı, Lakers’ın bu sezon kaydettiği en düşük sayı.
  • İlk yarı sonunda yenen 69 sayı, bu sezon Lakers’ın ilk yarılarda yediği en fazla sayı olarak kayda geçti.

Celtics’in iyi ve doğru bir oyun planıyla sahaya çıkıp, bunu çok doğru uyguladığını söylemek yanlış olmaz. Bunu hem maçta, hem de istatistiklerde görebiliyoruz. Frank Vogel ve ekibinin ise bu maça hazırlıksız çıktıklarını söylemek yine doğru bir gözlem gibi görünüyor. Daha amiyane tabirle, Lakers ağzının tam ortasına sağlam bir yumruk yedi ve buna asla karşılık veremedi. Lakers’ın ulusal kanalde kıçına sağam bir tekme yediği üçüncü maç bu. Diğer ikisi de Clippers karşısındaydı.

Bu tür performanslar aslında başarılı olmak isteniyorsa, harika bir rehber olabilirler. Belli ki, rakip Lakers’ın oynadığı bu tür maçları ve zayıflıklarını çok iyi analiz etmiş. Lakers ise maça rahat ve özgüvenli bir şekilde çıkıp “istersek nasılsa yeneriz” modundaydı. Bu biraz da kimin daha çok istediğiyle alakalıydı aslında. İşte NBA’de böyle maçlarda rencide olmanız bazen çok kolay olabiliyor.

Lakers, bu geceki New York Knicks deplasmanında muhtemelen kazanacaktır. Ama Lakers’ın uzun vadede sorunlarını çözmesi gerekiyor. Ki hemen ertesi gece Kyrie Irving ve Brooklyn Nets karşısında çıkacaklar. Kyrie’den bir sürpriz bekleyebilirler. Kolay lokma olmayabilir. Sonra zaten Sixers deplasmanı ve Clippers maçı. Lakers yine kritik bir virajın içinde. Dönemecin başlarında bir darbe aldı, ama toparlamak kendi elinde.

Şimdi bu gurur kırıcı mağlubiyetten çıkarılacak 4 derse geçelim..

1. Los Angeles Lakers, Açılış Gecesindeki Clippers Maçının Bir Kopyasını Oynadı. Maça Sağlam ve Hızlı Başladılar, Kazanabileceklerini Düşünüp Tokadı Yediler.

Sezonun ilk maçının başında Lakers adeta rakibi Clippers’ın üstüne atlayarak başladı. Hazırlık döneminde de çok daha hazır gözüken Lakers, sanki rakibini farka boğacak gibiydi. Ancak Clippers, Lakers’ın bu hızlı başlangıcını ikinci periyodun sonuna doğru savuşturdu ve ikinci yarıda kontrolü ele aldı. Celtics ise kontrolü ele almak için o kadar fazla beklemedi.

Acaba kaç taraftar, maçın hemen başlarında Danny Green’in üçlük ve faulünden sonra maçı rahat kazanacağını düşünmüştür? İlk basketlere dikkat edin, Lakers maça çok güçlü ve organize başladı. Yetmezmiş gibi, savunmada da çok konsantre görünüyordu. Ancak Lakers, maçı ciddiye almayı çok erken bıraktı. Daha sonra hatayı anlaması için de çok geç olacaktı.

Lakers’ın yeterince sert bir takım olmadığına dair yorumların sesi git gide artmaya başladı. Lakers’ın yenen her takım aynı tarifeyi uyguluyor. Lakers’ı “size” ve sertlikle karşılıyor. Lakers’ın bu eşiği atlaması gerekiyor. Çünkü playofflar tamamen bundan ibaret.

2. Paslanmış Anthony Davis!

Anthony Davis, 2020 Yılın Savunmacısı ödülünün şimdiden favorisi. Ancak umarız, oyları verecek olan komite değerlendirmeyi yaparken bu maçı tekrar izlemez. Davis bu maç genelinde, oyunun iki yönünde de çok paslanmış göründü. Henüz maçın 4. dakikasında 2 faul alarak faul problemine girdi. Oyundayken de herkesin bir adım gerisinde gibiydi. Enes Kanter resmen onu domine etti, hücum ribaundlarını çok rahat topluyordu.

AD yalnızca 7’de 3 ile 9 sayı üretebildi. 28 dakika sınırlaması vardı ama konunun bununla çok da ilgisi olduğu söylenemez. Maçın hiç bir anında herhangi bir etki yaratamadı. Maç sonundaki açıklamaları ve hem kendisinin, hem takımın durumunu özetler haldeydi zaten:

Onlar bize göre çok daha fiziksel bir oyun oynadılar. Bütün gece ne isterlerse onu yaptılar ve biz buna yanıt veremedik. Bunu yapamayız, hele ki deplasman maçlarında, hele ki böyle bir rakibe karşı, hatta hiç bir rakibe karşı. Her maç sahaya çıkıp, olabildiğimiz kadar agresif olduğumuzdan emin olmalıyız. Her pozisyonda temasli oynamalı, ribaundlar için savaşmalı ve sürekli koşmalıyız. O zaman olabildiğimiz en iyi halimiz kavuşuyoruz.

Umarız bu, her süperyıldızın yılda birkaç defa yaşadığı gecelerden biridir. Doğrusu, zaten öyle olması en mantıklı senaryo. Zaten sakatlıktan yeni çıkmış olması, sınırlamalı dakikalarla oynuyor olması ve erkenden iki faul almış olması maç boyu onun dengesini bulmasına engel oldu ve en güçlü şekilde geri dönecektir. Önümüzdeki iki maç bunu yapması için büyük fırsat.

3. Kyle Kuzma “Yine” Ritimden Çok Uzaktı ve Rajon Rondo Neden Bugünlerde Derrick Rose Dedikodularının Çıktığının Kanıtı Gibi Oynadı.

Maçtan hemen önce Lakers’ın Derrick Rose ile ilgilendiğini ve Pistons ile takas görüşmelerinde bulunduğu haberi geldi. Bu haberin gerçekliğini ve akıbetini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak böyle bir senaryo gerçekleşirse, kullanılacak en önemli iki malzeme şimdiden belli. Kyle Kuzma ve Rajon Rondo. Ve son maçta ikisi de facia oynadı.

Kyle Kuzma, Anthony Davis’in yokluğunda gayet iyi oynuyordu. Davis’in kaçırdığı 5 maç boyunca 20 sayı ortalaması yakalamış, hatta bunlardan birinde 36 sayı ile müthiş bir gece geçirmişti. Ancak AD dönünce (çok sınırlı süre oynamasına rağmen), Kuzma konusunda korktuğumuz başımıza geldi. 23 dakika süre aldığı maçta Kuzma, 12’de 4 ile 13 sayı üretebildi. Bazen oyun kurma ve top getirme görevini Kuzma ile yürütüyor Lakers. Bu maçta hiç asist yapamadı. Houston maçında oyunun iki yönünde de harika iş çıkaran Kuzma’dan eser yoktu. Belki de New York deplasmanında tekrar kendine gelir.

Gelelim Rajon Rondo’ya. Lakers yönetimi ve koç ekibi artık bu işin Rondo ile olmayacağını, hele playofflarda hiç olmayacağını yavaş yavaş anlamaya başlamışlardır diye düşünüyoruz. Batı Konferansı’nda bu şekilde oynayan bir oyun kurucu ile playoffta başarı sağlamanız çok kolay değil.

Aslında takımda oyun kurucu pozisyonunda oynayabilecek diğer oyuncuların Avery Bradley, Alex Caruso, Quinn Cook ve Troy Daniels olduğu düşünülürse, Koç Frank Vogel’ın da bu konuda eli biraz sıkışık. Seçenek çok fazla, ama isteneni verebilen oyuncu yok denecek kadar az.

Rondo bu maçta 13 sayı ve 3 asist üretti. Sayıların neredeyse tamamı maç koptuktan sonraydı. Savunmada da çok kötüydü. Sezon başından beri iyi oynadığı maç sayısı bir elin parmakları kadar ya vardır, ya yoktur.

4. LeBron James Çok Kötü Oynadı ve Maç Günü Helikopterle Oğlunun Maçını İzlemeye Gitti.

LeBron James, Celtics maçının olduğu gün, oğulunun maçını izlemek için 150 kilometrelik bir helikopter yolculuğu yaparak Springfield’a gitti. Bu durum medyada spekülasyonlara yol açmaya devam ediyor. Bu konuda kendisi de şunları söyledi: “Bugünkü rutinim biraz bozulmuş oldu, evet. Ancak yapmak zorundaydım. Boston’a çok yakındı ve oğlumun maçını canlı izleyebilmek için eşsiz bir fırsattı bu. Aile işin içine girdiği zaman diğer her şey ikinci planda kalır.”

James aslında ilk yarıda arkadaşlarına pozisyon hazırlarken kendine de sayı imkanı yaratma konusunda hiç fena değildi. İkinci yarıda ise adeta şalterleri indirdi. Maçı 15 sayı ve 13 asistle tamamladı. Özellikle asist hanesi çok iyi görünse de, istatistikler yine durumu olması gerektiği gibi anlatmıyor. James, çok kötü ve böyle bir maç için tutkulu oynamaktan çok uzak bir gece geçirdi.

Bu sezonki diğer maçların çoğundan farklı bir LeBron James vardı sahada. Resmen istemediğini ve pes ettiğini belli eden bir vücut dili vardı. Büyük oyuncular ve liderler sonuna kadar savaşırlar. LeBron bunu yapmadı. AD de bu takımın süperyıldızı, ancak o yetenek anlamında süperyıldız. LeBron ise büyük oyuncu ve takımın tonunu ayarlayarak öyle davranması gerekiyor.

Özel Parantez: JaVale McGee

Ona özel bir parantez açmak istiyoruz. Bu sezon gerçekten de her maça yüreğini koyarak ve tam eforla çıkıyor McGee. Hata yapmıyor mu? Yapıyor elbette. Ama yeterince mücadele etmediği için yapmıyor. Son maçta da sadece 18 dakikada 9’da 7 ile 18 sayı, 5 ribaund ve 3 blok yaptı McGee.

Konu Dışı: Delonte West

Bu yazıyı okuyan herkes lütfen eski NBA oyuncusu ve Lebron James’in takım arkadaşı Delonte West’e iyi dileklerini göndersin. İki gün önce sosyal medyaya görüntüleri düştü. Washington’da bir otoban kenarında birileri tarafından çok kötü darp edilmiş. Çok kötü bir durumda. Daha da kötüsü, daha sonra kelepçelenerek götürülüyordu. West, hayatı boyunca zihinsel problemlerle mücadele etmiş biriydi. Ama son düştüğü durum, şu ana kadarkilerin en kötüsü. Aralarında bizden KCP’nin bulunduğu bir çok oyuncu bile anksiyete gibi, West’e göre çok daha hafif mental sıkıntıların bile hayatlarını nasıl etkilediğini anlatıyorlar.

Bunu öyle gören kötü kalpli insanlar olsa da, West’in başına gelen şey asla komik değil.


Şuradan çeviri: https://lakeshowlife.com/2020/01/21/los-angeles-lakers-4-lessons-blowout-loss-boston-celtics/

Bu yazı Çeviriler, Lakers Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.