Rockets Galibiyetinden Cebimize Kalan 5 Ders

Los Angeles Lakers, Staples Center’da oynadığı son maçta Orlando Magic’e kaybettikten sonra medya ve rakip takım taraftarlarındaki hava, sanki Lakers o maçtan önce 9 maçlık galibiyet değil de, mağlubiyet serisindeymiş gibiydi. Herkes Lakers’ın Christmas gecesinden beri maç kaybetmediğini bir anda unutmuştu. Her iyi takımın bu tür mağlubiyetleri olabilir. O da yalnızca bunlardan biriydi.

O maç sonrası ESPN’den Seth Greenberg’i dinleseydiniz, Lakers’ta James ve Davis dışındaki herkesi birer “domates kavanozu” işlevinden farksız olduğunu falan düşünürdünüz. Yayını buradan dinleyebilirsiniz. Greenberg veya ESPN’e saygısızlık etmek istemem, ancak bu yılın en kötü yorumlarından biri olabilir. Tüm takımın sezon başından beri ortaya koyduğu efor ve katkıyı tamamen göz ardı etmiş bir yorum. Sayın Greenberg, bu yorumları yaparken şunları unutmuş olmalı:

  • Lakers, Magic maçına kadar Anthony Davis’in yokluğunda 3-0 ile gidiyordu
  • Aşırı derecede formda olan ve ligde yılın sürpriz takımı ünvanının en büyük adayı olan OKC’yi, hem Davis, hem James’siz farka boğdular.
  • Ligde Dallas, San Antonio, OKC ve Miami’ye karşı maçlarını tamamladılar ve üstünlük kurdular. Ayrıca Utah Jazz’le oynadıkları 2 maçta da üstünlükleri bulunuyor. Bu takımların tamamı playoff konusunda iddialı takımlar.
  • Lakers, şu ana kadar 7+ maçlık dört ayrı galibiyet serisi yakaladı. NBA’deki hiç bir takımın şu ana kadar böyle bir başarısı yok.

Şunu kimse unutmasın. Lakers, herhangi bir uzun vadeli sakatlık yaşamadığı sürece en kötü ihtimal Batı Finali’ne gidecek. Bu kesinlikle garanti. Zaten Houston maçını izleyen herkes bunun farkındadır diye düşünüyorum.

Lakers, Rockets karşısında maça çok savruk ve Harden-Westbrook savunmasında bir sürü defansif hata yaparak başladı. Bunun da cezasını çift haneli sayılarla geri düşerek ödedi. Ancak ikinci yarıda yapılan ayarlamalarla Lakers maçı kazanmakla kalmadı, rakibine sahayı adeta dar etti.

Maçın enteresan bir anı vardı. Maç Houston’ın sahasındaydı ve MVP tezahüratları duyuluyordu. Ama bu sırada Houston Rockets’lı iki eski MVP’den biri serbest atış çizgisinde değildi. Çizgide bir Lakers oyuncusu vardı. Adını tahmin ediyorsunuz. Ancak James’in aynı tezahüratları Pazartesi gecesi oynanacak maçta duyması biraz zor. Bu gece Boston’da, NBA tarihinin en büyük rekabetini izleyeceğiz.

Şimdi bu galibiyetten arda kalan 5 olumlu nokta ve Lakers’ı Konferans Finali’ne çıkaracak rehberin ne olacağını inceliyoruz.

1. Frank Vogel’ın Takıma Dokunuşu ve Yaptığı Ayarlamalarla Harden ve Westbrook’un Ayarlarını Bozuşu

Maçın başına baktığınızda Harden’ın o destansı gecelerden birini geçireceğini düşünebilirdiniz. Lakers, yapması gereken en son şeyi yapıyordu ve ligin sayı kralına sürekli faul yapıyordu. Yalnızca ilk çeyrekte tam 7 kez serbest atış çizgisine gitti Harden. Fakat Harden’ın etkileyici başladığını söylüyorsak eğer, Westbrook’un adeta Lakers savunmasıyla alay ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle kendinden küçük ve güçsüz olan guardları sırtına alıp potaya hücum ediyordu Westbrook. İlk devreyi 10’da 8 ile 22 sayı atarak tamamladı. Bu ikilinin çok iyi performansına rağmen, Lakers soyunma odasına yalnızca 6 sayı geride gitmişti.

Fakat Vogel’ın devre arasında yaptığı ayarlamalar ve takımına verdiği direktifler her şeyi tersine çevirmeyi başardı. İlk yarının tamamında rakibinin gölgesinde kaldıktan sonra ikinci yarıya çok daha odaklanmış ve konsantre başlayan Lakers, hemen 10-3’lük bir seri yakaladı ve maçta ilk kez öne geçti. Periyodun devamında da aynı tarifeyi devam ettiren Lakers, Rockets’ı tamamen kilitlemişti üçüncü periyotta. 32-17 ile bitirerek son çeyreğe 9 sayı önde girmişti.

Sahaya ayak basan her oyuncu işin savunma kısmında özel bir iş çıkardı. ESPN yayınındaki yorumcular “Lakers bu maçı geçtiğimiz sezon oynuyor olsaydı, muhtemelen 20 sayı fark yiyordu” şeklinde yorumda bulunarak çok doğru bir noktaya parmak basmışlardı. Lakers; pas araları, bloklar, top çalmalar ve kritik ribaundlarla hem rakibin ritmini bozmuştu, hem de oyunun temposunu arttırarak onları kendi silahlarıyla vurmuştu.

Lakers’ın, Houston’la olası bir playoff eşleşmesinde kaybetmesi mümkün görünmüyor. Mike D’Antoni’nin sistemini tamamen bozdular ve bunu her maç yapabilecek oyuncu grubuna sahipler. Harden’a çok etkili ikili sıkıştırmalar getirdiler ve onun 3 sayı imkanlarını kısıtladılar.

Ayrıca Kyle Kuzma, ikinci yarıda Russell Westbrook savunmasında harika bir iş çıkardı. İlk yarıyı domine ettikten sonra ikinci yarıda yalnızca 13 sayı üretebildi Russell.

Tabii ki, iki oyuncu da 30+ sayılara ulaştı. Ancak o kadarını engellemenize zaten gerek yok. Lakers, onların oyunlarını bozarak 11 top kaybı yapmalarına sebep oldu ve yanlarındaki oyuncuları etkisiz eleman haline getirmeyi başardı.

2. Ödül Kazanmayacak Olabilir, Ama Bizim İçin Gönüllerin En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncusu Kesinlikle Kentavious Caldwell-Pope

Geçtiğimiz sezon, yazın kendisiyle imzalandığında ve bu sezon başı. Bu sürecin tamamında Lakers taraftarının istediği tek bir şey vardı. KCP’nin şehri terk etmesi. Hatta sezon başındaki facia başlangıcından sonra, takımın iyi gidişine rağmen bu istek zirveye ulaşmıştı. Şimdi herkes hala aynı fikirde mi? Sanmıyoruz.

Frank Vogel’ın oyuncusuna olan inancına saygı duymamız gerekiyor. Ayrıca sezon başında takım arkadaşlarını savunan Dwight Howard başta olmak üzere tüm Lakerslı oyunculara da bir teşekkür borcumuz var. Ama gerçekten de hepimiz aynı fikirdeydik ve KCP’nin de hiç bir elle tutulur yanı yoktu. Savunmada, hücumda, boş şutlarda.. Her konuda faciaydı. Şu anda ise takımın en önemli ve istikrarlı oyuncularından biri haline geldi.

Houston deplasmanında da iyi formunu sürdürerek %50 şut yüzdesiyle 20 sayı üretirken, ikisi hücum olmak üzere 3 ribaund, 4 asist, 2 top çalma ve 1 blok yaptı. Artı-eksi istatistiğinde de +20 ile takımın en iyilerindendi. Kendine müthiş bir güveni söz konusu. Boş şutları atarken, dribling üzerinden şut üretirken, fake atıp bir adım öne çıkarak şut atarken ve potaya hücum ederken.. Özgüveni harika seviyede.

Özgüven demişken, Orlando maçında şanssız bir şekilde bomboş smacı kaçırdıktan sonra, dünkü maçta Capela gibi çok büyük bir blok tehtidinin yanından uçarak vurduğu smaç ve aldığı faul, bu özgüvenin en büyük göstergelerinden biriydi. Sezon başında turnikeyi airball atan, potaya üç adım uzaktan şutu zor değdiren Caldwell-Pope bu değildi.

Bu konuda koç, takım arkadaşları ve tabii ki kendisine büyük bir saygı besliyorum.

3. 35 Yaşındaki LeBron James, Westbrook ve Harden’dan Hala Daha İyi 

Westbrook ve Harden 30’ar sayı atmış olabilir. Aynı şekilde LeBron da attı. Ama bunu çok daha verimli ve faydalı bir şekilde yaptı. Maçı yalnızca 31 sayı, 12 asist, 5 ribaund ve 2 top çalma istatistikleri ile bitirmekle kalmadı, aynı zamanda takımını çok iyi yönetti ve kendisi dışında üç ayrı takım arkadaşının daha 20+ sayı atmasını sağladı. Rockets’ta ise o ikili dışında en yüksek sayı üreten oyuncunun yalnızca 13 sayısı bulunuyordu.

LeBron bu maça bir misyonla çıktı. Önceki maçta iyi oynamadığının farkındaydı ve aynı şeyin bir kez daha olmasına izin vermemeye kararlıydı. Maç sonunda da “iki kez üst üste kaybetmediğimiz için gururluyuz” diyerek bunu bir bakıma doğruladı.

Geçtiğimiz sezon James’in yeterli ve tutkulu basketbol oynamadığı ve istatistiklere oynadığı için haklı olarak çok eleştirdik. Bu yıl ise o halinden eser yok. İstatistiklerini yine yapmaya devam ediyor, ama artık gerçekten kazanmak ve takım arkadaşlarını da daha iyi hale getirmek için oynuyor. Onun liderliği, Lakers’ın Davis yokluğunda bu kadar rakiplerini domine edebilmesindeki en büyük etken.

4. Kyle Kuzma, Sezonun En İyi İki Yönlü Oyununu Oynadı

İlk devrede, Orlando maçındaki kötü performansını kaldığı yerden devam ettiriyordu Kuzma. Ancak ikinci yarı oyunun hem hücum, hem savunma yönünde ciddi sorumluluk alan bir Kuzma izledik. Üçüncü çeyreğin başlarında soyunma odasına gitmek ve bileklerine sargı sardırmak zorunda kaldı. Geri döndüğünde ise bambaşka bir Kuzma vardı. 17’si ikinci yarıda olmak üzere kaydettiği 23 sayı ve 8 ribaund ile bunu istatistiklere de fazlasıyla yansıtmayı başardı. Ama esas kilit nokta savunmadaydı. JaVale McGee ile birlikte savunmada rüzgarı tersine çeviren en önemli etkenlerden biriydi Kuzma.

Bir hafta önceki OKC performansı, Kuzma’nın en iyi hücum performansı olabilir. Ama bu maç kesinlikle onun en iyi iki yönlü maçıydı. Vogel’ın oyun planına sadık kalarak enerji ve hareketliliğini savunmada nasıl gösterebildiğini gördük.

Bu maç onun için önemli bir “geri sıçrama” eşiğiydi aslında. Kötü oynadığı iki maç ve bu maça da etkisiz başlamasının üzerine oyunu tamamen bozulabilir, motivasyonunu kaybedebilirdi.  Ancak o, oyunun her alanına etki etmeye karar verdi. Bakalım aynı performansı devam ettirebilecek mi? Özellikle Anthony Davis döndükten sonra..

Geri sıçrama demişken..

5. JaVale McGee, Önceki Maç Yaptığı Savunma Hatalarını Telafi etti ve Howard İle Birlikte Pivot Pozisyonunu Mükemmel Hale Getirmeye Devam Ediyorlar

JaVale McGee, mağlubiyetle sonuçlanan Orlando maçının son anlarında çok fazla hata yapmıştı. Aaron Gordon’ın bomboş smacına izin vermesi ve gereksizce faul yapması, Fultz’un yanı başında yaptığı savunma dikkatsizlikleri ve Vikola Vucevic’e maçı perçinleyen bomboş 3 sayı imkanını vermesi gibi.. Ancak Rockets maçında, özellikle 3. çeyrekte muazzam bir savunma performansı göstererek kendini affettirmeyi başardı.

Üçüncü periyotta yaptığı iki müthiş blok, Houston Rockets’ın hücumdaki güvenini yerle bir etti. Çember savunmasında gerçekten elit bir iş çıkardı. Özellikle Capela’ya yaptığı bloktan sonra kendisinin ismini bir daha duyamadık bile.

Lakers, bu sezon pivot rotasyonu anlamında gerçekten çok şanslı. McGee-Howard ikilisi bu maçta 15 sayı, 18 ribaund (9’u hücum), 4 asist ve tam 6 blok yaptılar.

Lakers, deplasman galibiyetleri alanında 18-3’lük derecesiyle ligdeki liderliğini sürdürüyor. Lakers’ın kendi konferansına karşı aldığı deplasman galibiyetleri şu şekilde: DEN; UTA; DAL 2X; HOU; OKC 2X; MEM; PHX; SAS 2X; POR 2X; NOP. Üstelik henüz Golden State, Minnesota ve Sacramento ile deplasmanda oynamadılar. Batı Konferansı takımlarına karşı tek deplasman mağlubiyetleri Clippers karşısında. Yani Konferans Finali’nde Lakers’ın karşısına çıkacak olan takım.


Şuradan çeviri: https://lakeshowlife.com/2020/01/19/los-angeles-lakers-5-lessons-win-houston-rockets

Bu yazı Çeviriler, Lakers Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.