Los Angeles Lakers 129 – 114 Dallas Mavericks

Los Angeles Lakers, yine bir ilk çeyreğe muhteşem başladı ve bu sefer rakibinin farkı tek hanelere indirmesine izin vermeyerek maçı kazanmayı bildi. Davis’in kalça sakatlığı nedeniyle kaçırdığı maçta, LeBron’un üst düzey performansı ve Kuzma’nın da skor açısından Davis’in eksikliğini kapaması galibiyeti getirdi. Böylece Lakers, galibiyet serisini 7 maça çıkarırken, Dallas’a karşı normal sezon serisini de 3-1 kapatmış oldu.

Dallas tarafından baktığımızda bu maçta istedikleri şut isabetlerini bulamadılar. Lakers uzun süreler alan savunması oynayıp, Mavericks’in kötü şutörlerine daha fazla şans tanıdı ve takımın ritme girmesini engelledi. Luka Doncic de kendi standartlarında vasat altı bir performans sergiledi ve savunmada da hiçbir şekilde Lakers’ı yavaşlatamayınca yenilgi kaçınılmaz oldu. Doncic’in öfkesini formasından, Carlisle’ın ise hakemlerden çıkarması da maçın ilginç enstantanelerindendi.

Lakers’a geldiğimizde ise, sezonun en iyi ilk çeyrek performanslarından biriyle karşılaştık. Sezonun en yüksek ilk çeyrek sayısı olan 45 sayılık bir skor patlaması ile başlayan Lakers, farkı hep çift hanelerde tutmayı başardı. Maçın en ilginç sekansı ise hem McGee, hem Howard’ın beşinci faulünü aldığı 3. çeyrekte gerçekleşti. Dudley’nin pivot oynadığı beşler ile sahada kalan Lakers, farkın eriyip 10 sayıya inmesine engel olamadı. Daha sonra LeBron da kenardayken Dudley-Green-KCP-Caruso-Rondo beşi bir şekilde farkı 13’e çıkarmayı başardı ve son çeyreğe Lakers 13 sayı önde girdi. Lakers gibi kadro derinliğinden ve LeBron-Davis’in sahada olmadığı dakikalardan çok çeken bir takım için ilaç gibi bir maçtı.

Maçın adamı LeBron James’ti. Sezonun belki de en iyi maçını oynadı. 32 dk’da 35 sayı, 16 ribaunt ve 7 asist ile bitirdi maçı. Şutlarının da girdiği bir günde gerçekten durdurulamaz bir silah LeBron. Sezonda oynadığı en iyi 3-4 maçtan 2’sinin Doncic’in Mavericks’ine karşı gelmesi de büyük olasılıkla tesadüf değil. Bu maça ekstra bir motivasyon ile çıktığı çok belliydi. Yine bu maçta toplam saha isabeti konusunda Michael Jordan’ı geçmeyi başararak da gölgeyi kovalamaya devam etti.

Kyle Kuzma’ya da bir parantez açmak lazım, bu maçta çok iyi yaptığı çember dibinden bitirişler, floater’ları tekrar hatırlattı bizlere. Maçın ikinci yarısında ritmini kaybetse de skor yükünü çekebilen bir oyuncu olduğunu gösterdi. Davis’in olmadığı dönemde ritim yakalaması ve kendine bir skorer olarak güvenini kazanması için çok değerli. Umarız fikstürün görece kolay olduğu dönemde kendini bulur ve bu performansları daha istikrarlı bir şekilde izletir.

Büyük fark açılan bir maçta maç sonu sahada Kostas Antetokounmpo’yu gördüğümüz her maç kaliteli bir galibiyet göstergesi diyebiliriz. Maç sonunu kafa rahat bir şekilde izlemenin tadı da bir farklı oluyormuş, böyle maçları daha fazla görmek dileğiyle.

Bir sonraki maç bu gece (12 Ocak Pazar sabahı), 04:00’da oynanacak olan Oklahoma City Thunder karşılaşması. Deplasmanda back-to-back oynuyoruz.

Bu yazı Maç Değerlendirmesi kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.