“Eski Usûl 50.”

“Eski Usûl 50.”

Anthony Davis, iştahlı Staples Center kalabalığının önünde, keyifli bir Los Angeles Pazar akşamında, Laker olarak sergilediği en sağlam performansa imza atarak 50 sayı, 7 ribaund, 6 asist, 4 top çalmalık saçma sapan bir maç çıkardı. Sahasında Dallas’tan gurur kırıcı bir galibiyet aldıktan sonra 3 maçlık deplasman turunu süpüren Lakers, Minnesota karşısında da rahat bir galibiyet alarak kazanma serisini 4 maça çıkardı.

Yılın savunmacı ödülünü gözüne kestiren ve şu ana kadar geçen sürede de bunun mutlak favorisi olan Bugün Davis’in hücumdaki dominasyonu da ulaşılması zor bir boyuta evrildi. Davis’in yeni kurbanı Minnesota Timberwolves oldu.

Böylece Davis, son 10 yılda Lakers forması altında 50 sayı ve üstü bulan yalnızca 3. oyuncu oldu. Bunu yapan diğer iki oyuncu LeBron James ve tahmin edeceğiniz üzere Kobe Bryant. Davis ayrıca Lakers forması altındaki 23. maçında bunu başararak en çabuk 50 sayıya ulaşan da 3. oyuncu oldu. Birinci James (16. maçı) ve ikinci Cedric Ceballos (22. maçı) idi.

Davis’in 50 sayı atmasından daha etkileyici bir şey varsa, o da bunu nasıl yaptığıydı aslında. 29’da 20 (%69) ile şut atarak bunu yaptı, 10 serbest atış isabeti bulunurken, hiç üçlük atamadı. Günümüz modern NBA’inde bu fazlasıyla sıradışı bir performans.

Koç Frank Vogel bu performansı kısaca: “50 sayı atmak için fazlasıyla old school (eski usûl) ve sert bir yöntem.” şeklinde yorumladı. Koç çok haklı çünkü Davis, bulduğu 20 basketten 16’sını boyalı alandan kaydetti ve serbest atış çizgisinden kusursuzdu (10’da 10). Üçlük çizgisinin gerisinden yalnızca 2 denemesi vardı ve bunlarda isabet bulamadı.

LeBron James’in son derece olağandışı bir şekilde ilk yarıda 4 faul alarak erkenden soyunma odasına gitmesi, Davis sayesinde Lakers’a pek de sıkıntı çıkarmadı. İkisi aynı anda sahadayken ise rakibe parkeyi adeta dar ettiler. James de faul problemi sebebiyle 27 dakika gibi çok kısıtlı bir süre oynamasına rağmen 32 sayı, 13 asistlik harika bir performansa imza attı.

Ayrıca James – Davis ikilisi, Kobe ve Shaq’ten beri (2003) Lakers forması altında üst üste iki maç 70+ sayı atan ilk ikili oldular. İkilinin arasında kimya ilk günden beri gerçekten zirvede.

Anthony Davis, maç sonunda şöyle konuştu: “Çok keyifliydi. Son derece paylaşımcı ve birbiri için en iyisini yapmaya çalışan iki oyuncuyla oynadığınız zaman, bu performansı çıkarmak çok da zor değil. Ben sürekli onu kolluyorum, o da beni kolluyor, gözümüz sürekli birbirimizin üzerinde. Birbirimizi sürekli daha iyi öğreniyoruz.”

Bu ikilinin ne kadar iyi olduğuna şüphe yok, ama son 30 yılın normal sürede (uzatmasız maçlar) üretilen en yüksek sayısı olan 142 sayıyı yalnızca iki oyuncuyla bulamazsınız. Lakers, hücumda takım olarak son derece iyiydi. Hücumda bu kez öne çıkan isim, Avery Bradley’den sonra, Rajon Rondo’nun da yokluğunda süresi artan Alex Caruso oldu.  Sezona hücum anlamında sessiz bir giriş yapan Alex, 7’si ilk periyotta olmak üzere 16 sayı üreterek takımın en skorer üçüncü oyuncusu oldu ve kendi adına sezonun en yüksek sayısına ulaştı. Ayrıca 4 ribaund ve 4 asisti var.

Rahat kazanmasına rağmen savunmaya çok fazla ağırlık vermeyen ve 125 sayı yiyen Lakers’ta Vogel, bu durumdan çok hoşnut olmadığını laf arasında belirtti. Ancak takım boyalı alandan 70 ve hızlı hücumlardan 32 sayı bulunca, ayrıca 32 asiste karşılık yalnızca 11 top kaybı yapınca, bu savunma zaafı rahatça tolere edilebilir.

Los Angeles Lakers, böylece derecesini 21-3’e getirerek 2008-09 sezonundan beri en iyi sezon başlangıcına imza atmış oldu.