Ayva Çiçek Açmış, Yaz Mı Gelecek…

…Davis, New Orleans’a nasıl gelecek?
Los Angeles Lakers, bu gece (sabaha karşı 05:30) New Orleans Pelicans deplasmanına çıkıyor. 8 maçlık galibiyet serisi bulunan ve 4 maçlık deplasman turunun son maçına çıkacak olan Lakers’ta bir başka konu  ve endişe de gündemde. Anthony Davis, eski takımı olan New Orleans’ta nasıl karşılanacak?

2012 NBA Draft’inde New Orleans Hornets (Pelicans) tarafından ilk sırada draft edilen, kariyerini orada şekillendirerek bir süperyıldıza dönüşen ve şehrin simgesi haline gelmiş bir oyuncu Anthony Davis. 6 kez all-star oldu, 3 kez NBA’in en iyi beşine ve 3 kez de en iyi savunma beşine seçildi. NBA’in en elit uzunu haline gelmişti. Ama yetmemişti bu ona. Artık somut bir başarı istiyordu. Bu sebeple kulübüyle görüşüp ayrılmak istediğini iletti. Bu, daha sonra medyaya sızıp Davis’in mızmızlandığı ve takımda mutsuz olduğuna kadar gitse de, kendisi talebini açık açık belirtiyordu. “Ben bu şehirde gerçek bir oyuncu oldum. Takımı, şehri ve taraftarı çok seviyorum. Ama artık başarı kazanmak için yeni bir yolculuğa çıkmak istiyorum” diyerek. Ligin belki de en komple uzun oyuncusu olduğu için elbette çok fazla talibi vardı AD’nin. Ama bilinen en büyük talip Los Angeles Lakers’tı. LeBron James’i kadrosuna katmış, fakat şampiyonluğa oynayabilmek için bir süperyıldıza daha ihtiyacı olan Lakers’ta, LeBron’la oyun yapısı olarak da en iyi anlaşabilecek ve takımın “uzun yıldız oyuncu” kültürüne mükemmel şekilde uyan bir adamdı. 2018-19 sezonunda Magic Johnson ve Rob Pelinka önderliğinde bir sürü teklif götürdü Lakers, Pelicans’a. Ama ikna edilemiyorlardı. Hem Lakers, hem AD muradına sezon bittikten sonra, 2019 yazında erecekti. Sezon içinde götürdükleri teklifin neredeyse aynısını götürerek takası neticelendirmişti Lakers. Davis ve Los Angeles tarafı çok mutluydu, Pelicans kanadı istemeye istemeye de olsa çoğu basketbol seyircisine göre (hatta bir çok Lakers taraftarına göre de) oldukça kârlı bir takas yapmıştı. Ama Pelicans taraftarı Davis’e çok öfkeliydi. Başarıya çok uzak bir takımda, şehrin tarihinde görüp görebileceği en büyük yıldızlardan biri, belki de en büyüğü, takımdan ısrarla ayrılmak isteyerek gidiyor. Anlaşılabilir bir öfkeydi bu.

Ve şimdi Anthony Davis, yuvasına, gerçek bir yıldız olduğu evine, bu kez rakip olarak dönüyor. Şu an gündem, Davis’in orada göreceği tepki ve tepkinin boyutu.

Anthony Davis, bu konuda başına geleceklerden endişeli olsa da, şimdiden kabullenmiş durumda. “Daha önce 1-2 kez tepki gördüğüm durumlar olmuştu ama bu sefer çok daha kötü olacağının farkındayım ve buna hazırım” diyor. “Nasıl bir tepki olacağının farkındayım. Heyecanlıyım. Benim için yılın maçı. Sonuçta, New Orleans benim bir parçam. Oradaki taraftarlar inandıkları şey uğruna büyük tepki verecekler ama malesef bunun bir önemi yok. Ben yalnızca kazanmak istiyorum.”

Pelicans’ın eski oyuncusu ve orada birlikte oynadıkları Rajon Rondo ise konuyla ilgili şu yorumu yaptı: “Ben hala AD’nin orada mükemmel bir şekilde ayakta karşılanması ve alkışlanması gerektiğini düşünüyorum. Onlar ve o şehir için hem saha içinde, hem saha dışında çok fazla şey yaptı. Ama onlar, AD’yi tutmak için üzerlerine düşeni yapmadılar. Bu kadar iyi bir oyuncuysanız, kariyerinizin vasat bir şekilde akıp gitmesine izin veremezsiniz. O artık şampiyon olmak istiyor. Ve buna herkes saygı duymak zorunda.”

LeBron James, Cavs’ten ayrılıp Heat ile imzaladığında ve yeni takımıyla, eski takımına deplasmana gittiğinde yalnızca yuhalanmamıştı. Aynı zamanda kişisel hayatına da saldırıda bulunulmuş ve kendisi için gurur kırıcı pankartlar hazırlanmıştı. Tüm maç boyu inanılmaz tezahüratlarda bulunmuş ve James’in gururunu kırmak için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı. James, o maçta 38 sayı attı ve takımına maçı kazandırdı. AD, daha bu duyguyu en iyi bilen takım arkadaşı ve yakın dostu James’ten bu konuda tavsiyeler aldığını söylemişti.

Pelicans Koçu ise bu konuda çok sağduyulu bir açıklama yapmış: “Davis harika bir çocuk. Ağzımdan onun hakkında kötü bir söz duyamayacaksınız. Takaslanmak istedi ve buna hakkı vardı. Hikaye tamamıyla bu kadar, daha fazlası değil.”

İnsanoğlu duygusal varlık. Türk de olsan, Amerikalı veya İtalyan da olsan bu değişmiyor. Bir Galatasaray taraftarı olarak zamanında Emre Belözoğlu’na nasıl kızdıysam, bu kızgınlıkları da anlayabiliyorum esasen. Ama sanki bazı olayları da etraflıca düşünmek lazım biraz. James konusunda Cavs taraftarı görece haklı olabilir. Kızgınlıktan bahsediyorum elbette, tepkinin boyutundan değil. Serbest kalıp, mevcut takımını tercih etmeyip, konferansın bir diğer takımına, Wade ve Bosh gibi dönemin iki süperyıldızıyla team-up yaparak, takımına bir şey kazandırmadan gidiyorsun. AD olayıyla bu çok farklı. Adam, takımına daha iyi bir takımda oynamak istediğini iletmiş, takımı daha iyi hale getirmeleri için kendince süre tanımış. Sonunda da takımına süperyıldız adaylarıyla dolu bir sürü oyuncu kazandırarak, takas yoluyla gitmiş. Ayırt etmek lazım.

AD’nin duygusal bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Şahsen, bir Kobe Bryant, LeBron James gibi nefretten beslenebilen, o atmosferde daha iyi oynayabilen bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. O yüzden tepkinin boyutunun büyük olmamasını ve AD’nin buna iyi reaksiyon vermesini diliyorum. Umarım, bu gece tıpkı James’in zamanında yaptığı gibi AD de gerekeni yaparak, etkileyici bir oyunla takımına maçı kazandırır.

Bu yazı Gündem, Haberler, Lakers Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir