Los Angeles Lakers
- Sezon 2008-09
· Sırada: Denver
· G-M: 9-1

Son Maç...
LA Lakers 105, Phoenix 92

Lig Sıralaması | İstatistikler
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Geçmişten: Hilmi Doğan arrow 1999-2000 Sezonu: Yeni Bir Hanedanın Temelleri
Anasayfa
Hakkinda
Forum
Fikstür
Oyuncular
Salary
Lakers Store
Staples Center
Laker Girls (2008-09)
Lakers'lı Ünlüler
Lig Sıralaması
Yazarlar
Linkler
Yazi Gönderin
İletişim
Röportaj YaptIk!
J. Crittenton ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —02/09/07
Kaan Kural ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —23/05/07
Maç Yorumlari

Takımımızın hergün oynadığı ve oynayacağı maçlar, forumda sitemizin ziyaretçileri tarafından yorumlanıyor. Tıklayın...

İletİşİm
· Editör & Bilgi Destek:
admin@lakerstr.com

· Umut Tuğaç:
damarcus@lakerstr.com
· Kaan Sunman:
sunmankaan@hotmail.com
· Şansal Kulabaş:
da_mekanika@hotmail.com
· Emre Özcan:
parmamaniac@gmail.com
· Ali Güney:
alikguney@gmail.com
· İ. Yalçın Şeker:
yalcinseker@hotmail.com
· Burak Omay:
lakers99@gmail.com
· Hilmi Doğan:
hilmydogan@gmail.com
· İsmail Özkısaoğlu:
eomer_info@yahoo.com
Multimedya

Forum sayfamıza üyelerimiz tarafından eklenen video ve resimler için buraya tıklayın...

1999-2000 Sezonu: Yeni Bir Hanedanın Temelleri Yazdır E-posta
>> GEÇMİŞTEN: Can Arkun   
Cuma, 17 Mart 2006
Benim gibi 20’li yaşlarınızın başında üniversite eziyeti çekiyorsanız, bu eziyet dışında paylaştığımız bir ortak nokta da yaşımız ve tabii ki imkanlar nedeniyle Lakers’ın bir önceki hanedanını izleyememiş olmamız. 1999-2000 yılına girilirken Lakers tam 11 senedir şampiyonluk hasreti taşıyordu ve 80’lerde tekeline aldığı Batı Konferansı şampiyonluğunu da 8 senedir kazanamamıştı. Bütün bunlarla birlikte takım çok büyük bir yeniden yapılanmaya gitmişti. Jerry West tarafından yıllarca süren çaba sonucu yaratılan salary cap boşluğu sayesinde Shaquille O’Neal 96-97 sezonunun başında Orlando’dan Lakers’a free agent olarak transfer oldu. Shaquille O’Neal’ın Lakers’tan aldığı ilk kontratın bedeli 7 yıl için tam 122 milyon dolardı. Yine aynı sezonun başında Jerry West yine takımın geleceğini değiştirecek bir hamle yaparak ilk beş pivotu Vlade Divac karşılığında Kobe Bryant’ı Charlotte Hornets’tan transfer etti. Yeni bir hanedanı yaratacak temeller atılmıştı.

Lakers genç ve yetenekli kadrosu ile bir anda NBA’in en büyük şampiyonluk adaylarından biri haline gelmişti. Nick Van Exel, Shaquille O’neal, Eddie Jones ve Kobe Bryant’lı kadronun finallerde Michael Jordan ve Bulls’un karşısına çıkması bekleniyordu. Ama işler pek de beklenildiği gibi gitmedi. İlk sezonda Lakers Utah’a 4-1 ile elenirken bundan sonraki iki sezonda Utah ve San Antonio tarafından süpürülmüştü.

1999-2000 sezonuna girerken Lakers için çok önemli değişiklikler oldu. İlk olarak takım yıllardır maçlarını oynadığı Forum’dan yeni ve süper lüks Staples Center’a taşındı. Takımın başına Chicago Bulls’u 6 kere şampiyonluğa taşıyan Phil Jackson getirilerek çok önemli bir hamle yapıldı. Bundan önceki iki koç Del Harris ve Kurt Rambis bu kadrodan yeterli verimi alamamıştı. Phil Jackson Los Angeles’a gelirken hem kazanma geleneğini, hem üçgen hücumu, hem de Chicago’da üç sene üst üste şampiyonluk yaşadığı Ron Harper’ı takıma getirdi. Bu transferlerin yanında Sean Rooks karşılığında emektar A.C. Green, Brian Shaw, John Salley ve drafttan gelen Devean George kadroya eklendi. Takımın ilk beşi Ron Harper, Kobe Bryant, bir önceki sezon Eddie Jones ve Elden Campbell karşılığı takas edilen Glen Rice, A.C. Green ve Shaquille O’Neal’dan oluşuyordu ve benchte Robert Horry, Rick Fox, Derek Fisher ve Brian Shaw bulunuyordu. Muhteşem bir sezon için her şey hazırken Kobe Bryant sezonun başlamasına kısa bir süre kala elini kırdı ve sezonun açılışında takımı yalnız bırakmak zorunda kaldı. Kobe Bryant döndüğünde ise takım çok büyük bir atağa kalktı ve Aralık-Ocak döneminde tam 16 maç üst üste kazandı. Bu seriden sonra Lakers çok hafif sendelese de yeniden toparlandı ve yeni bir galibiyet serisi yakaladı. Bu sefer 19 galibiyet üst üste alan Lakers bu dönemde sezonun en kritik maçında Portland Trailblazers ile karşılaştı. Pasifik Grubu’nun liderliğini belirleyecek maçta Lakers Rose Garden’daki maçı kazanarak çok büyük bir ivme yakaladı ve bu maçın da oynandığı dönemde 30 maçta 29 galibiyet gibi inanılmaz bir performans gösterdi. Sezon sonuna doğru biraz vites düşüren Lakers, buna rağmen sezonu 67–15 gibi inanılmaz bir galibiyet oranı ile tamamladı. Bu efsanevi 69-13 derecesinden sonra kulüp tarihinde elde edilen iyi dereceydi.

Normal sezon Lakers açısından inanılmaz geçmişti. Elde edilen muhteşem derecenin yanında Shaquille O’neal da tartışmasız en iyi oyuncu olduğunu herkese kanıtlamıştı. Sezonu sayı kralı olarak kapatan Shaq ribaunt krallığında ikinci, blok krallığında üçüncü olmuştu. Bütün bu unvanlarına All-Star MVP’liğini eklemişti ve doğum günündeki Clippers maçında tam 61 sayı kaydetmişti. Bütün bunlar bile inanılmaz etkileyici gözükürken Shaq’ın en büyük başarısı aslında MVP oylamasında ortaya çıktı. Shaq 121 ilk sıra oyunun 120 tanesini alarak inanılmaz ve belki de bir daha kolay kolay ulaşılamaz bir rekora imza atarken NBA en iyi beşine ve en iyi ikinci savunma beşine adını yazdırdı. Kobe Bryant ise kötü başladığı sezon sonunda kariyerinin en iyi istatistiklerini elde ederken en iyi savunma beşine ve NBA en iyi ikinci beşine seçildi.

Lakers rüya gibi geçen normal sezonun ardından play-off'lara da en büyük favori olarak giriyordu. Bunun yanında normal sezonun sonunda sakatlanan bir önceki sezonun finaller MVP’si Tim Duncan da play-off'larda oynayamayacaktı. İlk turda Lakers’ın karşısına çıkan Sacramento’yu Lakers’ın güle oynaya eleyeceği tahmin ediliyordu. Ama serinin gidişi hiç de beklenildiği gibi olmadı. A.C. Green ve Robert Horry’nin oynadığı power forvet mevkisinde büyük problemler yaşayıp Chris Webber’a bir türlü çare bulamayan Lakers ancak 5. maç sonucunda tur vizesini alabildi. Konferans yarı finallerinde ise rakip Phoenix Suns’tı. Jason Kidd’in yokluğunda oyun kurucuda Kevin Johnson’ı oynatmak zorunda kalan ve Sacramento kadar etkili bir power forvete sahip olmayan Phoenix’e 4-1’lik üstünlük kuran Lakers konferans finallerine adını yazdırmıştı. Bu seride, daha sonra sıkça görülecek olan son şutları kullanma yeteneğini gösteren Kobe, ikinci maçı bir sayı ile kazandıran basketi kaydetti.

Phoenix serisinden sonra rakip ligin Lakers’tan sonra en güçlü takımı Portland’dı. Bu serinin benim NBA’i düzenli olarak takip etmeye başladığımdan beri izlediğim en güzel birkaç seriden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Portland belki de o sezon ligin en derin kadrosuna sahipti ve 59-23 ile çok iyi bir sezon geçirmişlerdi. Bunun yanında Damon Stoudemire, Steve Smith, Scottie Pippen, Rasheed Wallace, Arvydas Sabonis, Greg Anthony, Bonzi Wells, Detlef Schrempf, Jermaine O’neal ve Brian Grant’ten oluşan harika bir rotasyona sahiptiler. En önemlisi de en kuvvetli oldukları yön Lakers’ın en zayıf olduğu yer, yani power forvetti. Serinin ilk maçı beklenildiği gibi geçti. Shaq oyuna ağırlığını koydu, Portland Shaq’ı faul çizgisine bolca gönderdi ve Lakers maçı Shaq’ın 41 sayı, 11 ribauntluk performansı ile kazandı. İki maç ise tam bir faciaydı ve Lakers maçı 29 sayı ile kaybetmişti. Seri Portland’a taşındığında Lakers saha avantajını kaybetmişti. Ama Lakers şampiyonluk için ne kadar kararlı olduğunu deplasmandaki iki maçı da alarak gösterdi. Shaq da dördüncü maçta 9’da 9 serbest atış kullanarak rakiplerine mesaj verdi. Lakers’ın işi beşinci maçta bitirmesi beklenirken Lakers sonraki iki maçı da kaybedince seri 7. maça taşındı. Bugün bile bir efsane olan 7. maç Lakers’ın harika sezonunun kaderini belli edecekti. Lakers 99-2000 sezonu boyunca hiç üç kere üst üste maç kaybetmemişti ve bu ilk defa olursa eve dönmek zorunda kalacaklardı. Lakers bunun baskısıyla maça çok tutuk başladı, ilk çeyreği 7 devreyi de 3 sayı farkla geride kapattı. Lakers’ın ikinci yarıda toparlanacağını ve baskıyı üzerinden atmış olması gerektiğini düşünülürken bir anda fark 13 sayı olmuştu. Lakers son periyotta bir ara 15 sayı ile geri düşmesine rağmen maçı bırakmadı ve 4 dakika kala Brian Shaw’un üç sayılık atışı ile maça 75–75 ile denge geldi. Farkı kapatmanın verdiği büyük moral ve unutulmaz Shaq-Kobe alley-oop'u ile Lakers maçı kazandı ve 8 yıl aradan sonra yeniden finallere geri döndü. Herkes için ve benim için gerçekten inanılmaz bir seri olmuştu. Rahatça alınma noktasına gelinen seri altın tepsiyle Portland’a sunuldu, sonra da söke söke geri alındı. Hala canım sıkıldığında 7. maçın klibini izleyip kendime gelmeye çalışırım. Bana göre Phil Jackson döneminin en unutulmaz üç maçından biridir. Diğer ikisi ise 2002 Batı finali Sacramento dördüncü maç (Robert Horry) ve 2002–2003 sezonu Dallas maçıdır. Bu maç sonucunda biz de Batı finallerinde elediğimiz takımları uzun bir süre komaya sokma geleneğine başladık. Sonraki kurbanlarımız ise 2002’de Sacramento ve 2004’te Minnesota.

Finalde ise rakip Indiana Pacers’tı. Bu seri Portland serisi kadar büyük bir sükse yapmasa da yine de çok güzel bir rekabete sahne oldu. Bu seride Lakers ilk iki maçı kazanırken ikinci maçta Kobe’yi bilek sakatlığı nedeniyle kaybetmişti. Pacers ise ikinci maçta Shaq konusunda ipin ucunu kaçırarak sevimli devi tam 39 kere faul çizgisine gönderdi. Serinin Indiana’da oynanan üçüncü maçında Kobe’den yoksun oynayan Lakers, maçı kaybetti ama Kobe dördüncü maç için sakat da olsa geri dönmüştü. Onu maç başında bileğini denerken görenler uzatmalarda ne izleyeceklerinden habersizlerdi. Serinin dördüncü maçı uzatmalara gitmişti ama Lakers 6 faul alan Shaq’ı kaybetmişti. Uzatmalarda sahneye çıkan Kobe maçı kazandıran ters tip ile birlikte Lakers adına 8 sayı kaydetti. Uzatmanın sonunda Rick Fox’un yaptığı aptalca hataya rağmen Reggie Miller son topta isabet kaydedemedi. Lakers seride avantajı klasikler arasına girecek bir maçla ele geçirmişti. Lakers 3–1 ile serinin kontrolünü ele geçirirken işi beşinci maçta bitirmek istiyordu. Conseco Field House’ta hesapların tutmaması bir yana tam bir facia yaşandı ve Lakers maçı tam 33 sayı farkla kaybetti. Finallerde oynayan bir takımın ve özellikle de Lakers’ın bu şekilde bir maç kaybetmeye kesinlikle hakkı yoktu ve belki de şampiyonluk bile bu mağlubiyetin utancını gizlemeye yetmeyecekti. Altıncı maçta Staples Center’da Lakers 11 sezon aradan sonra ilk şampiyonluğunu kazandı. Yine klasiklere geçecek bir rekabete sahne olan maçta Lakers son çeyrekteki performansı ile maçı ve şampiyonluğu kazandı. Benim adıma maçın en önemli hareketi ise maçın sonucunun daha kesinleşmeden şampiyonluk törenine hazırlık yapılmasıydı. Bu hem Indianalı oyunculara saygısızlıktı hem de maçın seyir zevkini bozdu.

1999-2000 sezonunu gerçekten çok güzel anılarla hatırlıyorum. Phil Jackson’ın takıma katılması ile takımı ben sezon başından şampiyon ilan etmiştim. Sezon sonunda hayal kırıklığına uğratmadı Lakers beni. O sezon içerisinde hayatımın en güzel maçlarından biri olan Portland maçını izleme şansım oldu, Lakers hala mı yenilmedi helal olsun diye takımımı takip ettim, bence tarihin en güzel smaç yarışmasını izledim ve tabii ki ilk defa Lakers’ı şampiyon olarak gördüm.

1994 yılında NBA izlemeye başladığımda Shaquille O’neal’ı Michael Jordan’ı yenebilecek tek oyuncu olarak görmüştüm. Zaten 1990 yılından sonra Michael Jordan’ın oynadığı bir takımı eleyebilen tek takımın bir üyesiydi Shaq. Lakers’a transfer olunca ben de çocuk aklımla bundan sonra Lakerslıyım demiştim. Lakers’ı tutmaya başladıktan sonra Shaq bana ve bütün Lakerslı'lara bir şampiyonluk hediye etti. Ondan sonraki iki sezonda da aynı şekilde sevindim ama benim için bu şampiyonluğun yeri ayrıdır. 1995’te Orlando’yu desteklerken Orlando süpürülmüştü, zaten hiçbir zaman Chicago Bulls taraftarı olmadım, 1999’da ise Tim Duncan takımımı yerle bir etti. Yani 1999-2000’de ilk defa gerçekten desteklediğim bir takım şampiyon oldu. 1999-2000 sezonunun sonu da ilginç olaylara sahne oldu. Efsanevi genel menajerimiz Jerry West koltuğunu bir diğer efsane Mitch Kupcack’e bıraktı. Yaşayan efsane Mitch Kupcack ise sezon sonunda power forvet eksiğimizi görerek Glen Rice karşılığında takıma Horace Grant’i kattı ve bir sonraki sezon play-off'ları 15–1 ile tamamladık. Takasın Jerry West’in fikri olduğunu tahmin ediyorum yine de...
 
< Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı   Bu köşeye yazılan bir önceki yazı >
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte, Mozilla Firefox 2 tarayıcısı ile görüntülenebilir!
Copyright © 2006-2008 LakersTR.com | admin@lakerstr.com