| Farklı Sezon, Aynı Hedef |
|
|
| >> Anıl Küçükoğlu (misafir) | |
| Çarşamba, 13 Ağustos 2008 | |
Evet NBA'de bir sezon daha birkaç ay sonra başlayacak. Geçen sene olduğu gibi dengeleri değiştirecek kadar önemli takaslar olmadı belki bu sene; ama yine de “Vahşi Batı” biraz daha vahşileşti. Artest daha iddialı bir ekip olan Houston'a geldi ve artık batı liderliği için adı geçen takım sayısı bir elin parmaklarını geçmeye başladı.Nash önderliğindeki Suns ve Duncan önderliğindeki Spurs bu yıl birer sene daha yaşlanıyorlar. Lakers ise yine kadrosunda önemli değşiklik yapmadı. Geçen sezonun büyük bir bölümünü sakat olarak geçiren Andrew Bynum bu sezon sakatlıktan kurtularak, geçen sene özellikle Celtics serisinde ihtiyaç duyduğumuz pota altı sertliğini takıma kazandırabilir. Pau Gasol ve Lamar Odom da bu sayede gerçek mevkiilerinde daha rahat oynama fırsatı bulurlar. Kobe üzerine bir kaç görev adamı şeklinde kurulu sistemde (her ne kadar Gasol bir all-star olsa da) artık bir kaç oyuncu daha ön plana çıkmalı. Bu noktada kastettiğim şey anlık katkılar yapacak bir oyuncu değil, bir maçı alıp tek başına götürebilecek bir oyuncu... Örneğin; geçen Celtics serisinin 3. maçında Sasha Vujacic'in yaptığını yapabilecek bir kaç oyuncu olmalı. Sasha geçen seneki iyi oyununu bu sene daha istikrarlı bir hale getirirse takım için çok önemli bir gelişme olur. Örneğin; Hiç beklenmedik bir anda Lakers'a maç kazandırırken, tam da onun normalde yaptığı şeylere ihtiyaç duyulduğu anda ortada olmaması gibi durumlarla artık sık karşılaşmamalıyız. Yine de play off döneminde takıma yaptığı katkı göz ardı edilemez. Bu sene bu katkısını artırarak devam ettirir ve performans eğrisini daha dengeli bir hale getirirse Lakers'ın en önemli transferinin Sasha olacağını düşünüyorum (biraz fotomaç ağzı oldu kusura bakmayın). Zira o da az kalsın Avrupa'ya giden oyuncular kervanına katılıyordu. Neyse ki Lakers'ta kaldı. Yönetimin yeni sezon için en doğru hamlesi bence Sasha'nın takımda tutulması oldu. Bu sene level atlamış bir Sasha izlersek şaşırmayacağımı söyleyebilirim. Derek Fisher da geçen sene yaptığı gibi önemli şutları sokup, ihtiyaç duyulan anda ortaya çıkıp, çoğu zaman yıldızlaştığı o değerli saniyelerle takıma maç kazandıran görüntüsünden ayrılmazsa PG mekiinde de rahatız. Jordan Farmar'ın Spurs serisine kadarki kötü performansını hala unutamasam da Spurs serisinde takıma kattığı enerjiyi aklıma getirip, O’nun da iyi ve ateşleyici bir yedek olacağını düşünüyorum. Lakers bu sene eğer geçen sene yaptığından daha iyisini yapmak istiyorsa bir kaç oyuncu fark yaratmalı. Bu oyuncuların başında bana göre Vujacic' ten sonra gelen isim Lamar Odom'dur. Lamar'ın da gerektiğinde Fisher gibi önemli anlarda yıldızlaşarak maç kazandırabilen bir hüviyete bürünmesi Lakers için çok güzel olur. Gasol'a gelirsek "bunca yıllık kariyerinden sonra birdenbire daha çok mücadeleye giren, daha dişediş oynayan bir oyuncu olmasına gerek yok, şu haliyle kalsa yeter" diyebilirdim aslında; ama bu şekilde bir yerden sonrasının gelmeyeceğini Celtics karşısında anladık. Celtics karşısında eksikliğini en çok hissettiğimiz şey pota altı sertliğiydi. Gasol' a bu konuda kendini geliştirme açısından büyük iş düşüyor. Pota altı sertliğinin eksikliği Bynum'un bu sene geri dönüşüyle biraz azalacak olsa da Gasol'un daha istekli ve mücadeleci oynaması gerektiğini düşünüyorum. Gasol elbette dirençsiz, mücadeleden kaçan bir oyuncu değil ama kime göre? Söz konusu Carlos Boozer ise doğru; ama Kevin Garnett ise işte orada değişmesi gereken birşeyler var. Tabii ki Garnett mücadelecilik açısından çok üst düzey bir örnek ama şampiyonluğa oynayan takımın en önemli 2. oyuncusu, rakibinin oyununa göre kendini ayarlayabilmeli. Kobe hakkında ne benim çok şey yazmama gerek var, ne de sizin çok şey okumanıza. Sadece geçen seneki olgun oyununa devam etmesini umuyorum ve söz konusu Kobe olduğu için istikrarıyla ilgili en ufak bir şüphe duymuyorum. Lakers'ın ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de daha az sahada kalıp sürelerine göre daha çok hatırlanacak oyuncular. Radmanovic her ne kadar hiç bir zaman güvenilir bir oyuncu olmasa da geçen sene ki gibi iyi bir takım ortamı yaratılırsa başarılı olacağını düşünüyorum. Radmanovic'in problemleri yetenekle ilgili değil de mental ağırlıklı problemler olduğundan üstesinden gelinebileceğini ve gerektiği zaman Celtics serisinin ikinci maçında olduğu gibi Kobe'ye iyi bir partner olacağını ve takımı yine söz ettiğim maçın tarzında maçlarda uyandıran adam olacağını düşünüyorum. Çaylaklara gelirsek; Bu sene 2. tur 28. sıradan draft edilen Joe Crawford iyi bir şutör. Kısa dönemde takıma ne kadar şey katar bilmiyorum ama daha çok soktuğu şutlarla rakibin direncini kıran tarzda bir oyuncu gibi gözüküyor. Umarım faydalı olabilir. Açıkçası Lakers için yeni sezona yaklaşırk pozitif yargılar daha ağırlıklı. Lakers için bu kadar çok şey anlatıp Kobe hakkında çok fazla şey yazmamak insana biraz garip geliyor ama değinmek istediğim şeyler daha çok “kim ne yaparsa, kim geçen sene yaptığının üstüne daha çok şey eklerse hangi eksiklikler dolar?” olduğu için Kobe hakkında çok şey yazmaya gerek duymadım. Kobe'nin insanlık sınırlarını aşmasını sağlayacak bir şey olursa o da ABD'ye liderlik ederek kazandıracağı olimpiyat şampiyonluğu olabilir. Geçen sene de başarılı bir Amerika Şampiyonası'ndan sonra oyununda skorerlikle birlikte paylaşımcılık ve olgunluğun ön planda olduğunu gördük. Bu sene de benzer şeylerin yaşanabileceğini düşünüyorum. Lakers bana göre bu sene şampiyonluğun en büyük adayı. Bu düşüncemde en çok etkili olan şey ise Celtics'in geçen seneki hırsı ve başarıya açlığının bu sene aynı ölçüde olmayacağını düşünmem. Kısaca Lakers için gelecek çok parlak gözüküyor. Tabii ki Duncan ve arkadaşlarını da unutmamak suretiyle... |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- Sezon 2008-09





Evet NBA'de bir sezon daha birkaç ay sonra başlayacak. Geçen sene olduğu gibi dengeleri değiştirecek kadar önemli takaslar olmadı belki bu sene; ama yine de “Vahşi Batı” biraz daha vahşileşti. Artest daha iddialı bir ekip olan Houston'a geldi ve artık batı liderliği için adı geçen takım sayısı bir elin parmaklarını geçmeye başladı.
Lakers bu sene eğer geçen sene yaptığından daha iyisini yapmak istiyorsa bir kaç oyuncu fark yaratmalı. Bu oyuncuların başında bana göre Vujacic' ten sonra gelen isim Lamar Odom'dur. Lamar'ın da gerektiğinde Fisher gibi önemli anlarda yıldızlaşarak maç kazandırabilen bir hüviyete bürünmesi Lakers için çok güzel olur. Gasol'a gelirsek "bunca yıllık kariyerinden sonra birdenbire daha çok mücadeleye giren, daha dişediş oynayan bir oyuncu olmasına gerek yok, şu haliyle kalsa yeter" diyebilirdim aslında; ama bu şekilde bir yerden sonrasının gelmeyeceğini Celtics karşısında anladık. Celtics karşısında eksikliğini en çok hissettiğimiz şey pota altı sertliğiydi. Gasol' a bu konuda kendini geliştirme açısından büyük iş düşüyor. Pota altı sertliğinin eksikliği Bynum'un bu sene geri dönüşüyle biraz azalacak olsa da Gasol'un daha istekli ve mücadeleci oynaması gerektiğini düşünüyorum. Gasol elbette dirençsiz, mücadeleden kaçan bir oyuncu değil ama kime göre? Söz konusu Carlos Boozer ise doğru; ama Kevin Garnett ise işte orada değişmesi gereken birşeyler var. Tabii ki Garnett mücadelecilik açısından çok üst düzey bir örnek ama şampiyonluğa oynayan takımın en önemli 2. oyuncusu, rakibinin oyununa göre kendini ayarlayabilmeli.