| Altın Sarı Kupanın Yoğun Kokusu |
|
|
| >> Çağlar Yıldız | |
| Salı, 20 Mayıs 2008 | |
Ön İnceleme: LA Lakers - SA SpursSonunda tarihin en çekişmeli Batı Konferansı’nın şampiyonunu belirleyecek olan eşleşme belli oldu. Utah’a karşı işi 6. maçta, deplasmanda 4-2 ile bitirdikten sonra, New Orleans-San Antonio serisinin 7. ve son maçını beklemeye koyulduk ve bu durumda seriyi geçen Spurs’e göre 3 günlük dinlenme avantajı yakaladık. Tabii böyle sıcak bi atmosferde buna avantaj denilebilirse... Açıkçası NBA Finalleri dahil son yıllarda bu kadar ortada gördüğüm az seri yaşanmıştır. Çoğu kişi iki takımın da seriyi 5 maçta bitirmesine dahi şaşırmayacaktır. Zira ben de öyle. Herşeye gebe bir seri. Şutların girmesi, benchlerin formu, Duncan ve Kobe’nin ne kadar üst düzey oynayacakları vs... Herşey seriyi farklı yönlere çekebilir. Seri için tüm oyuncuları tek tek değerlendirmeyi düşünüyorum. Ki öyle bir seri bekliyor ki bizleri, her oyuncu tek tek kilit rol oynayacak. Tek bir dişlinin işlememesi bile iki tarafı da olumlu/olumsuz bir şekilde etkileyecek! Neyse, ilk beşten değerlendirmeye başlayalım bakalım...• Kobe Bryant: Yapacaklarının kritikliğini tartışmayacağımız yegane. Bowen’ın sıkı savunmasına karşı nasıl bir stratejiyle oynayacağı ve şut formu çok önemli olacak. Ayrıca Ginobili’ye karşı ciddi bir savunma sorumluluğu olacak oyunun belirli bölümlerinde. • Pau Gasol: Tim Duncan’la çoğu zaman o cebelleşecek muhtemelen. Uzun boyu ve kolları Timothy’i yeterince rahatsız eder mi bilmiyorum ama bu avantajlı fiziği ve fiziğine göre olan ayak çabukluğunu umarım oyunun iki kısmında da avantaja çevirir. Tabii daha önce hiç bu kadar yoğun playoff atmosferinde de oynamamıştı. Bu da O’nu etkileyecek mi, etkilerse ne kadar etkileyecek; hep beraber göreceğiz... • Lamar Odom: Serinin bana göre en kritik oyuncusu. Kobe Bowen'la, Gasol Duncan'la boğuşurken en avantajlı eşleşme her ihtimalde Lamar'ın olacak. Karşısında Kurt Thomas, Oberto veya Horry üçlüsünden biri olacak genelde. Lamar'ın başarılı maçlar çıkarmasını bekliyorum, çıkaracağını da tahmin ediyorum. Çıkaramazsa tur gider zaten. • Derek Fisher: Aslında serinin kritik adamı Lamar dedim ama başta da dediğim gibi, öyle bi seri ki Fisher da Lamar kadar olmasa da bence çok çok mühim bi parça dişlide. Çok iyi bir savunmacı olmadığı kesin ama tecrübesiyle Parker’ı ne kadar yavaşlatacağı, yine tecrübesiyle hücumda nasıl bir form içerisinde olacağı, özellikle dış şutlardaki başarısı yine serinin kaderini çizebilecek kadar mühim durumda. Hücumda Parker’a karşı çok zorluk çekmeyecektir. Playoff’larda her zaman soktuğu şutları soksun yeter. • Vladimir Radmanovic: Odom gibi karşısında genelde miss match-up yaratabileceği rakipler olacak ama Vlad’in bu eşleşmeleri hiçbir zaman çok iyi kullanamadığını biliyoruz. Savunmada da kariyeri boyunca tek kelimeyle “kötü” bir savunmacı oldu. Uygun dış şutları istikrarlı bir ritimle soksun, başka da birşey beklemiyor kimse. Kariyerinde de hiçbir zaman buraları oynamış bir oyuncu değil ama Radman’ın bu tür şeyleri pek taktığını düşünmüyorum oyun tarzı ve fiziksel ifadeleri açısından. Bench faktörü... • Sasha Vujacic: Bu sezonki görüntüde bench’in en büyük güvencesi gibi duruyor. Sasha’nın bu sezon “gerçek bir şutör” mertebesine ulaştığını düşünüyorum. Boş şutlarda en güvendiğim isim takımda. Ki ritim bulduğunda el üstünden de sokabiliyor. Belki kontrat isteği olması da etkilidir bilmiyorum ama çok da yüreğiyle oynadığına inanıyorum. Kazanmayı gerçekten isteyen bir oyuncu. Zaman zaman baskılı ve hareketli savunmasıyla rakip guardlara birçok zaman sorun çıkardığını da biliyoruz. “Batı Konferansı Finali” isminin büyüklüğünden etkilenmezse çok iş yapacağına inanıyorum. • Ronny Turiaf: Böyle bir seride bench’te Sasha’dan sonra en kritik adam olabilir. Sezonda oynadığımız tüm Spurs maçlarında çok iyi oynadı ve çok kritik işler yaptı. Özellikle Spurs’ün bu tür durumlarda orta mesafeyi uzunlar için riske ettiği düşünülürse boş kaldığında iyi sokabilen bir Turiaf baya bir yaralayacaktır rakibi. Getireceği enerji ve agresifliği de kritik olacak. Denver ve Utah serilerinde yapamadıklarını bu seride yapabileceğini düşünüyorum, umarım yapabilir.• Luke Walton: Denver serisinde bolca yakaladığı miss match-up’ları basketbol zekası ve fizik üstünlüğü sayesinde iyi kullanmıştı. Fakat genelde Matt “hayvan” Harpring’le eşleşmek zorunda kaldığı Utah serisinde tam tersi bir görüntü çizmişti. Bu seride de karşısında hiçbir zaman bir Harpring olmayacak, hatta çoğu zaman muhtemelen Finley, Udoka gibi avantaj sağlayabileceği adamlar olacak ama bu sefer bu eşleşmeleri lehine çevirip çeviremeyeceği konusunda emin değilim. Boş kaldığı şutları sokmasından başka pek bir beklentim yok şimdilik. • Jordan Farmar: Playoff’ların kayıp ismi Jordie’nin çok yetenekli bir guard olduğundan şüphesi yok kimsenin ama, playoff atmosferini mi kaldıramadı, yoksa özel bir psikolojik sorunu mu var bilemiyorum. Sorununun basketbolla ilgili olmadığı çok açık. Çünkü her zaman soktuğu şutlarda, bitirdiği pozisyonlarda çuvalladığını görüyoruz genelde. İlk iki turu kaldıramayan bir bünyenin “Batı Konferansı Şampiyonluğu” mücadelesinde iyice sineceğini düşünmek çok sürpriz bir tahmin değil. Ama sezon içinde çatır çatır soktuğu boş şutları bu seride sokmasını ümit ediyorum en azından. • DJ Mbenga: Yetenekleri çok kısıtlı olmasına rağmen hep yüreğiyle oynayan ve kısıtlı imkanlarına rağmen sürekli yetenekleri ölçüsünde yararlı olmaya çalışan bir pivot... Ama bu seride pek birşey beklemiyorum. Gasol, Lamar ve Ronny’nin faul problemleri dışında oyuna bile gireceğini pek sanmıyorum. • Trevor Ariza: Seride oynaması bekleniyor ama hala yüzde yüz bir bilgi olmadığı için çekinceli yaklaşıyorum. Eğer ki oynarsa zaman zaman getirdiği enerji ve yapacağı savunma (özellikle Ginobili üzerinde) ile önemli katkılar sağlayabilir. Ama maç kondüsyonu olmadığından ne kadar süre alacağından şüpheliyim... * * * Bu kadar değerlendirme inceleme yaptım, hatta Spurs oyuncularının rollerini de tek tek kafamda değerlendirdim fakat hala serinin nasıl sonuçlanabileceği konusunda kafamda çok net kalıplar oluşmadı. Oluşması da mümkün değil zaten. Üç sayılarından çok korkuyorum Spurs’ün. Bunun son New Orleans maçındaki etkili üç sayı oyunlarıyla alakası yok. Çünkü orada New Orleans her pozisyonda Duncan’a ikili sıkıştırma getirdi ve sonucu bence kaçınılmaz birşeydi. Ama Spurs top çevirme işini kusursuza yapan bir takım ve Ginobili, Udoka, Finley, Horry, Bowen beşlisi bu tür pozisyonları çok rahat bitirebilen, hatta hepsi ritim bulduklarında uygun olmayan zor üçlükleri dahi bitirebilen oyuncular. Ha, New Orleans maçında bunları sokamasaydılar belki karşımızda şu an New Orleans olacaktı ama soktular, sonuçta çoğu uygun pozisyonlardı. Bu kadar iyi şutörler olunca da en fazla 1-2 maç sokamazlar, gerisinde sokarlar. Zaten üç sayıları girmediğinde ikinci bir oyun planları (Tim Duncan) da bulunmakta ve Mr. Fundamental’ın playoff’larda karşısında kim olursa olsun neler yapabileceğini biliyoruz. Bakmayın Hornets maçında devreye giremediğine siz. Her hücum ikili sıkıştırma geldiği için zaten topu dışarı çıkardığı anda takımı 2-3 pasla boşu buluyordu. Gerek kalmamıştı yani O’na... Neyse.Bench olarak iki takımdan herhangi birinin diğerinden pek üstün olduğunu düşünmüyorum. O an, maç içinde anlık form durumuna bakacak bench faktörünün farkları... Her iki takım da her maç üstünlük sağlayabilir bu konuda. Koç konusuna hiç girmedim. Çünkü Greg Popovich ve Phil Jackson arasında koçluk vasıfları bakımından pek fark olduğunu düşünmüyorum. İkisi de harika birer hoca. Birbirlerine yine çok ufak nüans farklarıyla üstünlük sağlayacaklarsa da dengelenecektir genelde. Tahmin yapmak bu nedenlerledir ki çok zor gerçekten. Zaten artık tüm maçların galibini anlık olaylar belirleyecek. Çünkü artık o altın sarı renkli kupanın kokusu alınmaya başladıkça her anlık şey iki-üç kat önem kazanmaya başlıyor. Sadece kalbimle veya sadece mantığımla bir tahmin yapamıyorum. İkisini karışık attırıp üstüne bir de leblebi koydurdum o yüzden. 4-2 Lakers. Sağlıcakla kalın. Eyvallah. Çağlar Yıldız |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- NBA Finals 2008








