Los Angeles Lakers
- Sezon 2008-09
· Sırada: Denver
· G-M: 9-1

Son Maç...
LA Lakers 105, Phoenix 92

Lig Sıralaması | İstatistikler
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Irregular arrow Kalpler Devreye Giriyor
Anasayfa
Hakkinda
Forum
Fikstür
Oyuncular
Salary
Lakers Store
Staples Center
Laker Girls (2008-09)
Lakers'lı Ünlüler
Lig Sıralaması
Yazarlar
Linkler
Yazi Gönderin
İletişim
Röportaj YaptIk!
J. Crittenton ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —02/09/07
Kaan Kural ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —23/05/07
Maç Yorumlari

Takımımızın hergün oynadığı ve oynayacağı maçlar, forumda sitemizin ziyaretçileri tarafından yorumlanıyor. Tıklayın...

İletİşİm
· Editör & Bilgi Destek:
admin@lakerstr.com

· Umut Tuğaç:
damarcus@lakerstr.com
· Kaan Sunman:
sunmankaan@hotmail.com
· Şansal Kulabaş:
da_mekanika@hotmail.com
· Emre Özcan:
parmamaniac@gmail.com
· Ali Güney:
alikguney@gmail.com
· İ. Yalçın Şeker:
yalcinseker@hotmail.com
· Burak Omay:
lakers99@gmail.com
· Hilmi Doğan:
hilmydogan@gmail.com
· İsmail Özkısaoğlu:
eomer_info@yahoo.com
Multimedya

Forum sayfamıza üyelerimiz tarafından eklenen video ve resimler için buraya tıklayın...

Kalpler Devreye Giriyor Yazdır E-posta
>> Çağlar Yıldız   
Salı, 15 Nisan 2008
Los Angeles Lakers, aylardır Bynum’sız ve Ariza’sız, 10 maç Gasol’süz, dolayısıyla yine aylardır Bynum-Gasol-Ariza üçlüsünden yoksun oynadığı, MVP Kobe’nin parmağıyla sürekli sorunlar yaşadığı, guard Derek Fisher’ın playoff’a yaklaşırken hala bazı sorunlarının aksettiği, pivot Chris Mihm’in yine sakatlıklar nedeniyle hiç katkı veremediği bir sezonu Batı birincisi olarak bitirmek üzere (Son Sacramento maçını kaybetmeyeceğimizi varsayıyorum).



Şu takımın geleceği adına sevindiğim tüm noktalar giriş paragrafında yer alıyor zaten. Bunca probleme, eksiğe rağmen Batı birincisi olmak üzereyiz ve olacağız da. Ki sonlara doğru ciddiyetsizlikten kaybettiğimiz Memphis, Charlotte maçlarını almış olsaydık belki de son 2 maçta ilk beş oyuncularımız dinlenmek amacıyla 10-15’er dakikalarda süreler alıyor olacaklardı. Yani bir de Andrew “bigbang” Bynum, Trevor “atlet dış savunma direnci” Ariza falan sağlam olsalardı neler olabilirdi, merak etmemek içten değil açıkçası.

Play-off’lara sadece birkaç gün kalmış olan şu günlerde rakiplerimizin oynayacağı son maçlardan önce hala playoff eşleşmemiz belli değil. Denver Nuggets – Dallas Mavericks ikilisinden biri olacak. Ama ben zaten bu yazıda playoff eşleşmelerindeki rakiplerden çok, playoff’lardaki havayı, nasıl oynamamız gerektiğini ve gidip gidebileceğimiz noktaları falan ele almayı planlamıştım. Tabii yine dayanamayıp, gelmesi muhtemel rakipler ve karşılarında nasıl bir Lakers olacağını da kendi tahminlerimle birlikte aktarmaya çalıştım.

Öncelikle sezon bitimine doğru, son oynadığımız San Antonio maçında görüldüğü üzere hem savunmada hem de hücumda ritmimizi yakalamış, momentumu arkamıza almış gözüküyoruz. Nitekim Kobe de bunu "playoff'larda ve önesinde momentuma sahip olmak çok önemlidir ve şu anda biz buna sahibiz" diyerek onayladı. Bu iyi haber, çünkü bundan 5-6 maç önce; korkutucu 1-2 mağlubiyetten sonra "formumuzu kaybetmek için çok yanlış bir zaman" diye düşünüyorduk. Bu da Phil Jackson etkisi olabilir.

Takımdaki havayı ve arzuyu da çok beğeniyorum son dönemde. Önem arz eden, büyük maçları da bambaşka bir havayla oynayışımız da beni destekler nitelikte zaten. Çok önemli bir nokta: Gasol geldiğinden bu yana ligin ağır topları diye tabir edebileceğimiz takımlara hiç yenilmedik! Pau Gasol’lü Lakers olarak; Dallas’ı 2 kez (bir de Gasol’süz yendik, yani 3 kez), Phoenix’i, San Antonio’yu, New Orleans’ı ve Orlando’yu da 1’er kez yendik. Sadece bir kez Houston’a ve New Orleans’a yenildik ama ikisinde de Gasol oynayamamıştı, o yüzden o maçları Gasol’lü Lakers kategorisine almadım. Bu söylediklerim dışında, hedefleri yüksek olan hiçbir takıma kaybetmedik.

Andrew Bynum’ın artık playoff’larda dönüp de takıma ciddi katkı vermesini beklemek hayalcilik olur, çünkü ancak Konferans Finali’ne dönebileceği belirtiliyor. Mücadelenin o derece olduğu bir seriye de sakatlıktan yeni çıkmış birini salmak ne kadar akıllıca, tartışılır. Trevor Ariza'nın durumu ise hala belirsiz, O’nun da ikinci tura döneceği söyleniyor ama yine kesin bir durum yok. Yani yola çıkarken bu iki oyuncu bu senelik hiç yokmuş gibi düşünmek şimdilik en mantıklısı gibi duruyor.

Bu takım, bir sürpriz olup da Bynum herhangi bir sebeple takımdan uzaklaşmadığı sürece önümüzdeki 10-15 yılın pivotunu bulmuş gözüküyor şimdilik. Farmar, Turiaf, Ariza gibi gençler de arkadan geliyorlar. Kobe’nin de bu çalışma azmiyle en az 5 yıl daha bu seviyede oynayacağını, ve en az 8-9 yıl daha sahalardan uzak kalmayacağını düşünüyorum. E takaslar, draftlar vs. derken… Daha Pau’yu işin içine hiç katmadım. Kısacası bu takımın önünün çok açık olduğu kabak gibi ortada. Ve bu playoff’larda, olur da o çok istediğimiz şampiyonluğu, NBA Finali’ni ve hatta Konferans Finali’ni dahi yapamasak da bence o kadar da üzülmeye gerek yok. Çünkü muhtemel olarak seneye yine Boston’la birlikte ligin en büyük şampiyonluk adayı olarak başlayacağız sezona.

Geleceğimizi de bir paragrafla garanti altına aldıktan sonra gelelim playoff’lara… (NBA Finali’ne kadar bütün takımlara karşı saha avantajımız bulunan playoff’lardan bahsediyorum, yanlış olmasın. Olası bir 7. maçı Staples’ta oynayacak olmayı o kadar çok özlemişim ki…)

Söylediğim gibi karşımıza çıkacak rakip henüz belli değil. Ama öyle ya da böyle, zorlanarak veya çok rahat… Bu aç takımın ilk turu bir şekilde geçeceğinden sanırım tüm Lakerlar emin. Dallas da Denver da bence bizi eleyebilecek kapasitede, o arzuda takımlar değiller kesinlikle.

Bu durumda ikinci turda 4. ve 5. sıra eşleşmesinin galibi gelecek karşımıza. O da şu an belli değil. Utah, Houston, Phoenix üçlüsünden birinin gelmesi kuvvetle muhtemel. Utah gelmesi bence Kobe açısından bir artı olabilir bu turda çünkü Utah’ta Kobe’yi savunabilecek oyuncu bulunmuyor (Kirilenko’nun bu konuda çok başarısız olduğu defalarca kanıtlandı). Yani oyunun tıkandığı anlarda Kobe, o gazla devreye girebilir aniden. Yine benim düşünceme göre, bu gelmesi muhtemel olan 3 rakibi de 2. turda eleriz.

Konferans Finali’ne kadar çıktığımız takdirde yine gelmesi muhtemel olan takımlar içinden, şampiyon San Antonio’nun sıyrılıp rakibimiz olacağını düşünüyorum. Ama kadrosu yaşlı sayılabilecek son şampiyonun 2 tur boyunca Dallas, Phoenix, Utah, New Orleans, Houston takımlarından ikisiyle ortalama toplam 10-14 maç arası, uğraşıp da gelecek olması onlar adına düşündürücü, bizim adımıza ise avantaj sayılabilir. Yine de San Antonio bu, şampiyon adamlar. Yıllardır da aynı çekirdek kadroyla NBA’in tozunu attıran bir takım. Bogdan Tanjevic’in dediği gibi: “Şampiyon oldukları için değil, şampiyon bir takım oldukları için…

Tabii, böyle bir seride nelerin olabileceğini tahmin etmek, favoriyi tayin etmek imkansız. Bu durumda taraftar için kalpler, oyuncular için hem kalpler hem de tecrübe devreye giriyor. Bence bu iki konuda 1-1’iz Spurs ile… Bu seri için tahmin yapmak imkansız olsa da o anki duruma, iki takımın nerelerden, nasıl serilerden geldiğine de bağlı serinin kaderi. Yıllar sonra tekrar gelebilecek bir Lakers-Spurs serisinden bahsediyoruz burada. Boru değil, afedersiniz…

Devamını getiremeyeceğim, kusura bakmayın. NBA Finali’nde karşı karşıya olabileceğimiz bir Lakers-Celtics manzarası, şimdiden kalp yetmezliği sorunu olanlar için “NBA izlemeyi bırakma sebebi” olabilir çünkü.

İçinizden "herife bak Lakers'ı bir anda NBA Finali'ne kadar getirdi" diye düşünenler olabilir. Hemen belirteyim, benim burada ele aldığım olay takım gidebileceği en uç noktaya kadar giderse nelerin olacağıydı. Yani tahminim NBA Finali veya şampiyonluk falan değil. Hatta playoff atmosferini görmeden henüz ciddi bir tahminim bile yok.

Bu yıl playoff’lar hiç olmadığı derecede çekişmeli ve sert geçebilir. Çok tartışmalı ve yıllarca konuşulacak maçların sayısı önceki playoff’lara göre katlanabilir. Bizim yapmamız gereken takıma inanmak, desteği eksik etmemek. Sadece inanın bu takıma.

We’ve always believed! Let the game begin…


  • KONU DIŞI:

Phil Jackson'ın yaklaşık 2-3 hafta önce söylediği bir söz: "We think that we are going to have to win 57 or something like that if we want to finish at the top of this heap."
Yani: "Ligi tepede bitirmek istiyorsak, sanırım 57 veya o civarı bir galibiyet almamız gerecek."

— Ve bu geceki son maçı kazanırsak durumumuz 57-25 olacak. Başka söze gerek yok.


Çağlar Yıldız
 
< Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı   Bu köşeye yazılan bir önceki yazı >
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte, Mozilla Firefox 2 tarayıcısı ile görüntülenebilir!
Copyright © 2006-2008 LakersTR.com | admin@lakerstr.com