| Lakers, MVP Sıralaması ve Kobe Bryant |
|
|
| >> Çeviri: İsmail Özkısaoğlu | |
| Cuma, 21 Mart 2008 | |
Utah Jazz bu yıl (2008) kendi evinde hiç kaybetmemişti, 10 maçlık galibiyet serisi ile kulüp rekorunu yakalamışlardı fakat Lakers rekor için çıktıkları maçta etkileyici bir galibiyet alarak rekora engel oldu. İki uzunu Gasol ve Bynum'un yokluğunda Lakers, Kobe'ye ve bu maçla birlikte üst üste 4. double-double'ını yapan Odom'a güveniyordu. Deron Williams 26 sayı, 12 asist ve 7 ribaund ile Jazz'a liderlik etti, Carlos Boozer da 23 sayı ve 15 ribaund ile oynamasına rağmen Lakers'ın maçın başında yakaladığı 20-7 lik skordan sonra Utah bir daha maç içinde Lakers'ı yakalayamadı. Hatta maça ortak bile olamadı.Aslına bakılırsa bu maçın ana hikayesi Utah'ın Kobe'nin içeri sürekli dalışlarına engel olamamasıydı. Bu içeri dalışlarda Kobe ya çok rahat sayıya ulaştı ya da takım arkadaşlarına rahat, boş şut imkanları yarattı (Lakers maç boyunca 10-22 üçlük isabet ile oynadı). Lakers'ın bu domine edici oyununu izlerken aklıma bi soru takıldı; “Uzmanlar tarafından bu sezon Lakers ve Bryant kaç kez bu sefer işleri bitti olarak değerlendirildi?” İlk olarak sezon başlamadan önce insanlar ve "uzmanlar" Kobe'nin takasla yanına iyi bir oyuncu alınmaması ya da takas edilmemesi durumunda maçları ciddi oynamayacağını düşündüler. Tabi ki Bryant'ı az çok tanıyan herkes için bunlar çok saçma düşüncelerdi ve Bryant da bunu birçok kez kanıtladı. Bryant, sezonun açılış maçında Houston Rockets'a 2 farkla kaybedilen maçta 45 sayı ile oynadı. Ardından da Batı Konferansının güçlü ekipleri Suns ve Jazz karşısında takımı galibiyete taşıdı. Bu maçların ardından bu tip konuşmalar kısa süreliğine de olsa sona erdi.Andrew Bynum, Shaquille O'Neal takasından sonra pota altında ilk kez ciddi bir tehdit olarak ortaya çıktığından beri Lakers batı konferansında yukarılara doğru tırmanıyordu. Bynum da 13.1 sayı, 10.2 ribaund ve 2.1 blok gibi istatistiklerle herkesi büyülüyordu, öyle ki bazıları artık Bynum'un Lakers için Bryant'tan daha değerli olduğunu bile düşünmeye başlamıştı. Lakers maçlarını izleyip Lakers hücumlarında Bynum'un, Kobe'nin üzerine yoğunlaşan savunma boşluklarından nasıl verimli faydalandığını gören herkes bu görüşün o kadar da mantıksız olmadığını anlayabiliyordu. Bynum sayı üretmek adına post oyununu önemli ölçüde geliştirdi sezon ilerledikçe ama sayılarının bir çoğunu da hücum ribaundlarından buldu sezon boyunca. Bynum, Kobe sahadayken savunmaların onun üzerine odaklanmasının avantajını çok iyi kullanıp hücum ribaundlarını kovaladı ve bu sayede birçek kez rahatça sayıyı buldu. Bynum, Kobe sahada olduğu sürece kendisine yeteri kadar ilgi gösterilemeyeceğini çok iyi biliyordu ve bunu da iyi kullandı. Bynum'un sakatlığından sonra "uzmanlar" ikinci kez bu sefer Lakers'ın işi kesinlikle bitti, bu kadar zorlu bir konferansta playoff yapmaları dahi çok zor diye yazıp çizdiler. Onun yerine Kobe hücumda daha fazla sorumluluk aldı ve Bynum'suz ilk 10 maçı Lakers 5-5 ile geçti. Bu sürede Lakers; Spurs, Mavericks, Pistons ve Suns'a kaybetti, 10 maçlık serinin son 3 maçı da deplasmanda olmak üzere. Bryant Lakers'ın 3-3 ile geçtiği son 6 maçta 35.3 sayı 8.8 ribaund ve de %58 saha içi isabeti ile oynadı. Bu seride Toronto karşısındaki galibiyette Kobe 46 sayı ile oynarken, 39 sayıyla bitirdiği Detroit maçını da bir sayı farkla kaybetti Lakers. Bynum olmamasına rağmen Lakers hala 30-16 lık derece ile lig 6.’sı durumundaydı. 1 kez Allstar olmuş Pau Gasol takasıyla birlikte 10 maç öncesine kadar "uzmanlar"ın playoff yapamaz dediği Lakers yine "uzmanlar"ın gözünde bir anda şampiyon oluvermişti. Daha sonraki 17 maçı Lakers 14-3 ile geçti ve Batı'da liderliğe yükseldi. Daha sonra Gasol'un bileği burkulunca "uzmanlar" yine, üçünü kez olmak üzere 4 maçlık Hornets, Rockets, Mavs ve Jazz deplasman serisinde Lakers'ın dibi boylayacağını yazdılar. Bunun yerine Bryant 29 sayı ve %42.5 luk saha içi isabeti ile oynayarak 2-2 lik dereceyi sağladı ve bu derece Lakers'ın zirvede kalması için yeterli oldu. Zirveye oynayan takımlar için formül kabaca şu şekildedir; deplasmandaki maçların yarısını ve evindeki maçların da en azından %75 ini kazan. Bu kombinasyon zaten 50 galibiyet eder en kötü ihtimalle. Lakers, Bynum ve Gasol olmadan onlarla olduğu kadar güçlü mü, tabii ki hayır. Bu iki oyuncu olmadan şampiyonluk kazanabilirler mi, tabii ki hayır. Bu iki oyuncuyle birlikte Spurs'e karşı 7 maçlık bir seriyi kazanabilirler fakat bu oyunculardan yoksun bir şekilde kesinlikle ve kesinlikle 7 maçlık bir seriyi kazanamazlar, bu çok açık ve net. Fakat bu şu gerçeği de değiştirmez; Lakers'ın başarısının temel unsuru Kobe Bryant'tır. Al Jefferson Bynum'dan daha etkili istatisliklere sahip ve takımının hali ortada. Gasol'u düşünelim ya da; Bryant'sız kendi takımında neler yapmıştı. Bynum ve Gasol kesinlikle çok iyi oyuncular ve Bryant'a boyalı alanda yardımları dokunacaktır mutlaka, fakat Bryant'ın üzerine çektiği savunma da onlara bunu yapmaya imkanı tanıyacak, bu da bir gerçek. Buyrun size güzel bir düşünce testi; Bynum ve Gasol'ü Nash'e, Amare ve Shaq'ı Kobe'ye verelim. Bu iki takıma ne olurdu, ne dersiniz? Ya da Gasol ve Bynum'u Ginobili/Parker'a verelim Duncan ve Thomas veya Oberto ile yapılacak bir değişimde. İşler ne hale gelirdi düşünebiliyor musunuz? Bu sorulara verilecek cevaplar aslında apaçık ortada fakat "uzmanlar" Lakers'ı ve Bryant'ı dışarda tuttuğuna göre bu cevaplar o kadar da açık olmayabilir.Tüm bunların MVP oylamasına nasıl etki edeceğini görmek ilginç olacak. Geçtiğimiz iki sezonda Bryant'ın bu ödülü alamamasının sebebi olarak takımının 50 galibiyet elde edememesi gösterildi her yerde. O zaman geride kalan maçlarda Cavs 11-2 lik derece elde edemezse LeBron şansını kaybediyor, değil mi? Bu arada Lakers ise Batı'da en iyi galibiyet derecesi ile lider durumda, Bynum'un sadece 35 maç oynamasına ve Gasol'un de Laker olarak 18 maça çıkmasına rağmen. CP3 de MVP adayları arasında gösteriliyor ciddi şekilde ve insanlar Paul'un yardımcılarının Bryant'un yardımcıları kadar iyi olmadığını söylüyor. Paul'un bir numaralı yardımcısı David West 19.8 sayı ve 9.2 ribaund ile oynuyor ve allstar ile onurlandırıldı. Diğer bir Hornets uzunu Chandler da 11.6 sayı ve 9.2 ribaund ile oynuyor 64 maçta. Şu ana kadar Hornets uzunlarının daha formda olduğu çok açık ve her ikisi de Lakers uzunlarının oynadıklarından daha fazla maç oynadılar, bu da onlar için bir avantaj. Ayrıca şunu da unutmayalım ki Lakers'ın uzunları Gasol ve Bynum henüz birlikte sahaya çıkma şansını yakalayamadılar!!! Takımların yardımcılarından bahsederken Hornets'in üçüncü skorerinden de bahsetmemiz gerk mutlaka, Peja Stojakovic. Peja daha önce 3 kez Allstar olmuş, MVP oylamasını 4. bitirmiş ve de bu sezon saha içi üçlük isabetinde lig 6.’sı durumundaki bir oyuncu. Birkaç sezondur yaşadığı sakatlıklar Peja'yı yavaşlattı fakat şu anda durumu gayet iyi ve hala 30 yaşında. Lebron James ve Chris Paul harika oyuncular. James'i olası bir sıralamada Bryant'ın arkasına koyardım, Paul'u de hemen onların arkasına. Steve Nash ve Nowitzki'nin ödülü kazandığı kriteri göz önüne alırsak Kobe'nin bu yıl ödülü almaması gerçekten şaşırtıcı olur. Kevin Garnett belki de burada bahsedilmesi gereken bir diğer oyuncu ama Garnett şu an 2005-2006 sezonundaki Billups'ın oynadığı rolü oynuyor. Takımdaki birkaç allstar’dan biri ve takımın en iyi oyuncusu durumunda fakat takımdaki diğer yıldızların varlığı onun burada güçlü bir aday olmasını gerektirecek istatislikleri yakalamasına engel oluyor. |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- Sezon 2008-09





Utah Jazz bu yıl (2008) kendi evinde hiç kaybetmemişti, 10 maçlık galibiyet serisi ile kulüp rekorunu yakalamışlardı fakat Lakers rekor için çıktıkları maçta etkileyici bir galibiyet alarak rekora engel oldu. İki uzunu Gasol ve Bynum'un yokluğunda Lakers, Kobe'ye ve bu maçla birlikte üst üste 4. double-double'ını yapan Odom'a güveniyordu. Deron Williams 26 sayı, 12 asist ve 7 ribaund ile Jazz'a liderlik etti, Carlos Boozer da 23 sayı ve 15 ribaund ile oynamasına rağmen Lakers'ın maçın başında yakaladığı 20-7 lik skordan sonra Utah bir daha maç içinde Lakers'ı yakalayamadı. Hatta maça ortak bile olamadı.
İlk olarak sezon başlamadan önce insanlar ve "uzmanlar" Kobe'nin takasla yanına iyi bir oyuncu alınmaması ya da takas edilmemesi durumunda maçları ciddi oynamayacağını düşündüler. Tabi ki Bryant'ı az çok tanıyan herkes için bunlar çok saçma düşüncelerdi ve Bryant da bunu birçok kez kanıtladı. Bryant, sezonun açılış maçında Houston Rockets'a 2 farkla kaybedilen maçta 45 sayı ile oynadı. Ardından da Batı Konferansının güçlü ekipleri Suns ve Jazz karşısında takımı galibiyete taşıdı. Bu maçların ardından bu tip konuşmalar kısa süreliğine de olsa sona erdi.
Buyrun size güzel bir düşünce testi; Bynum ve Gasol'ü Nash'e, Amare ve Shaq'ı Kobe'ye verelim. Bu iki takıma ne olurdu, ne dersiniz? Ya da Gasol ve Bynum'u Ginobili/Parker'a verelim Duncan ve Thomas veya Oberto ile yapılacak bir değişimde. İşler ne hale gelirdi düşünebiliyor musunuz? Bu sorulara verilecek cevaplar aslında apaçık ortada fakat "uzmanlar" Lakers'ı ve Bryant'ı dışarda tuttuğuna göre bu cevaplar o kadar da açık olmayabilir.