Los Angeles Lakers
- Sezon 2008-09
· Sırada: Denver
· G-M: 9-1

Son Maç...
LA Lakers 105, Phoenix 92

Lig Sıralaması | İstatistikler
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Gündem: Çağatay Berilgen arrow Hayalden Gerçeğe Uzanan Yol: Derek Fisher
Anasayfa
Hakkinda
Forum
Fikstür
Oyuncular
Salary
Lakers Store
Staples Center
Laker Girls (2008-09)
Lakers'lı Ünlüler
Lig Sıralaması
Yazarlar
Linkler
Yazi Gönderin
İletişim
Röportaj YaptIk!
J. Crittenton ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —02/09/07
Kaan Kural ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —23/05/07
Maç Yorumlari

Takımımızın hergün oynadığı ve oynayacağı maçlar, forumda sitemizin ziyaretçileri tarafından yorumlanıyor. Tıklayın...

İletİşİm
· Editör & Bilgi Destek:
admin@lakerstr.com

· Umut Tuğaç:
damarcus@lakerstr.com
· Kaan Sunman:
sunmankaan@hotmail.com
· Şansal Kulabaş:
da_mekanika@hotmail.com
· Emre Özcan:
parmamaniac@gmail.com
· Ali Güney:
alikguney@gmail.com
· İ. Yalçın Şeker:
yalcinseker@hotmail.com
· Burak Omay:
lakers99@gmail.com
· Hilmi Doğan:
hilmydogan@gmail.com
· İsmail Özkısaoğlu:
eomer_info@yahoo.com
Multimedya

Forum sayfamıza üyelerimiz tarafından eklenen video ve resimler için buraya tıklayın...

Hayalden Gerçeğe Uzanan Yol: Derek Fisher Yazdır E-posta
>> GÜNDEM: Çağatay Berilgen   
Salı, 16 Ekim 2007
NBA’e girmek kolay değildir. Şu an basketbolcu olmak isteyen milyonlarca kişinin sadece ufak bir kesimi bu mertebeye erişebilecek. Tabii NBA’e giden yolda çıkışlar da olacak, inişler de...

İşte bu yolları geçmiş, birçok başarıya ulaşan Los Angeles Lakers’ın veteran guardı Derek Fisher’la, NBA’e nasıl adım attığı ve başına neler geldiği hakkında konuştuk...




• NBA’e giden yolda, karşınıza çıkan en büyük engel neydi?
Sanırım önümdeki en büyük engel, kendimden beklentimdi. Çocukken bir NBA yıldızı olmak istiyordum, süperstarların yaptığını taklit etmeye çalışıyordum, hatta onlardan iyi olmak için hergün çalışıyordum ama birgün onların seviyesine yükseleceğimi düşünmemiştim hiç. İşte kendi içimdeki duvarı yıkınca, herşey kolaylaşmaya başladı diyebilirim.

Bu cümleyi tamamlar mısın? “Çocukken basketbol sahası benim ...”
Arkadaşımdı. Cidden basketbol sahası benim bir arkadaşımdı, şöyle anlatayım; arkadaşlarla her zaman basketbol oynardık ve onların aileleriyle aralarında bir problem olduğunda veya bir işleri çıktığında, basketbol sahası benim tek arkadaşım olurdu ve tek başıma basketbol oynardım. Basketbol beni sıkılmaktan ve kötü işlere bulaşmaktan kurtaran birşeydi. Bazen jimnastik salonlarındaki sahalarda oynadım, bazen de sokakta. Ama her zaman bıkmadan oynadım zira o saha benim için orada duruyordu.

Basketbol oynayabilmek için ne gibi fedâkarlıklarda bulundunuz?
Evim liseme çok yakındaydı. Bu yüzden okulda koçun olup olmadığını bilmememe rağmen, her daim gidip “acaba koç geldi mi? “ diye kontrol ediyordum. Çocukken jimnastik salonunun kapalı olduğunu görünce, basketbol oynayamayacağım diye ağlıyordum. Salonun kapalı olduğunu görünce eve dönüyordum ve biraz zaman geçtikten sonra yine dışarı çıkıp salonu kontrol ediyordum. Ayrıca bu döngüyü uygularken; yani salona gidip, salondan geri gelirken yolda top sürüyordum. Kısacası hayatımı basketbola adamıştım...

Çocukluk kahramanınız kimdi ve neden çocukluk kahramanınızdı?
Magic Johnson... Onun hiçbir özelliğini, vücudunu, aklınıza gelebilecek hiçbir şeyini başkasıyla kıyaslayamazdınız. Favori oyuncumdu ve her zaman onu taklit etmeye çalıştım. Babam bir Lakers taraftarıydı ve bu yüzden her zaman Lakers-Magic ikilisini takip ediyordum. Magic’in yeteneği bir yana, kişiliğini de çok beğenirdim. Herkese basketbolu sevdiren, yanındakileri yücelten bir kişiydi.

Unutamadığınız çocukluk anınız neydi?
İlk smacım. Üniversitedeki 2. yılıma kadar smaç basmayı denememiştim bile. Birgün basketbol salonunda tek başımaydım ve aklıma smaç basmayı denemek geldi. Basketbol topu ile deneyeceğime daha kolaydan başlamayı tercih ettim ve voleybol topuyla denedim. O gün sırf smaç basmayı denedim ve amacıma ulaştım. Daha sonra da basketbol topuyla da smaç basmayı başardım.

Basketbol hakkında aldığınız en güzel tavsiye neydi?
Bence en etkili tavsiye, sahaya çıkmanı, çok mücadele etmen gerektiğini ve elinden geldiğince katkı yapmanı belirten tavsiyedir. Kariyerim boyunca böyle düşündüm, bu amaçla sahaya çıktım. Zaten bunlar, bir oyuncunun takımına verebileceği en güzel şeylerdir.

NBA’de oynamayı düşünen birine nasıl bir öğüt verirdiniz?
(Gülerek...) Çok çabuk büyümemesi gerektiğini söylerdim. Olduğu seviyeye bağlı olarak, oyunun niteliklerini öğrenmesi gerektiğini söylerdim. Eğer 4.-5. sınıfa gidiyorsa, NBA’deki oyuncular gibi olmaya çalışmaması gerektiğini belirtirdim. Ayrıca NBA yıldızlarını taklit edeceğine, oyunun gerekliliklerini öğrenmeye çalışmasını, fundamental’ını geliştirmesini önerirdim zira ancak bunları geliştirirseniz bir adım öteye gidebilirsiniz.

İlk defa kaç yaşında bir basketbol topuna sahip oldunuz ve ilk topuna sahip olduğunuzda duyguların nasıldı?
2-3 yaşındeyken, Dr J.(Julius Ervıng) pota-top setine sahip olmuşum. “Olmuşum” diyorum çünkü bunu ancak fotoğraflara bakarken öğrenebildim. Tabi basketbola 2-3 yaşındayken ilgi duymaya başlamam, beni büyüledi, inanamadım.

Basketbola karşı özel bir yeteneğinizin olduğunu ne zaman anladınız?
Koleje girmeden önceki yazda anlamıştım. Houston’a gidip, NBA’de ve bazı profesyonel liglerde oynayan oyuncuların da katıldığı bir organizasyonda boy gösterdim ve gayet de başarılıydım. Çok çalışarak birgün onlar gibi olabileceğimi düşünmeye başlamıştım.

Herhangi bir maçın ortasında “Aman tanrım, nerelerdeyim ben!“ dediğiniz oldu mu hiç?
Hiç bilmiyorum desem yeridir. Maç sırasında basketboldan başka hiçbir şey düşünmüyorum, tamamen oyuna konsantre olmuyorum. Bu yüzden böyle bir düşüncenin kafamdan geçtiğini zannetmiyorum. Ama şu an bulunduğum konumdan dolayı oldukça mutluyum, “İyi ki basketbolcu olmuşum” diyorum. Tabii maç sırasında değil...

Ailen seninle gurur duyuyor mu?
Benle gurur duyduklarından eminim. Ama doğruyu söylemek gerekirse, ben onlarla gurur duyuyorum. Beni buralara taşıyan, basketbolla ilgilenmemi sağlayan ve beni her zaman destekleyen kişiler onlar. Umarım onlar da benimle gurur duyuyordur ama asıl ben onlarla gurur duyuyorum. Aslında herşeyi onlar yaptılar...


Çağatay Berilgen



  • NBA.com’un, 13 Ekim 2007’de yayınladığı “My Amazing Journey-Derek Fisher” adlı yazının Türkçe çevirisidir.
 
< Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı   Bu köşeye yazılan bir önceki yazı >
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte, Mozilla Firefox 2 tarayıcısı ile görüntülenebilir!
Copyright © 2006-2008 LakersTR.com | admin@lakerstr.com