| "Lakers - Celtics" Rekabeti |
|
|
| >> GEÇMİŞTEN: Hilmi Doğan | |
| Cumartesi, 18 Ağustos 2007 | |
Merhabalar,Bu yazımda; Boston'ın, yaptığı hamlelerle, Doğu şampiyonluğunun erken adaylarından biri haline gelmesinin ardından, ezeli rakipleri olarak rekabetin tarihini irdelemeyi uygun buldum. Umarım zevkle okursunuz... 1950'ler; Rekabetin Altyapısı Oluşuyor... Minneapolis Lakers, NBA'in emzirme döneminde, ilk büyük süpergüçtü. George Mikan'lı Lakers, 1949, '50, '52, '53, '54 yıllarında şampiyon oluyordu. Yani 50'lerin ilk yarısını domine ettiler. 1956'da Mikan'ın emekliye ayrılmasından sonra en büyük hamle Elgin Baylor'ın takıma kazandırılmasıydı. Baylor'ın NBA'de oynamaya başladığı yıl olan 1958'de finale kadar çıkıldı fakat Boston karşısında tutunamayarak eve eli boş dönüldü. Boston Celtics ise NBA'deki ilk yıllarında Bob Cousy gibi bir oyuncusu ve Red Auerbach gibi bir koçu olmasına rağmen pek başarılı olamamıştı. Bunu engellemek adına Auerbach, St. Louis Hawks'la bir takasa girerek daha ligde maç oynamamış Bill Russell'ı kadroya kattı. 1957'de yılın çaylağı seçilen Tommy Heinsohn'u da kadrosuna katan Boston, aynı sezon finale çıktı ve ironik bir şekilde St. Louis Hawks'la geçen final serisinin sonunda tarihinin ilk şampiyonluğunu yaşadı. Cousy-Russell-Heinsohn üçlüsüyle sağlam bir temel atılmıştı ve bu, NBA'in gördüğü en dominant takımın temelleriydi. 1960'lar; Yollar Kesişiyor, Boston Seviniyor 1960-1961 sezonuna girilirken Lakers yenilik arıyordu ve takımın o dönemdeki sahibi Bob Short, organizasyonu Los Angeles'a taşımaya karar verdi. Aynı sezon öncesinde draft'ten Jerry West seçildi. '68 yazında da Wilt Chamberlain'i ve draft'ten Gail Goodrich'i kadroya katan, yani sürekli güçlenen kadrosuyla Los Angeles, 6 sefer kupanın bir kulbundan tuttu fakat kaldırmak nasip olmadı. Her seferinde karşılarına çıkan Celtics'ti. Boston, bu süreçte, 8 finalde 8 şampiyonluk yakalamıştı fakat parçalar eskimişti ve değişim şarttı.1970'ler; Fetret Devri Bu dönemde iki takımın da ligde herhangi bir baskınlığı yoktu ve iki takım finallerde hiç karşıya gelmedi. Lakers, Baylor'ın basketbolu bırakmasından hemen sonraki sezonda, '71-'72, West-Chamberlain-Goodrich üçlüsüyle şampiyonluğa ulaştı. Bu arada Elgin Baylor'ın baya bahtsız olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Celtics ise yaşlanmış oyuncularının formalarını yavaş yavaş tavana asarak yeniden yapılanma sürecine girdi. Çok da başarısız olmayan bu süreçte, 2 şampiyonluk kazanıldı ('73-'74,'75-'76). 70'lerin 2 takım adına da en büyük getirisi, dönemin sonlarına doğru draftlerde gelen oyunculardı. Boston, 1978 draftının 6. sırasından Indiana State University oyuncusu Larry Bird'ü seçti fakat Bird 1 yıl daha okuluna devam etmeye karar verdi. Takımını NCAA finaline kadar taşıyan Bird karşısında Michigan State University'i finale kadar taşıyan Earvin Johnson'ı buldu. Bu yeni bir rekabetin ilk ayağıydı ve bu raundu Magic kazandı. Earvin, 1979 draftı öncesi Gail Goodrich'in Utah'a gönderilip draft hakkının Lakers tarafından alınması sonucu ilk sıradan seçilip Los Angeles şehrinin yolunu tuttu. 1980'ler; "Magic vs. Legend" 80'ler. Lakers - Boston pick noktası. Bu yıllarda rekabet iyiden iyiye farklı bir şekil almıştı. Siyahilere karşı beyazlar, Showtime'a karşı yarı saha, Batı Yakası'na karşı Doğu Yakası, en önemlisi Magic'e karşı Bird. Bird '79-'80 sezonunda yılın çaylağı ödülünü kaldırırken Johnson, çaylak sezonunda hünerlerini göstermeye başladı ve takımının finale çıkmasına yardım etti. Ve her Lakers'lının bildiğini düşündüğüm, bilmiyorsa da bundan sonra çok duyacağı malum hikaye; Finallerde 76ers'la eşleşildi. Magic, takım kaptanı Kareem Abdul-Jabbar'ın olmadığı ve çok önemli 6. maçta pivot pozisyonunda başlayarak maçı muhteşem oynadı,maçı kazandırdı ve finallerin en değerli oyuncusu seçildi. 1980-1981 sezonunda Magic dizinden sakat olduğu için sadece 37 maç oynayabildi ve Lakers ilk turda Houston'a elenerek işkence gibi geçen sezonu fazla uzatmadı. Boston ise sezon öncesinde Golden State Warriors pivotu Robert Parish'i alarak ve draftten Kevin McHale'i alarak önemli boşluklarını doldurmuştu. Bu kadroyla finallere kadar çıktılar ve Houston Rockets'ı da alt ederek Bird'ün ilk final serisinde ilk yüzüğünü takmasını sağladılar. Bir sonraki sezon Magic, koç Westhead'in oynattığı sistemdeki memnuniyetsizliğini dile getirdi ve takasını istediğini söyledi. Westhead kovularak koçyerine asistan Pat Riley getirildi. Taraftarlar Magic'i yuhaladılar. Ama bu, Lakers'ı ileriye taşıyan bir hamle oldu ve Lakers, finallerde 76ers'ı 4-2'yle geçerek şampiyon oluyordu. Finaller MVP'si ise yine Magic Johnson'dı. Boston ve Bird ise bu sezonda pek kaydadeğer birşey yapamadılar.'82-'83 sezonuna yine şampiyonluk için giren iki takımdan finale yükselen taraf yine Los Angeles takımı oluyordu ama bu sefer karşılarında Moses Malone'u da kadrosuna katmış 76ers karşısına McAdoo ve Worthy gibi oyunculardan noksan çıkan Lakers 4 maç sonunda sahadan boynu bükük ayrılan taraf oluyordu. Takip eden sezonda, MVP ödülünü evine götüren Larry Bird, takımını finallere taşıyor ve karşısında Magic'li Lakers'ı buluyordu. Oldukça çekişmeli geçen seride 7. maçın sonunda skor tabelası keltler lehine 111-102'lik skoru gösteriyordu ve Boston şampiyon olmuştu. Legend, böylece hem '79 NCAA finallerinin öcünü hem de finaller MVP ödülünü kazanmıştı. '84-'85 sezonu da bir tek şey dışında değişmemişti. Larry Bird'e normal sezon MVP'si verilerek performansı onore edilmişti, finallerde de yine Celtics ve Lakers karşı karşıya geliyorlardı. Celtics, Lakers'ı ilk maçta büyük bir farkla yenerken Kareem Abdul-Jabbar sadece 12 sayı ve 3 ribaund kaydedebiliyordu (bkz: Memorial Day Massacre). Fakat bir sonraki maça akranlarının dayanamayacağı şekillerde hazırlanıp daha da hazır dönen Jabbar cevabını sahada veriyordu. 30 sayı 17 ribaund 8 asist 3 blok. Ve maçı kazandırmıştı. Serinin geri kalanında ancak bir maç koparabilen Boston'a karşı Lakers, bir kez daha şampiyonluk sevinci yaşamaya hak kazandı. Finallerin MVP'si ödülünü ise Kareem kazanıyordu. Ayrıca bu serinin birkaç farklı anlamı daha vardı tarihte; başka bir takım ilk defa Boston Garden'da kupayı kaldırıyor ayrıca Lakers daha önce finallerde alt edemediği Celtics'i ilk defa finallerde mağlup ediyordu. 1985-86 sezonunda finallerin adı değişmişti çünkü Lakers, batı konferans finalinde Rockets'a elenmekten kurtulamıyordu. Karşısında Houston'ı bulan Boston ise 6 maçta seriyi bitiriyor ve şampiyon oluyordu. Laryy Bird, bu sezon hem normal sezon hem de finaller MVP'si ödülüne layık görülmüştü. Sonraki sezonun finalleri yine beklenen şekilde Celtics-Lakers arasında oynandı. Finallere kadar yıpranmış ve sakatlar vermiş Boston finalde güçlü Lakers'a direnemedi. Bird'ü iyi savunan Michael Cooper ve Magic'in sayıya yönelik oyunu Lakers hanesine bir şampiyonluk daha yazdırdı. Finaller MVP'si ödülüne ise Magic sahip oldu. Bu seri iki takımın karşılıklı oynadığı son seri olup Celtics, bu finallerden günümüze kadar buralara çıkmayı başaramadı. Takip eden 2 sezonda Lakers-Detroit çekişmesi vardı. Bu iki finalde iki farklı galip çıktı. 88 finalinde Lakers, '89 finalinde Pistons şampiyon oldu. 80'ler ayrıca NBA'in heyecanını arttırdı. Daha önce boş tribüne oynanan maçlar ve reytingi düşük TV yayınları vardı. Magic-Bird çekişmesini Jordan hanedanlığı takip edince NBA, Amerika'nın merakla takip edilen profesyonel spor liglerinden biri oldu. 90'lar; Bulls Devri '90 finalinde Lakers bile yoktu. '91 finalinde ise vardı fakat Jordan ve arkadaşlarına yenik düştüler.'91-'92 sezonunda Magic'e AIDS teşhisi konuldu ve kariyerine derhal son vermesi önerildi. Fakat Magic All-Star'a seçildi, oynadı ve takımına galibiyeti getirerek All-Star MVPsi ödülünü aldı. 90'ların geri kalanında Bulls, Michael Jordan'la 5 şampiyonluk daha yaşarken Lakers ve Celtics, Magic ve Bird'ün bırakmasıyla yeniden yapılanmaya girdiler. Fakat kesin bir sonuç alamadılar. Lakers GM'i Jerry West hamleleriyle takımı tekrar bir şampiyon adayı yapmak için eksik kalan son parçanın koç olduğunu gördü ve Bulls macerasından sonra görevini bıraktığını açıklayan Phil Jackson'ı takımın başına getirdi. 2000'ler; Lakers three-peat, Boston re-re-re-building '99-'00 sezonunda Lakers için herşey tamamdı ve Shaq-Kobe ikilisiyle ilk şampiyonluklarını yaşadılar. Takip eden 2 yılda da şampiyon değişmedi. Fakat 2003 play-off'larında Spurs'e elenmelerinin ardından Karl Malone ve Gary Payton gibi iki önemli oyuncuyu kadroya katarak hem onlara bir yüzük armağan etmek hem de kaybettikleri itibarlarını geri kazanmak gibi bir düşünceleri vardı. Finale kadar geldiler fakat Karl Malone'un sakatlığı dahil bazı konularda sıkıntı yaşayarak eski güçlü savunmasını yapan Detroit Pistons karşısında ellerinden birşey gelmedi. Takım dağıldı, koç gitti ve geriye elde kala kala bir Kobe kaldı. Fakat Phil Jackson, dolgun bir ücrete tekrar takımın koçu olmayı kabul etti. Boston ise bu süreçte sürekli yeniden yapılanmaya çalıştı, ta ki bugüne kadar. Yeniden yapılanmadada pek başarılı olamadıklarını görmüş olsalar gerek, ellerindeki genç oyuncuları vererek Ray Allen ve Kevin Garnett gibi süperstarlara yeşil-beyaz formayı giydirdiler. Pek verimli geçirmediğimiz şu 2007 off-season'ında haftalardır konuşulan Jermaine O'Neal takası gerçekleşir ve yanına gerekli boşluklar da doldurulursa neden bir Lakers-Celtics finali daha izlemeyelim? Hoşçakalın... |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- Sezon 2008-09





Merhabalar,
1960-1961 sezonuna girilirken Lakers yenilik arıyordu ve takımın o dönemdeki sahibi Bob Short, organizasyonu Los Angeles'a taşımaya karar verdi. Aynı sezon öncesinde draft'ten Jerry West seçildi. '68 yazında da Wilt Chamberlain'i ve draft'ten Gail Goodrich'i kadroya katan, yani sürekli güçlenen kadrosuyla Los Angeles, 6 sefer kupanın bir kulbundan tuttu fakat kaldırmak nasip olmadı. Her seferinde karşılarına çıkan Celtics'ti. Boston, bu süreçte, 8 finalde 8 şampiyonluk yakalamıştı fakat parçalar eskimişti ve değişim şarttı.
Bir sonraki sezon Magic, koç Westhead'in oynattığı sistemdeki memnuniyetsizliğini dile getirdi ve takasını istediğini söyledi. Westhead kovularak koçyerine asistan Pat Riley getirildi. Taraftarlar Magic'i yuhaladılar. Ama bu, Lakers'ı ileriye taşıyan bir hamle oldu ve Lakers, finallerde 76ers'ı 4-2'yle geçerek şampiyon oluyordu. Finaller MVP'si ise yine Magic Johnson'dı. Boston ve Bird ise bu sezonda pek kaydadeğer birşey yapamadılar.
'90 finalinde Lakers bile yoktu. '91 finalinde ise vardı fakat Jordan ve arkadaşlarına yenik düştüler.