| Lakers 2007 Off-Season: Beyin Fırtınası |
|
|
| >> Volkan Bahçeci (misafir) | |
| Perşembe, 31 Mayıs 2007 | |
İçinde bulunduğumuz milenyum içinde bir zamanlar şampiyondu, şampiyonluğun en önde gelen adayıydı Lakers. Milenyum deyince uzun zaman önceymiş gibi geliyor. Yok çok değil, 2000, 01, 02 yıllarında “Yüzüklerin Efendisi”, hatta üç yıl önce bile Kobe-Shaq temelli, Payton-Malone destekli ve fazla potansiyelli olmayan ama idare eden görev adamlarıyla tamamlanan kadrosuyla Lakers, ligin belki de kağıt üstünde en güçlü kadrosuydu. Ancak 2004 yılında bu kadro şampiyonluğun eşiğinden döndü. Ve sonrasında gelip geçen yıllarda Staples Center’da hiçbirşey eskisi gibi olmadı. Peki ya bundan sonra ne olacak? 2004 yılında şampiyonluğun eşiğinden dönen kadrodan bugüne sadece Kobe, Walton ve (maalesef) Cook kaldı, ki Luke belki bu yaz gidecek. Bu noktaya nasıl geldi Lakers, bu satırları okuyan herkes az çok biliyordur, olan olmuş zaten; ama bu noktadan sonrasında neler yapılabilir, neler yapılmalı onlara değinmek istiyorum kendimce. İlginç bir durum, NBA (ve Amerikan) sisteminin rekabeti ve takımlar arası dengeleri koruyan yapısı ve bunun için getirdiği kurallara rağmen, iki farklı konferans arasındaki güç farkı her geçen yıl biraz daha Batı lehine artmaktadır. Şansa bakın ki 2010’lu yılların en dominant basketbolcuları arasında olmaları beklenen, bu yıl ki draftın şüphesiz en flaş isimleri Greg Oden ve Kevin Durant da çok büyük bir sürpriz olmazsa kendilerini iki Batı takımında bulacaklar. Kağıt üzerinde şöyle bir bakınca Lakers’ın konferans rakiplerine : Dallas, Phoenix, San Antonio, Utah, Houston ve Denver zaten Lakers’ın üzerinde galibiyet sayıları ile normal sezonu tamamlayan oldukça güçlü takımlar, ki hepsi de kadrolarının temel taşlarını muhafaza ediyorlar. Sonra Lakers var diyelim. Sonra Dallas’ı eze eze eleyerek tarih yazan Warriors, playoff’un kapısından dönen ve hiç küçümsenemeyecek bir kadro ve oyuna sahip LA’in diğer takımı Clippers, bütün yıl Peja’sız oynamasına ve diğer sakatlık sorunlarına rağmen, son maçlara kadar playofflar’ı kovalayan Hornets var. Bir de Batının en zayıf takımlarına bakarsak: Gasol’lu, Cap Space’li ve draft’in dördüncü sırasında seçme hakkına sahip olan Memphis, 2010’lu yılların müstakbel hegemonyası Portland, potansiyel başarılar konusunda komşusunu az geriden takip eden Seattle var. Garnett’li Minnesota ve Sacramento kalıyor geriye... Peki Lakers bunca güçlü rakibi arasında ilk sekize, hatta ilk dörde, hatta konferans finallerine, hatta hatta NBA şampiyonluğuna gidebilir mi? Ya da hepsinden önce sorulması gereken soru şu olmalı : - Lakers bunca güçlü rakini arasına nasıl ayakta duracak? Yeniden 2004 yılına dönelim. Koç Phil Jackson ve Malone bıraktı, Shaq gitti, Odom, Butler, ve Grant geldi, Payton ve Fox; Mihm, Jumaine, ve Atkins’e karşılık verildi. Kobe sözleşmesini uzattı, ve Lakers 2005’te uzun yıllar sonra kendini playoff dışında buldu. Sonradan Atkins ve Butler, Kwame için gönderildi, Phil Baba da geri geldi. Artık playofflar’a kalan, ama orada kalan(!) bir Lakers vardı, 2006 ve 07 Nisanları’nda. Ha bu arada -değinmeli mutlaka- ne olduğu hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan bir 2007 planından bahsetmeye başladı Lakers yönetimi bir zamanlar. Zamanla tek anlaşılan şey ise bu planın artık geçerliliğini kaybettiği oldu. Doğrusu NBA’in her dönemine bir şekilde damga vurmuş, en ünlü, marka değeri en yüksek takımından beklenen şey playofflar’a ite kaka kalıp, ilk turda varlık gösteremeden elenmesi değil kesinlikle. En sonunda “süppppperrrr” yıldız oyuncu Kobe Bryant da isyan etti zaten bu duruma, taraftarlar gibi.Vve Lakers yönetimi bunun üzerine bir kez daha düğmeye bastı. Da, hangi düğmeye acaba? Evet Lakers takımı, bu yaz önemli değişiklikler bekliyor, ama ne olacağı nasıl olacağı konusunda görüntü fazlasıyla bulanık şimdilik. İronik gelen bana, Lakers yönetiminin eline yüzüne bulaştırmış olduğu meçhul 2007 planına benzer bir hamleyi, belki de bu yaz tesadüfen yapacağı ve öyle bir durumda Mitch’in gelecek yılın menajeri seçilebilme ihtimalinin bile olması. (Evet kulağa çok komik geliyor) Lafı fazla uzattım, Lakers’ın 2007 yazı iç ve dış transfer seçenekleri üzerine konuşmak istiyorum... Öncelikle Lakers takımının stratejisinin ne olacağını sorgulamak lazım. Niyet, şampiyonluğa oynayacak “Contender” takımı yaratmak (deniyor). Elimizde bir MLE, 19., 40., ve 48. sıralarda draft hakları var. Ancak bu küçük dokunuşlar eldeki kadroyu maalesef contender yapmaz. Kısa vadede başarı, oyunu nasıl oynayacağını iyi bilen veteran oyuncularla gelir ancak. O halde yapılacak şey belli: Takas. Kobe hariç herkesin gönderilebileceği açık açık dile getirildiğine göre, takas malzemesi olarak elde Odom (2 yıl 28 M$), Kwame (1 yıl 9 M$), çoğu takımın ilgisini çeken Bynum, ve genç yetenek bağlamında biraz da Farmar var. Sözleşmesi biten ama kadroda tutulabilecek, veya sign™ yapılabilecek Walton, Mihm ve Turiaf var. Radmanovic (4 yıl 25 M$), Vujacic (1 yıl 1,8 M$) ve Cook (3 yıl 11 M$) da fazla aranan oyuncular olmamakla beraber olası takas pazarlıklarında yetenek ve ücret açısından tamamlayıcı olabilirler. Peki takas stratejisi ne ola ki? İşte beyin fırtınasına bu noktada başlayabiliriz... 1. Olduğu Gibi Bırak: Kupchak ve diğer yöneticiler takas adına hiç birşey yapmaz, yapamaz; MLE ile point guard avına çıkar ve yeniden sözleşme imzalanan ve de drafttan gelecek oyuncular ile kadroyu tamamlar Lakers. Veee gelecek yıl Xanax satışları patlar Los Angeles’ta... Üç seçeneğimiz var : Savunması iyi olan point guard almak, hücumda iyi olan point guard almak (, veya hem savunmada hem hücumda iyi olan point guard almak; Chauncey Billups gibi. Evet, evet... Bu üç seçenek içinde Billups’ı alırız diyenlerle bende üçün birini alacağımız konusunda hemfikirim. Eğer takas yapıl(a)mayacaksa, MLE ile (5,5 civarında bir kontratı kabul ederse) Maurice Williams derhal alınmalı. Diğer seçenekler içinde Jeff McInnis, Eddie House, Charlie Bell, ve Steve Blake sayılabilir. Tabi bu sayılanlardan ne katkı gelir bilmiyorum ama, piyasa bu! 2. Boşlukları Doldurun: Kobe, Odom, Kwame, Bynum gibi temel takas malzemelerine dokunmadan, küçük rötuşlar yapılır. Koç Phil Jackson’ın bir röportajında söylemiş olduğu şu söz dikkat çekici : “Sometimes it's important to understand that just small things can change the chemistry of a team.” (Bazen sadece küçük şeylerin bir takımın kimyasını değiştirebileceğini anlamak gerekir.) Point guard’ı takaslarda arayabileceğimiz, kısa forvet ve pota altına takviyede bulunabileceğimiz bir model bu. Burada Walton’ın kalması veya sign™ olması üzerine iki farklı senaryo uygulanabilir. Ha eğer doğrudan başka takımla anlaşırsa yapacak bişey yok. Yapılabilecek en etkili dokunuşlar, Artest’in alınması ve/veya Mo Williams’ın alınması olabilir. Sacramento Artest’ten her ne pahasına olursa olsun kurtulmak niyetindeyse eğer; Lakers için bir fırsattır, oynamaya değer bir kumardır bence. Bu takas Walton’ın sign™’i veya Radmanovic + ikinci tur draft hakkı şeklinde olabilir pekâlâ. Bunlardan başka Cook’a karşılık olarak Chicago’dan Duhon, veya Phoenix’ten Banks alınabilir. MLE ile uzun oyuncu alınır, kadroya derinlik ve seçenek ve de mümkünse biraz sertlik, o da olmadı tecrübe gelir. Uzun boylu FA’ler içinde Jamaal Magloire, Chris Webber, Darko Milicic, Rafael Araujo, Brian Skinner (Bucks’ın takım opsiyonu var), Melvin Ely, PJ Brown, Joe Smith gibi isimler var. 3. Aynı Tas, Farklı Hamam: (veya benzer bir şey) Yönetim Lamar ve Bynum karşılığında aradığını bulamaz, belki bir şey de aramaz; ve Kwame’nin ücreti dolgun, süresi kısa sözleşmesi olası takaslarda her iki taraf için cazip olur. Veya sign™’ler işler, hem bu yılın hem gelecek yılların draft hakları ortaya konur, falan filan.. - Chauncey Billups, Detroit’ten böyle bir yolla alınabilir mi? - Milwaukee ile Kwame (+ filler veya draft) = Mo Will (veya Bell) + Gadzuric (veya Skinner) - Atlanta’dan Josh Childress + Lorenzen Wright (+filler) alınır mı, alınmalı mı Kwame karşılığında? - Kwame + Draft mesela, New York’tan Crawford ile Frye’ı almaya yeter mi? MLE ile almak için orta boylu oyuncu bakarsak eğer; James Posey, Desmond Mason, Grant Hill (neden olmasın?), Morris Petterson, Ruben Patterson, Mickael Pietrus, ve Bonzi Wells sayılabilir. Ayrıca o paraya oynamaları zor ama Gerald Wallace, ve Jerry Stackhouse da FA’ler arasında. 4. Elmalar Ayrı, Armutlar Ayrı: “Bu takıma ikinci bir yıldız lazım ama bu Odom değil, denedik olmuyor...” diyorsanız ve Bynum’a inananlardansanız şöyle buyurun... Odom sözleşmesinde kalan iki yıl için sırasıyla 13,5 ve 14,5 alacak. İstatistikleri dolgun, oyun içindeki katkısı yokluğunda daha iyi anlaşıldı zaten. Yani uygun şartlar oluştuktan sonra bir ‘çok iyi’ veya birden çok ‘iyi’ oyuncu karşılığında takas edilmemesi için sebep yok. Odom üzerinden... a) Jermaine O’Neal alınabilir. Filler ekler, draft seçimi (bu yıl veya gelecek) veririz; Jermaine de (zaten oyuncu opsiyonu var) yönetime “Ya gidecem ya da gidiyorum” diye rest çekerse, Bird’ün eli kolu ve de kanatları bağlanır, paşa paşa verir Jermaine’i bize –ki hatırlayınız benzer bir olayı başka bir O’Neal bize yaşatmıştı zamanında.b) Gasol... Odom-Gasol temeline kurulacak bir takas ne Lakers için beklenen etkiyi yaratır ne de Memphis’in işine gelir. Çok konuşuluyor ama ben soğuk bakıyorum... c) (Eric Pincus yazmış, Burak Omay’ın çevirisinde okudum, aklıma yattı) Lamar Odom’a karşılık Milwaukee’den Mo Williams (S&T) + Charlie Villaneuva + Skinner veya Gadzuric. Eğer MoWill ile anlaşamayacaklarsa ve/veya Skinner için de ciddi bir niyetleri yoksa (takım opsiyonları var) veya Gadzuric’in kontratından kurtulma niyetindelerse, Bucks için müthiş olur. Doğuda undersized kalmayacak, çok yönlü ve çok etkili bir dört numaraya kavuşurlar. Lakers hem aradığı guardı bulacak, hem bir uzun alacak, hem de potansiyel sahibi, bir de istikrar sağlarsa hücumda oldukça etkili olabilecek bir yetenek kazanacak. Ancak böyle bir takas yapılırsa eğer, mutlaka üç numaraya alınacak iyi bir savunmacı ile (Ron Artest gibi) desteklenmeli. d) (Draft’ın galiplerinin Portland ve Seattle olması üzerine) Odom-Randolph takası. Lakers için neredeyse Jermaine takası kadar iyi bir seçenek. Hatta üzerine daha da birşey verilmezse daha bile iyisi denebilir. Bi de Jarrett Jack’i takasa katacak bir formül olursa tam süper olur. Zaten Portland Oden’ı alırsa LaMarcus ve Zach’den birisi fazla olacaktır o takımda. Odom’un durumu ise daha farklı çünkü Zach’ten daha kısa. Portland’ın rotasyonu Odom 3 ve 4, LaMarcus 4 ve 5, Oden 5 şeklinde olabilir, onların da çok işine gelebilir. e) Seattle da serbest kalma opsiyonunu kullanan Lewis’i pek aramayacak gibi duruyor, Durant’lı günlerinde. Öte yandan Seattle’ın iki oyun kurucusu Ridnour ve Watson’dan biri de fazla sanki o takımda. O halde Odom + filler (veya draft) = Lewis (S&T) + Ridnour (veya Watson) ... Ne dersiniz hoş olmaz mı? 5. Büyük Bilet Al, Büyük Oyna: Odom ve Bynum gider, tez elden bir süper yıldız gelir. Takımın en önemli ikinci adamını (yıldız) ve takımın en büyük gelecek umudunu (muhtemel süper yıldız) bir arada elden çıkarıyorsanız eğer, karşılığında gerçek bir süperyıldız görmek istersiniz: Duncan, Nowitzki, Garnett, veya LeBron gibi. Aslında yine de yetmez böyle isimleri almaya. Ancak bazı faktörler soru işareti yaratmıyor değil. Mesela Garnett takımından memnun değil, yakın bir zamanda da olmayacak. Minnesota Garnett’le bile olsa bu konferansta başarıyı bulamıyor, yakın bir zamanda bulabilecek gibi de görünmüyor. Oden ve Durant hayalleri doğru grupta ama yanlış takımlarda gerçeğe dönüştü. Öte yandan Minnesota belki de Bynum’ı en çok beğenen ve isteyen takımların başında geliyor. Yani iyimser bakarsanız Garnett, Odom ve Bynum karşılığında bir Laker olabilir. Ancak salary eşlemedeki zorluk, filler olarak Kwame kullanılırsa Lakers’ın pivotsuz kalacak olması, McHale’in gönülsüzlüğü gibi faktörler düşünüldüğünde bu iş zora giriyor. Ne diyelim, çıkmaz demeyin şansınızı deneyin! 6. Bonoları Paraya Çevirmek: Kobe’li, Odom’lu temel bozulmaz, ama Bynum iyi bir oyuncu karşılığında gönderilir. Contender olma tarihi öne çekilir, Bynum’lı gelecek feda edilir. Yalnız para demişken, bu seçenekte ciddi bir para problemi ortaya çıkıyor. Bynum’ın kontratı doğrudan katkı yapacak yıldız oyuncuları almak için yetersiz kalacaktır. Aradaki boşluğu dolduracak en önemli hatta tek önemli kontrat ise Kwame’nin, yani diğer pivotun. Yani para problemini aşalım derken bu kez de pivot(suzluk) problemi çıkıyor ortaya. Aslında Bynum + Kwame üzerinden Pau Gasol gelirse çok da problem olmaz bu durum. Gözde FA’lerden Billups veya Rashard Lewis bu seçenekte (Bynum üzerinden) ulaşılabilir oluyor (salary problemi aşılırsa). Hatta Indiana Jermaine O’Neal’i Bynum için vermeye, Odom’dan daha sıcak bakabilir. Çünkü ellerinde çok forvet var, ama pivot yok. Bynum’ın dahil olacağı Jason Kidd takasını ise, çokça konuşulduğu halde, pek mümkün görmüyorum şu saatten sonra. Yıl içinde Lakers’ın Kidd için eşleyebileceği biten kontratları vardı, ama şimdi olmayacak çünkü bittiler! Üstelik Kidd’in kontratını iki buçuk yıl ve 3 playoff için almak başka, iki yıl iki playoff 35 yaş 42 milyon dolar için almak daha başka. Geleceği bugüne taşımaktan ve de New Jersey’den eş zamanlı bahsetmişken akla bir ihtimal daha geliyor. Birkaç yıl önce Kenyon Martin’i üç adet birinci tur draft hakkı karşılığında Denver’a göndermişti Nets. Belki Nets’le Kidd için, veyahut başka bir takımla başka bir oyuncu için uygulanabilir. Aslında NBA yönetimi kabul eder mi, işin prosedürü nedir, onu da bilmiyorum tam olarak. Toparlarsak eğer, benim fikrim... 1.) Odom üzerinden Jermaine O’Neal için şansımızı zorlamak. Plase olarak, Odom karşılığında Randolph ve J. Jack için uğraşmalı. Biraz riskli olacak üçüncü seçenek ise Milwaukee’den Charlie Villaneuva, Maurice Williams ve Brian Skinner’ın alınması. 2.) Artest’in Walton veya Radmanıvic takasları yoluyla alınması. 3.) Hala point guarda ihtiyaç duyar konumdaysak, Cook-Duhon veya Cook-Banks takasına girmek, veya (+ filler ile) Seattle’ın kapısını Ridnour veya Watson için çalmak. 4.) Yukarıdaki maddelerde saydıklarımdan gerçekleşenler ışığında MLE ile uzun ihtiyacı varsa sırasıyla Magloire, Milicic (sınırlı), Ely denenmeli. Yok eğer uzun ihtiyacı yoksa ve Artest de alınmazsa swingman tarzı bir oyuncu denenebilir : Mo-Pete, Pietrus, Posey, Wells gibi. 5.) Büyük bir hamle yapılır da “Şampiyonluk” hakkında konuşacak bir konuma gelinirse şampiyonluk sevdalısı bir yıldız ‘veteran minimum’a gelebilir. Jalen Rose, Webber, veya Grant Hill gibi. Hiçbiri olmazsa Eddie Jones, Joe Smith, hatta PJ Brown bile katkı sağlar aslında. Oluşturulabilecek örnek kadrolar : 1. Odom + Sasha + Draft = Jermaine, Cook = Duhon, MLE = Magloire, Walton, Mihm, Turiaf = Resign Duhon, Farmar Kobe, Evans Walton, Radmanovic Jermaine, Turiaf, Magloire Kwame, Bynum, Mihm Walton veya Radman’ı Artest’e çevirip, bir de veteran minimum ile Jalen Rose’u ekleyin. 2. Odom = Randolph + Jarrett Jack , Walton (Radmanovic) = Artest Jack, Farmar, MLE Kobe, Evans, Sasha Artest, Radmanovic (Walton) Randolph, Cook, Turiaf Kwame, Bynum, Mihm Böyle bir kadroyu da Cook, Sasha, Draft seçimi v.b. üzerinden yapılabilecek takaslarla son şekline getirebilirsiniz. 3. Kwame + Draft = Mo Williams + Skinner, MLE Milicic Mo Williams, Farmar Kobe, Evans, Sasha Radmanovic, Walton Odom, Cook, Turiaf Milicic, Bynum, Skinner 4. Milwaukee ile takas fantezileri hiç bitmeyecek. Şuna ne dersiniz : Odom = Mo Williams + Charlie Villaneuva + filler Walton + Sasha = Artest Cook = Duhon MLE = Magloire Mo Williams, Farmar, Duhon Kobe, Evans Artest, Radmanovic Villaneuva, Turiaf, Magloire Kwame, Bynum, Mihm vesaire, vesaire... - Mikan, West, Baylor, Abdul-Jabbar, Magic, Worthy, Shaq, ve Kobe’den sonra 2010’lu yıllara -yaklaşırken Lakers yeniden Hanedanlık düzeyine ulaşacak mı? - Kobe’nin yanında yine yeni yeniden bir süper yıldız olacak mı? - Olması için Bynum beklenecek mi? - Yoksa Garnett veya Jermaine ile şampiyonluk hasreti biter mi? Ve benzeri çok soru var sorulabilecek, cevapları zaman gösterecek... Volkan Bahçeci (forumdan why me?) |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- Sezon 2008-09





İçinde bulunduğumuz milenyum içinde bir zamanlar şampiyondu, şampiyonluğun en önde gelen adayıydı Lakers. Milenyum deyince uzun zaman önceymiş gibi geliyor. Yok çok değil, 2000, 01, 02 yıllarında “Yüzüklerin Efendisi”, hatta üç yıl önce bile Kobe-Shaq temelli, Payton-Malone destekli ve fazla potansiyelli olmayan ama idare eden görev adamlarıyla tamamlanan kadrosuyla Lakers, ligin belki de kağıt üstünde en güçlü kadrosuydu. Ancak 2004 yılında bu kadro şampiyonluğun eşiğinden döndü. Ve sonrasında gelip geçen yıllarda Staples Center’da hiçbirşey eskisi gibi olmadı.
Yeniden 2004 yılına dönelim. Koç Phil Jackson ve Malone bıraktı, Shaq gitti, Odom, Butler, ve Grant geldi, Payton ve Fox; Mihm, Jumaine, ve Atkins’e karşılık verildi. Kobe sözleşmesini uzattı, ve Lakers 2005’te uzun yıllar sonra kendini playoff dışında buldu. Sonradan Atkins ve Butler, Kwame için gönderildi, Phil Baba da geri geldi.
1. Olduğu Gibi Bırak:
a)