| Kaan Kural ile Röportaj |
|
|
| >> Röportaj: Çağlar Yıldız | |
| Çarşamba, 23 Mayıs 2007 | |
Yaklaşık 1 ay önce forumda duyurmuştuk bu röportajı yapacağımızı.Oldukça keyifli bir röportaj oldu. Soruların bir çoğunu üyelerimizin tavsiyesiyle hazırladık. Röportaj konusunda desteği olan tüm üyelere ve hoşgörüsünü hiç eksik etmeyen Sayın Kaan Kural'a teşekkür ederiz... İşte bu keyifli röportaj... - Koyu bir Boston Celtics taraftarı olarak, Los Angeles Lakers’la aranızdaki bağ nasıldır? Takım hakkında düşünceleriniz ve Boston-Lakers’la ilgili unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz? İlk NBA'i izlemeye başladığım zamanlarda, yani 80'lerin ikinci yarısında elbette iyi değildi. Herkes Lakers'ı tutardı o dönemde. Biraz kendimi yalnız hisseder, dolayısıyla gençliğin de heyecanıyla saldırırdım Lakers'a. Ama her zaman saygı duymuşumdur. Sonuçta en büyük rakibinize saygı duymanız gerekir. Sizi yenen takımı sevmeyebilirsiniz ama saygı duymalısınız. Sonradan 90'larda o 'sevmeme' kalmadı. Zaten NBA sevgisi de Boston sevgisinin çok üzerine çıktı. Unutamadığım anım 85 finalleri elbette. Beta kasette ilk seyrettiğim finaldi. O yıla kadar tam 7 kez final oynamış ve hep yenmiştik Lakers'ı. Sezonun en iyi takımıydık ve ev sahibi avantajı bizdeydi. Garden'a 3-2 yenik gelmişti takım, ama Garden'da da yenildik ve ilk kez o sezon finali kaybettik sonra da iflah olmadık zaten. - 23 Ocak 2006 sabahı, bir tarihin yazılışına sayın Murathanoğlu’yla beraber tanık olduğunuzu biliyoruz. Kobe Bryant’ın, Toronto Raptors potasına gönderdiği 81 sayıyla ilgili gerek dergilerde, gerekse NBA Stüdyo programında bolca konuştunuz. O özel gecenin sizin zihninize yer eden kısmını bir de LakersTR.com okuyucuları için kısaca anlatabilir misiniz? O geceyi uzun bir yazıyla anlatmıştım. Ama en önemli bölümü bence son çeyrekte artık tamamen susup, sadece atılan sayıları saydığımız bölümdü. Yorum yapacak bir şey kalmamıştı ki zaten. Ağzımız açık seyrettik biz de olan biteni... - Gelelim günümüze... Tarihin en başarılı iki takımı; ne olacak bu Lakers’la Boston’ın hali? :) Lakers gene iyi. Bize baksanıza! Ama NBA'in güzelliği de burada. Başarıyı da başarısızlığı da sonsuza kadar sürdüremiyorsun. Bu denge bence ligi güzel yapan, sahada ve yönetimde akıllı ve sağduyulu kararları ödüllendiren bir düzen. Sağduyu demişken: "Doc Rivers ve Danny Ainge istifa!". Onlar gitmeden bizden cacık olmaz. Pierce'ı size versek aslında. Hem çocuk LA'li... Yazık oluyo bizde gençliğine. - Bir sezon önce Lakers'ın, Phoenix Suns'la oynadığı 7 maçlık, nefes kesen bir playoff serisi vardı. Lakers seriyi alma noktasına gelmişti, ama bir anlamda tecrübesizliğin kurbanı olduk. Bu sezon ise tarih tekerrür etti ve tekrar Phoenix ile karşılaştık. Fakat bu kez o kadar bile zorlayamadık... Siz ne düşünüyosunuz bu iki seri hakkında? En basit tanımıyla siz geçen sene daha iyiydiniz, onlar ise daha zayıf. Yine de yenemediniz. Bu sene onlar daha iyi, Amare vs hepsi tamamdı. Siz ise başta savunma olarak dökülüyordunuz. Phoenix'i biraz olsun yavaşlatmadan o skor potansiyeline kimse çıkamaz. Kobe bile! Yani serbest bırakılan bir Suns 120 sayıyı atıverir. İşin sırrı başta savunmadaydı. Bir de Bynum daha çok ham. Ayrıca bence insanların umduğu kadar büyük oyuncu olamayacak. - Geçen sezon sizin de tartışmasız MVP adayınız olan Kobe Bryant'ın, bu inanılmaz performansına rağmen belirli kriterlerden dolayı MVP olamadığını biliyoruz. Bu sezon ile geçen sezonki performansları arasındaki farklar nelerdi peki? Geçirdiği ameliyatın etkilerini ne kadar hissetti sizce? Ameliyattan öte, takımdan eskisi kadar destek alamadı. Sezonun ilk bölümünde alacağını zannettiği için sistem içinde kalmaya çalıştı ama Mihm ve Odom'un sakatlıkları, Smush'ın kafadan sakat olması zaten kısıtlı kadronun iyice elini ayağını bağladı. Kwame istikrarsız, Bynum çok ham ve abartılıyor. Luke dışında kimse iyi sezon geçirmedi ki. Ama sezonun ikinci yarısında sazı eline alınca gördük... - Maalesef Lakers, bu sezon sakatlıklarla başı büyük dertte olan onlarca takımdan biriydi. Sizce bu sezon hiç oynamayan Chris Mihm ve çok uzun bir dönem oynayamayan Lamar Odom, Kwame Brown ve Luke Walton’ın sakatlıkları takımın gidişatını ne kadar etkiledi? Sakatlıklar olmasaydı sizce durum şu ankinden farklı olur muydu? Söylediğim gibi çok etkiledi elbette Lakers'ı. Özellikle, ancak takımın bir arada oynaması halinde verimi çok artabilen üçgen hücumu ve 5 kişinin bir arada hareket etmesi gereken savunmayı vurdu bu sakatlıklar. Ama oyunun bir parçası bu... - Bilindiği gibi gelecek için büyük ümit bağladığımız ve bir çok kez ışık veren yetenekli gençlerimiz var takımda; Bynum, Farmar, Turiaf gibi... Bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? İçlerinden gelecekte yıldız oyuncu çıkabilir mi? Valla hiçbiri hakkında Lakers'lılar kadar iyimser değilim. Turiaf süper bir uzun yedeği olur ama o kadar. Farmar ise 9. adam olur en iyi. Bynum ise iyi bir uzun olabilir belki ama yıldız olamaz bence. Yani potansiyel diye diye bir hal oluyor herkes ama bence umulan kadar büyük oyuncu olmayacak. - 2 senedir Lakers’ın ismi bir çok takas dedikodusuyla anıldı; Boozer, Garnett, Gasol, Jermaine, Kidd vs... Ancak tabi bu tür takasları yapabilmek için en azından bir Odom ve yukarıdaki gençlerden birini vermemiz gerekiyor tabi ki. Lakers da genelde bu genç oyuncuları (hatta Odom’ı da) vermeye yanaşmıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, sizce Bynum veya Farmar takasta kullanılmalı mı? E zaten Kobe'nin bu düzeyde oynayabileceği şunun şurasında 3 belki 4 sene daha var. Bence hemen ne yapılacaksa yapılmalı. Lakers vasat olmakla tatmin olabilecek bir takım değil asla. Ya şampiyonluğa oynamalı ya da ne hali varsa görsün. İlk turda elenmek olabilecek en kötü şey bence. En iyisi Bynum + draft hakkı vs gibi opsiyonlarla kariyerinin son 2-3 verimli sezonuna giren Jason Kidd alınabilir. Elbette Garnett de süper olur. Keza Jermaine O'Neal da... Ama ben Kidd-Kobe ikilisinden oluşan bir guard yapısının olağanüstü olacağını düşünüyorum. Bu sisteme de çok uyar. Üçgen coşar, savunma 4 kademe iyileşir. Doğu da yeni NBDL olur! :) Eheh. - Sizce Lakers’ın şampiyonluk adayı olabilmesi, yeniden zirveye oynayabilecek düzeye gelebilmesi için ne gibi takviyelere ihtiyacı var? Yakın zamanda takımdan böyle bir performans bekliyor musunuz? Bir iyi hamle yeter bence. Kidd olur, Garnett olur, JO olur. Hepsi Batı'da Lakers'ı zirve adayı yapar. Ama o hamle gelmeli. Hem de hemen. - Peki GM’miz Mitch Kupchak hakkında neler düşünüyorsunuz? Çoğu Lakers taraftarı, kendisinin böyle büyük bir camiaya yakışmayacak kadar kötü bir GM olduğunu düşünüyor... Lakers öyle başka kulübe benzemez. Adamın işi de zor. Sürekli şampiyon takım yaratması bekleniyor. Kolay değil. 29 başka rakibi var ve aynı şartlar altında çalışıyor. Bi de Buss ailesi sürekli olaya karışıyor. Jim bir yandan, Jeannie bir yandan... İyi GM değil belki ama bu kadar da kötülenmeyi haketmiyor. Ligde belki de en zor koltukta çünkü. - Lakers’ın tüm tarihinden çıkarabileceğiniz en iyi ilk beşiniz hangisi olurdu? Magic - West - Baylor - Jabbar - Shaq. (Kobe de bıraksın basketbolu direkt alacağım takıma) - Biraz da daha genel sorulara geçelim... Son yıllarda süperstar düdükleri en çok kimlere çalınıyor? Sizce Kobe Bryant da bunların içinde mi? NBA yönetiminin, hakemlerin ve basının Kobe’ye (ve Lakers’a) adil davrandığına inanıyor musunuz? İlginçtir ki Kobe; ne LeBron, ne Wade ne de Duncan kadar düdük almıyor. Tamam O da korunuyor ama, bu saydığım üçlü kadar değil. Sanırım o tecavüz davasının izleri nedeniyle "NBA'in poster çocuğu" olarak görülmüyordu bir süredir. Ama imajı temizleyip acayip cilaladı. O da yeniden bu üçlü arasına girer. - Sitemizi takip ediyor musunuz? Dünya üzerinde belki de en fazla taraftara sahip olan Lakers'ın, Türkiye'deki bu "Türkçe Lakers Sitesi" oluşumunu neye bağlıyorsunuz, nasıl buluyorsunuz? Siteyi takip ediyorum. Açıkçası inanılmaz geliyor bana. Gerçekten çok büyük bir Laker topluluğu var Türkiye'de. Bence Lakers'la bağlantıya geçmelisiniz. Çünkü fazlasıyla hak ediyor. Çok önemli bir taraftar hareketi. - Gelelim size... Şu an Star TV’de yayınlanan Acemi Cadı adlı dizide basketbol koçu rolünü canlandırıyorsunuz. Diziye katılışınız nasıl oldu? Oyunculuk sizin için nasıl bir deneyim? Tamamen tesadüf. Dizinin orjinali Sabrina. Orada bir Amerikan futbol takımı koçu varmış. Türkiye'ye uyarlarken basketbol takımı yapmışlar. Koç için oyuncu bakarken de "Ya Kaan Kural'ı herkes biliyor. Sempatik de olur. Zaten iki satır rol. İlginç olur" demişler. Teklif ettiler. Önce tedirgin oldum. Yapabilir miyim diye. Ama zaten çok küçük rol olduğu için "Tamam" dedim. Dizi de tuttu. Devam ediyoruz bakalım. - Tüm site ekibi ve üyeleri adına, bu keyifli röportaj ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ediyorum... Rica ederim, ben de çok teşekkür ediyorum! |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- NBA Finals 2008





Yaklaşık 1 ay önce forumda duyurmuştuk bu röportajı yapacağımızı.