| Lakers Tarihi Büyülü Anlar (bölüm 2) |
|
|
| >> GEÇMİŞTEN: Can Arkun | |
| Cumartesi, 16 Eylül 2006 | |
Bir önceki yazımda sizlere Lakers tarihinde Lakers’ın rakipleri tarafından yaratılan büyüleri anlatmıştım. Bu yazım öncesinde artık kronikleşen tembelliğim nedeniyle verdiğim arada Lakers finaller tarihinde beni en çok etkileyen olayları bir arada toplamaya çalıştım, bir kısmını da sonraki yazılara sakladım. Kobe Bryant’ın Phoenix serisinin dördüncü maçında yarattığı mucizeden sonra ESPN’in verdiği anketten de yararlandım. En sonunda koskocaman bir listeyle karşı karşıya kaldım. Yazımı yazmadan önce belirtmeliyim ki bu takımı sevmek, bu takımdan etkilenmek için o kadar fazla sebebimiz varmış ki…
Nitekim bir önceki yazımda da “Bundan sonraki yazımda size bu sefer Lakers’ın bizzat yarattığı büyülü anları aktarmaya çalışacağım.” demişim. Öyleyse yarattığımız büyülerin bazılarını anlatmaya başlayalım… Zira hepsini anlatmak hiç de kolay olmasa gerek. 2000 Finalleri 4. Maç 2000 finalleri, NBA tarihinde sıkça görülen bir ayak bileği trajedisine sahne olmak üzereydi. Kobe Bryant, 1980 finalinde Kareem Abdul-Jabbar, 1988 finalinde Isiah Thomas ve 1991 yılında James Worthy’nin yüzleştikleriyle yüzleşmek zorunda kalmıştı. Kobe, ikinci maçta ayağını burkarak maçı bıraktı, buna rağmen Ron Harper ve Glen Rice 21’er sayı atarak maçın kazanılmasını sağladı. Lakers için bu maçın faturası ağır oldu ve Kobe, Indiana’da oynanan üçüncü maçı kaçırdı. Lakers maçı dokuz sayıyla kaybetmesinin yanında Indiana’ya gerçek anlamda direnemedi. Kariyerinin en iyi dönemini yaşamasına rağmen Indiana Shaq’ın tek başına mücadele etmesi için çok fazlaydı. Lakers’ın Kobe’ye, Batman’in de Robin’e ihtiyacı vardı. Dördüncü maç öncesinde, Kobe bileğini denerken herkesin içinde bir parça umut, bir parça da tereddüt vardı. Kobe’nin sahada durması bile yeterli olabilirdi ama sakat olan bileğin Kobe’yi ne kadar zorlayacağı da çok büyük bir soru işaretiydi. Bunun yanında bilek sakatlığı olan bir oyuncudan maksimum verim almak çerçevesinde Phil Jackson, Kobe’nin bileğini soğutmamak için fazla dinlendirmemeliydi. Lakers dördüncü maça, üçüncü maçta olduğu gibi yavaş başladı ve ilk periyot bittiğinde 10 sayı geriye düştü. Buna rağmen toparlanan Lakers, devre olduğunda farkı makul bir seviyeye getirdi, üçüncü periyot sonunda ise üç sayı ile öne geçti. Buna rağmen maçı kaybetmenin şampiyonlukla eş değer olduğunu bilen Indiana pes etmedi ve maçı 104–104 ile uzatmaya götürdü... Maçın uzatmaları ise gerçek bir kahramanlık hikayesine sahne oldu. Lakers 112-109 öndeyken uzatmaların tamamlanmasına 2:52 kala Shaquille O’neal 6 faulle oyun dışı kaldı. Buna rağmen Lakers sakat sakat oynayan Kobe Bryant önderliğinde ayakta kalmayı başardı. Kontrolü ele alan Kobe, Lakers’ın attığı son sekiz sayının altısını kaydetti. Bununla da kalmayıp Lakers’ın kullandığı son topta Brian Shaw’ın kaçan atışında ribaundu alıp topu ters bir şekilde tipledi. Indiana son topu kullanmadan önce 120-117 gerideydi ve Lakers bütün sezonun en iyi savunma performansına ihtiyaç duyuyordu. Bu gereksinime Rick Fox kariyerinin en kötü savunmasını yaparak karşılık verdi. Topsuz alanda Reggie Miller’a faul yaparak teknik faule neden oldu. Reggie Miller, teknik faulü sayıya çevirmesine rağmen son topta bütün kariyeri boyunca soktuğu üçlüklerden birinde başarı sağlayamadı. Lakers, Indiana’da dördüncü maçı kazanarak 1988’den sonra ilk şampiyonluğun yolunu açarken Kobe için de süper starlıktan çok büyük bir oyuncu olma yolu açıldı. Finaller için efsanelerin doğduğu yer diye bahsediyor. Kobe kariyerini bitirdikten sonra birçok büyük oyuncu gibi efsane olarak anılacak ve o efsanenin başladığı yer Conseco Field House olmalı. 2001 Finalleri 2. Maç: Shaq’ın Quadruple-Double Flörtü Lakers 2001 finallerine doğru yürürken, Batı takımlarının yapabildikleri en anlamlı hareket; “Lakers’ı dehşetle izlemek” olmuştu. Sadece konferans yarı finalinde Lakers bir kere bir maçı üç sayıyla kazanırken biraz zorlanır gibi olmuştu. Bundan daha da korkuncu, ligi en iyi normal sezon derecesiyle bitiren San Antonio’yu süpüren Lakers, evinde oynadığı son iki maçta disiplin abidesi San Antonio’ya ortalama 34 fark atmıştı. Karşısına gelen Philadelphia ise iki tane çok yorucu 7 maçlık seri geçirmişti. Allen Iverson, önce Vince Carter ile belki de 2000’li yılların bir seride yaşanan en büyük bire bir rekabetini yaşamıştı. Daha sonra Philly, ligin Sam Cassell, Ray Allen, Glenn Robinson ile en büyük dış gücüne sahip Milwaukee’yi zor da olsa geçmişti. NBA finallerini izlerken ilginç izleyici postaları televizyonda yayınlanır. Genelde bu postaların içeriği ertesi gün sınav olduğu ama öğrencinin en ufak bir ilgi göstermediği ve finallerin her şeyin önünde olduğudur. Bir taraftar postasında o seneki Philadelphia takımının NBA finalleri yerine yöresel bir hastanede bulunması gerektiğini ama yürekli oyunlarının onları buralara kadar getirdiğini yazmıştı. NBA finalleri başladığında çok yaygın bir kanı Lakers’ın, Philly’i de süpürerek play-off’ları yenilgisiz bitiren ilk takım olacağıydı. Ama Allen Iverson’ın mükemmel oyunu ile Philly daha ilk maçtan saha avantajını ele geçirdi. Lakers’ın 15–0 ile playoff bitirme hayalleri sona ermişti ama bundan daha önemlisi ikinci maçta kendini sorgulayan bir Lakers sahaya çıkmıştı. Lakers, maçın sonları yaklaşmış olmasına ve Shaq’ın gerçekten muhteşem bir maç çıkarmasına rağmen faul problemleri nedeniyle bir türlü yumruğunu masaya vurup maçı koparamamıştı. Maçın bitmesine 2:22 kala Lakers üç sayı ile öndeydi ve maçın en önemli hareketini yapmak Shaq’a düştü. İkili sıkıştırma üzerinden dokuzuncu asistini Derek Fisher’a veren Shaq’ın yarattığı basket ile Lakers 6 sayı öne geçti ve bir daha arkasına bakmadı. Shaquille O’neal belki de bu maçta her noktası başarılarla dolu kariyerinin en iyi maçlarından birini çıkararak maçı 28 sayı, 20 ribaunt, 9 asist ve 8 blok ile tamamlayıp quadruple double’ın kenarından döndü. Bununla kalmayıp bir final maçında en fazla blok yapma rekorunu paylaşan Bill Walton, Hakeem Olajuwon ve Patrick Ewing’e de ortak oldu. Shaq’ın serinin en kritik maçındaki inanılmaz oyunundan sonra Lakers seriyi 4-1 ile kazanarak tarihin en başarılı play-off performansına ulaştı. Shaq ikinci kez finallerin en değerli oyuncusu ödülüne layık görüldü. Bir final maçında 8 blok yapma rekoruna daha sonra 2003 finallerinin altıncı maçında Tim Duncan ortak oldu. O da quadruple double’ın ucundan döndü ama Duncan, Shaq’dan bir fazla asist yaparak triple double’ı tamamladı. 1972 Finalleri ve Wilt Chamberlain Lakers, 1972 finallerine başlarken iki tane çok büyük problemi vardı. Takım Los Angeles’a taşındıktan sonra oynadığı yedi finali de kaybetmişti. Bunun yanında takımın o ana kadar belki de gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu olan Elgin Baylor da emekliye ayrılmıştı.Lakers, 1971-72 sezonu içerisinde çok önemli başarılara ve değişikliklere tanıklık etmişti. Kazanılan en büyük başarı belki de kırılması imkansız olan üst üste 33 maç kazanılmasıydı. Bunun yanında Elgin Baylor’ın yokluğunda Gail Goodrich, takımın en skoreri oldu, Happy Hairston da takıma skordan çok ribaunt ile katkı vermeye başlamıştı. Ama normal sezonunda elde edilen başarılara rağmen Lakers çok yaşlı bir takımdı ve artık bir başarısızlığa daha kimsenin tahammülü yoktu. Bu yolda önüne çıkan engelleri birer birer deviren Lakers, karşısında iki sene önce yenildiği New York Knicks’i bulmuştu. İki sene öncesinin aksine Wilt Chamberlain bu sefer sağlıklıydı, New York’ta ise sakat Willis Reed’in yerine Jerry Lucas oynuyordu. Final serisinin Los Angeles’taki ilk iki maçı 1-1 geçildi. Üçüncü maçı kazanan Lakers, kaybettiği saha avantajını yeniden ele geçirdi. Dördüncü maçta şanssızlıklar Lakers için üst üste geldi. Dördüncü periyotta Chamberlain önce el bileklerinden sakatlandı, sonra sahaya geri dönmesine rağmen beşinci faulünü aldı. Kariyerinde hiç altı faulle oyun dışında kalmayan Chamberlain’in savunmayı rölantide götüreceği düşünülürken Chamberlain blokları ile New York’un kabusu oldu ve Lakers seriyi 3-1’e getirdi. Lakers beşinci maç için Forum’a çıkarken Wilt’in oynayıp oynayamayacağı şüpheliydi. Buna rağmen Wilt, ağrı kesici iğne olup maça çıktı ama bilekleri bir basketbolcudan çok bir boksörü andırıyordu ve topu tutması bile imkansız gözüküyordu. Bütün olumsuzluklara rağmen Chamberlain mükemmel bir maç çıkardı, maçı 24 sayı ve 29 ribaunt ile tamamladı. Lakers seriyi 4-1 ile kazanırken Wilt MVP ödülünü kazandı, Lakers da Los Angeles’a taşındıktan sonra ilk şampiyonluğu elde etti. Bir sonraki şampiyonluk için ise Lakers, Magic Johnson’ı beklemek zorunda kaldı. 1980 Finalleri 6. Maç: “Diğerleri” NBA tarihinin en büyük efsanelerinden biridir 1980 Finalleri’nin 6. maçı. O büyülü maçı Lakers kazanırken Magic Johnson o kadar gözleri kamaştırmıştır ki diğer oyuncuların oyunları göze batmamıştır. Magic’in bu ve diğer performanslarını diğer yazıma bırakarak mükemmel oynayan “diğerleri”nden bahsetmek istiyorum. Magic daha ilk sezonunda belki de kariyerinin en iyi maçını oynarken, Lakers’ta kariyerinin en iyi maçını oynayan sadece Magic değildi. Lakers’ın bir ara farkı 14 sayıya çıkardığı dördüncü periyotta tam 16 sayı bulan Jamaal Wilkes maçı da inanılmaz bir şekilde 37 sayı ve 10 ribauntla tamamladı. Belki Magic Johnson daha insani bir performans ortaya koyarken Lakers maçı kazansaydı bugün Wilkes de efsane bir Lakers oyuncusu olarak anılacaktı ve büyük ihtimalle forması emekli edilen sekizinci oyuncu olacaktı. Maçta ayrıca Jim Chones maçı 11 sayı 10 ribaunt ile tamamlarken Darryl Dawkins’i de 14 sayı ve sadece 4 ribauntta tuttu, defans uzmanı Michael Cooper da 16 sayı ile maça damgasını vuranlardan oldu. 1988 Finalleri: Yeni MVP Magic Johnson, James Worthy için “play-off tarihinin en iyi 10 oyuncusundan biridir” demişti. Lakers, 80’lerde ne zaman fırtınalar estirse hızlı hücumun sağ kanadından koşan her zaman James Worthy oldu. Lakers onun sakatlığı nedeniyle oynayamadığı 83 final serisinde Moses Malone ve Dr. J’li 76ers’e süpürüldü. Bir sene sonraki final serisinin ilk üç maçı sonrasında Jerry West, O’nu serinin o ana kadarki MVP’si olarak gösterdi ama seriyi Boston kazanınca Big Game James ödülden uzak kaldı. James Worthy 85 ve 87’de iki şampiyonluk yaşadıktan sonra 88 finallerinde Detroit’in karşısına Magic Johnson ile birlikte dikildi.James Worthy, 88 yılına kadar üç kere NBA finallerinde oynama şansı yakalamıştı ama üçü de ezeli rakip Boston’a karşıydı. Detroit, Boston’dan çok farklıydı. Boston kadar tecrübeli değillerdi, Bill Laimbeer ligin en nefret edilen oyuncusuydu ve Isiah Thomas, şampiyonluğu takıntıya varacak derecede fazla istiyordu. Lakers finallerde çok üstün gözükmese de 3-3 beraberlik ile serinin son maçına girmeyi başardı ve maç Lakers’ın evi Forum’da oynanacaktı. 7. maç öncesinde konuşulan tek şey Isiah’ın burkuk bilekle nasıl bir oyun sergilediğiydi. Herkes onun kahramanlığı karşısında çok etkilenmişti ama Isiah’ın 7. maç için hazır olmasına tıp imkan vermedi ve üçüncü periyoda kadar dayanabildi. Lakers 7. maçta son periyoda 15 sayı farkla girdi ama Pistons bir türlü pes etmedi. Yine de Worthy’nin sırtında Lakers zor da olsa galibiyete uzanarak Boston Celtics’den sonra şampiyonluk ünvanını koruyabilen ilk takım oldu. Big Game James de maçı 36 sayı, 16 ribaunt ve 10 asistle tamamlayarak insan üstü bir performans gösterdi, serinin MVP’si oldu ve kariyerinin ilk triple double’ını yaptı. James Worthy kariyeri boyunca mükemmel bir oyuncu oldu ama her zaman şöhret olarak takım arkadaşlarının arkasında kaldı. 82 yılında NCAA final four MVP’si olmasına rağmen finalde son şutu sokan Michael Jordan, bütün ilgiyi üzerine topladı. Hollywood’da ise spot ışıkları her zaman için Magic Johnson ve Kareem’in üzerindeydi. En sonunda belki de kariyerinin en büyük ödülünü kazandığında ise Isiah Thomas’ın kahramanlığı önüne çıktı. Yine de James Worthy her zaman tarihin en iyi kısa forvetlerinden biri olarak anılacaktır ve ben eminim ki Big Game James olmasa, Showtime basketbolu bu kadar mükemmel asla uygulanamazdı. Bu yazımda Lakers finaller tarihinin en büyülü performanslarını bir araya toplamaya çalıştım. Magic Johnson’ı diğerlerini gölgede bırakmaması için bir sonraki yazıya bıraktım. Kendisini bir yazı sonra Lakers tarihinin en büyülü anlarında anacağımdan şüpheniz olmasın. |
| < Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı | Bu köşeye yazılan bir önceki yazı > |
|---|
- Sezon 2008-09





Bir önceki yazımda sizlere Lakers tarihinde Lakers’ın rakipleri tarafından yaratılan büyüleri anlatmıştım. Bu yazım öncesinde artık kronikleşen tembelliğim nedeniyle verdiğim arada Lakers finaller tarihinde beni en çok etkileyen olayları bir arada toplamaya çalıştım, bir kısmını da sonraki yazılara sakladım. Kobe Bryant’ın Phoenix serisinin dördüncü maçında yarattığı mucizeden sonra ESPN’in verdiği anketten de yararlandım. En sonunda koskocaman bir listeyle karşı karşıya kaldım. Yazımı yazmadan önce belirtmeliyim ki bu takımı sevmek, bu takımdan etkilenmek için o kadar fazla sebebimiz varmış ki…
2000 finalleri, NBA tarihinde sıkça görülen bir ayak bileği trajedisine sahne olmak üzereydi. Kobe Bryant, 1980 finalinde Kareem Abdul-Jabbar, 1988 finalinde Isiah Thomas ve 1991 yılında James Worthy’nin yüzleştikleriyle yüzleşmek zorunda kalmıştı. Kobe, ikinci maçta ayağını burkarak maçı bıraktı, buna rağmen Ron Harper ve Glen Rice 21’er sayı atarak maçın kazanılmasını sağladı. Lakers için bu maçın faturası ağır oldu ve Kobe, Indiana’da oynanan üçüncü maçı kaçırdı. Lakers maçı dokuz sayıyla kaybetmesinin yanında Indiana’ya gerçek anlamda direnemedi. Kariyerinin en iyi dönemini yaşamasına rağmen Indiana Shaq’ın tek başına mücadele etmesi için çok fazlaydı. Lakers’ın Kobe’ye, Batman’in de Robin’e ihtiyacı vardı. Dördüncü maç öncesinde, Kobe bileğini denerken herkesin içinde bir parça umut, bir parça da tereddüt vardı. Kobe’nin sahada durması bile yeterli olabilirdi ama sakat olan bileğin Kobe’yi ne kadar zorlayacağı da çok büyük bir soru işaretiydi. Bunun yanında bilek sakatlığı olan bir oyuncudan maksimum verim almak çerçevesinde Phil Jackson, Kobe’nin bileğini soğutmamak için fazla dinlendirmemeliydi.
Lakers 2001 finallerine doğru yürürken, Batı takımlarının yapabildikleri en anlamlı hareket; “Lakers’ı dehşetle izlemek” olmuştu. Sadece konferans yarı finalinde Lakers bir kere bir maçı üç sayıyla kazanırken biraz zorlanır gibi olmuştu. Bundan daha da korkuncu, ligi en iyi normal sezon derecesiyle bitiren San Antonio’yu süpüren Lakers, evinde oynadığı son iki maçta disiplin abidesi San Antonio’ya ortalama 34 fark atmıştı. Karşısına gelen Philadelphia ise iki tane çok yorucu 7 maçlık seri geçirmişti. Allen Iverson, önce Vince Carter ile belki de 2000’li yılların bir seride yaşanan en büyük bire bir rekabetini yaşamıştı. Daha sonra Philly, ligin Sam Cassell, Ray Allen, Glenn Robinson ile en büyük dış gücüne sahip Milwaukee’yi zor da olsa geçmişti.
Lakers, 1972 finallerine başlarken iki tane çok büyük problemi vardı. Takım Los Angeles’a taşındıktan sonra oynadığı yedi finali de kaybetmişti. Bunun yanında takımın o ana kadar belki de gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu olan Elgin Baylor da emekliye ayrılmıştı.
Magic Johnson, James Worthy için “play-off tarihinin en iyi 10 oyuncusundan biridir” demişti. Lakers, 80’lerde ne zaman fırtınalar estirse hızlı hücumun sağ kanadından koşan her zaman James Worthy oldu. Lakers onun sakatlığı nedeniyle oynayamadığı 83 final serisinde Moses Malone ve Dr. J’li 76ers’e süpürüldü. Bir sene sonraki final serisinin ilk üç maçı sonrasında Jerry West, O’nu serinin o ana kadarki MVP’si olarak gösterdi ama seriyi Boston kazanınca Big Game James ödülden uzak kaldı. James Worthy 85 ve 87’de iki şampiyonluk yaşadıktan sonra 88 finallerinde Detroit’in karşısına Magic Johnson ile birlikte dikildi.