Los Angeles Lakers
- Sezon 2008-09
· Sırada: Denver
· G-M: 9-1

Son Maç...
LA Lakers 105, Phoenix 92

Lig Sıralaması | İstatistikler
Anasayfa
Hakkinda
Forum
Fikstür
Oyuncular
Salary
Lakers Store
Staples Center
Laker Girls (2008-09)
Lakers'lı Ünlüler
Lig Sıralaması
Yazarlar
Linkler
Yazi Gönderin
İletişim
Röportaj YaptIk!
J. Crittenton ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —02/09/07
Kaan Kural ile yapılan röportajı okumak için tıklayın! —23/05/07
Maç Yorumlari

Takımımızın hergün oynadığı ve oynayacağı maçlar, forumda sitemizin ziyaretçileri tarafından yorumlanıyor. Tıklayın...

İletİşİm
· Editör & Bilgi Destek:
admin@lakerstr.com

· Umut Tuğaç:
damarcus@lakerstr.com
· Kaan Sunman:
sunmankaan@hotmail.com
· Şansal Kulabaş:
da_mekanika@hotmail.com
· Emre Özcan:
parmamaniac@gmail.com
· Ali Güney:
alikguney@gmail.com
· İ. Yalçın Şeker:
yalcinseker@hotmail.com
· Burak Omay:
lakers99@gmail.com
· Hilmi Doğan:
hilmydogan@gmail.com
· İsmail Özkısaoğlu:
eomer_info@yahoo.com
Multimedya

Forum sayfamıza üyelerimiz tarafından eklenen video ve resimler için buraya tıklayın...

Off-Season 2006 Yazdır E-posta
>> STAPLES BÜFE: Emre Özcan   
Cumartesi, 29 Temmuz 2006
Bir heyecansız sezon sonunun daha ortalarını devirmek üzereyiz.. Sağolsun, sevgili GM'imiz sayesinde minimum düzeyde heyecan, kimi hayalkırıklıkları, bazı sevinçler içinde geçen bir off-season daha bitmek üzere.. Aslında zaman var elbet ama yapacak hamle kalmadı, bir hadise daha bekliyoruz, onun dışında yeni sezona hazır gibiyiz. Geçen sezondan sonra bazı(?) sorunlarımız düzeldi, bazıları hala büyüyerek durmaya devam ediyor... Ama coachumuz Phil Jackson, oyuncumuz Kobe Bryant.. İçimiz rahat mı? Bence evet, şu an için benim bir kuşkum yok diyebilirim yeni sezona dair, geçen seneki kısmi başarının da artarak devam edeceğini düşünüyorum hatta.. Peki neler oldu Phoenix Suns serisinden sonra, bir de onlara bakalım...


Vladimir Radmanovic
Evet, saygıdeğer kişiliğimiz Mitch Kupchak'in ilk icraati bu oldu.. Elimizde bulunan MLE kontrat hakkının herkes point guard'a kullanılmasını beklerken Lakers camiasına bomba gibi düşen bir Radmanovic'le kalakaldık.. Point guard olarak opsiyonlarımız neydi denecek olursa yüksek sesle konuşulan bir Marcus Banks ve en az yıllık 9-10 milyon dolarlık bir anlaşma imzalayacağı düşünülen Mike James vardı halihazırda.. Öncelikle Banks'e gayet soğuk bakan bir insandım ve açıkçası gelmesini istemiyordum.. Mike James ise her hattıyla Phil Jackson kalemi olduğuna inandığım, bir yıldır hayallerini kurduğum bir isimdi fakat geçen sene sonlarına doğru yaptığı açıklamalarda istediği paraları duyunca hayal olarak kalmıştı sadece.. Vladimir Radmanovic'le imzaladığımız kontrattan sonra bu iki isim de rahatlıkla verebileceğimiz paralara başka takımlara transfer oldular.. Banks için dediğim gibi kesinlikle üzgün değilim, yolu açık olsun.. Ama Mike James için ağlıyorum, vasatın hayli üstünde savunması, iki adam üstü üç sayılık atışları bile çatır çatır sokabilmesi ve tecrübesi göz önünde bulundurulunca Phil Jackson'ın istediği iyi savunmacı ve şutör point guard profilinin etten, kemikten bir insanda yansıması oluşuyor adeta.. O açıdan kaçan balık büyük yani.. Bu arada Marcus Banks Phoenix Suns yolunu tuttu.. Hem Phoenix, hem Marcus Banks açısından gayet kötü bir transfer olarak görüyorum.. Hemen hemen 35-40 dakikası garanti bir Steve Nash'in ve Mike D'Antoni'nin sevdiği adamlardan biri olan Leandro Barbosa'dan kendisine en fazla 10-15 dakika kalacağını düşünüyorum, zaten şutu da yok, Mikey ne yapsın öyle adamı? Büyük ihtimalle Nash'in olmayan savunmasıyla kendilerine karşı azıtan PG'ları yavaşlatmak için 10 dakika civarı kullanacakları bir adam aldılar.. Ha bu Phoenix'e koymaz ama son senesinde 30 dakika ortalama yapmış, kariyerini bir aşama ileriye taşıyıp bunun devamını getirmek isteyen Banks'i bitiren bir transfer olabilir.. Mike James de Minnesota Timberwolves yolunu tuttu, Kevin Garnett'le birlikte rahatlıkla karakteristiğini gösterebileceği bir takım.. Kevin Garnett'in dish'leriyle maç başına 3-4 civarı üç sayı ortalamasını tutturacaktır rahatlıkla, bize de izlemek kalır hüzünle..

Vladimir Radmanovic'e gelince, kuşkusuz takımdaki sorunlardan biri olan dış şutlar için gayet iyi bir opsiyon.. Bu sene Los Angeles Clippers'ta %42'yle 3 attı ve izlediğim hemen hemen her maçında tercihlerini boş kalmayı bekleyerek değil de doluyken, el üstü yapan bir yapı sergiliyordu.. Yani demem odur ki gerçekten bu adam iyi şutör, önceki senelerde de %40'a çıkamasa da gayet yeterli yüzdelere sahip, kendisine güveni nedeniyle birçok tercihini de önünde adam varken yaptığını düşününce gerçekten iyi rakamlar bunlar.. Özellikle Phil Jackson, triangle offense, Kobe Bryant'a gelen ikili, hatta üçlü sıkıştırmaları düşününce Vladimir Radmanovic kafada ampullerin yanmasına bile neden olabilir.. İstikrarsızlığı ve 2.08'lik boyuyla fırlama 3 numaralara karşı savunmada paspas olabilme ihtimallerinin hayli yüksek olması düşündürmüyor değil ama ne olursa olsun 4 ve 5 numaralarla birlikte ilk beşte 3 tane 2.10luk adamın bulunması rebolar konusunda ayrı bir güven.. (Her ne kadar Radman boyuna göre kötü bir rebocu olsa da)

Sonuç olarak Radmanovic hamlesini sadece Kupchak odaklı değil de, Phil Jackson'ın da özellikle istediği bir oyuncu seçimi olarak görmek istiyorum.. En azından bu, 1 ve 5 numaralarda bu kadar büyük sorunlara sahip bir takıma sahipken sadece şutu nedeniyle MLE'nin bir 3 numaraya harcanması yüzünden oluşan hayal kırıklıklarımızı giderecek bir hadisedir.. Bütün Laker'lar gibi ben de Kupchak'tense Phil Jackson'a güvenmeyi tercih ediyorum çünkü..

Draft 2006
Beklenmedik bir şekilde seçimimiz bu sene NCAA Finali oynayan UCLA'in en önemli oyuncusu olarak görülen point guard Jordan Farmar oldu.. Şaşırmamızın nedeni draft'e doğru son günlerde bütün Lakers forumlarında konuşulan isimlerin tamamen farklı yönlere kaymasıydı.. Özellikle son 2-3 gün içinde Cincinnati Bearcats oyuncusu James White'ın ismini fazlasıyla duymuş bir topluluk olarak Jordan Farmar ismi oldukça sürpriz oldu ama benim gönlümden geçen ilk oyuncunun zaten Farmar olması nedeniyle oldukça sevindiğim bir şekilde sonuçlandı bu seneki draft.. Jordan Farmar'ın son günlerde bu kadar arkalara düşmesinin nedeni iyi oyuncu olmaması değil, tam tersine bizden önceki birçok takımın listesinde olduğu ve bize gelmeden seçileceği hemen hemen kesin olarak görüldüğü içindi.. Zaten Mitch Kupchack de draft sonrası biz Jordan'ın bize kalacağını düşünmüyorduk, sürpriz oldu, kaldığını görür görmez kararımızı değiştirip düşünmeden kendisini seçtik mealinde bir açıklama yaptı. Öncelikle şehrimizin çocuğu Jordan, Los Angeles Lakers'a gönülden bağlı bir arkadaş.. Bu bile başlı başına bir neden ama asıl sevinme nedenim oldukça iyi oyun içi özellikleri tabii ki.. Bülent Bedri kardeşim kendisiyle ilgili gerekli bilgileri sitede daha önce verdi zaten, o yüzden oralara fazla dalmak istemiyorum, çok daha yakından takip eden birinden okudunuz zaten.. Ama gerçekten oyunculuğu olsun, kişiliği olsun, 10 numara bir insan daha kazandırdık franchise'a, bu gerçekten güzel.. Zaten özellikle iki senedir iyi oyuncuların yanında oldukça iyi insani özelliklere sahip oyuncular seçiyoruz, bu da çok önemli bir gelişme.. Andrew Bynum olsun, Ronny Turiaf olsun, Jordan Farmar olsun hepsi pırıl pırıl insanlar... Gençleri böyle sorunsuz insanlardan seçmek de franchise'ın geleceği açısından oldukça önemli. Özellikle Turiaf ve Farmar'ın karakterli yapılarının kulübün geleceğinde önemli rol oynayacağı inancındayım..

Bu arada 51. sırada seçtiğimiz Cheick Samb'i Detroit Pistons'lı Maurice Evans'la trade ederek yıllar sonra ilk defa rakip kazıkladığımız bir trade'e şahit olduk, bu açıdan da çok mutluyuz.. Ulu insan Kupchak'in yıllar sonra gelen bu siftahı da Los Angeles sokaklarında büyük kutlamalara sebep oldu, kurbanlar kesildi.. Orange County'deki insanlar ilginç bir şekilde hayır duasına falan çıktı... Sevinçliyiz.. (Ne yazık ki trade'den sonra gelen haberler, trade için özellikle Maurice Evans'ın Detroit yönetimine çok bastırdığı yönünde, bastıran yine Kupchak olmamış yani ama olsun be, biz böyle de sevinçliyiz. Çok yaşa Kupchak...)

Pota Altı Sorunu
Geçen sene, sene boyunca yalan olduğumuz konulardan biriydi tabii ki, bu sene büyüyerek devam etmesi muhtemel.. Lamar Odom'un 4 numaraya kayacağının Phil baba tarafından açıklanması ve hemen arkasından Kupchak tarafından teyit edilmesinden sonra geçen sene Kwame-Mihm'li bir pota altının arkasından Lamar-Kwame'nin gelecek olması "size" olarak büyük sorunları da beraberinde getiriyor.. Lamar Odom'un Lakers'a geldiği ilk senesinde 4 numarada, özellikle batının hayvani power forward'larına karşı neler çektiğini hepimiz biliyoruz.. Şimdi, sadece Phoenix Suns serisinde, 5 numarası Boris Diaw olan bir rakibin pota altına üstünlük kurduk diye Lamar'ın tekrar buraya kayması garip, garip olduğu gibi anormal bir kumar da aynı zamanda.. Ama tek neden elbette Suns serisi olamaz, Phil babanın zekasına hakaret etmemize de gerek yok.. 3 numaradan düzenli şut ve 3 katkısı bekleyen bir hoca olarak Lamar'dan bunu hiç elde edememiş olan bir Phil Jackson'ın bari Lamar'ı 4'e kaydıralım, 3 numaradan Radman'la yeterli desteği alırız demesini de fazla yadırgamamak lazım. Çünkü, özellikle 3 sayılar konusunda Lamar Odom geçen sene 10-15 maçlık bir dönem dışında hiçbir zaman bekleneni veremedi, hücumumuzun sekteye uğramasında da başrollerden birini oynadı bu yapısıyla..

Peki Lamar 4'e kayınca ona biçilen yeni Scottie Pippen rolü ne olacak diyenler olabilir.. Geçen sene daha bu olay ortaya çıkmışken söylediğim gibi bu benzetme zaten gayet yalan bir benzetmeydi. Lamar'ın 4 numaraya geçmesi onun triangle offense'teki önemini aksatmayacak, onun 4 numara olarak üçgen hücumların ilk ayağında olmasını tamamen ortadan kaldırmayacak. Belki azalacak evet, ama bu azalma da, yani hücumları başkasının başlatması da varolan düzenimizi bozmayacak. Lamar Odom bu top dolaşımında ve dönüşlerinde olmazsa olmaz değildir yani, onu anlatmaya çalışıyorum. Ki ben yine birçok topu kendisinin getireceğinden de eminim...

Kwame yine en büyük kozlarımızdan biri olacak savunmada.. Geçen sene gelişiyle birlikte pota altı sertliğimizde yarattığı farkı herkes biliyor, bu sene aynı sertliği beklediğimiz gibi hücumda da artık biraz daha arzulu, bitirici, heyecan yapmadan soğukkanlı bir şekilde pota altını işlemeye başlamasını istiyoruz, hepsi o... Çalışkanlığından, iş ahlakından zerre şüphe duymayan biriyim yoksa, çok da mutluyum takımda bulunmasından..

Chris Mihm'se ilk paragrafta söylediğim, beklediğimiz son hamlenin ana kaynağı.. Shammond Williams'ın gelişiyle birlikte PG transferinin de gerçekleşmeyeceğinin garantilenişi sonrası Mihm'i ancak bazı oyuncularla birlikte bir paket yapıp iyi bir uzun için kullanabiliriz ama bu da zor görünüyor.. Mihm verip daha iyi bir uzunu almamız imkansız, hele Kupchak gibi bir GM'imiz varken.. Uzun ihtiyacı olan bir takımdan kaliteli bir guard koparmak için kullanabilirdik ama o da Shammond Williams'ın gelişiyle rafa kalktı.. Bu durumda ya son anda sürpriz bir paketle elden çıkacak(ki nedense hala böyle bir inanç ve beklentim var benim) ya da elimizde kalarak bizim uzunları yedekleyecek..

Point Guard
Burdaki sancılar da hala geçmiş değil, artarak devam ediyor.. Draft'te Jordan Farmar'ın seçilmesinden hemen sonra Smush Parker ve Jordan Farmar'dan oluşacak bir guard rotasyonu beklerken bir de Shammond Williams'ın bu isimlere dahil olması bir şaşkınlık daha yarattı.. 31 yaşına gelmiş, kendisinden beklediğimiz hiçbir şeye cevap vermeyen yapısıyla Williams bu takıma neler katacak kestiremiyorum, alınmasının nedeni hakkında da hiçbir fikrim yok.. Büyüklerimizin bir bildiği vardır deyip geçelim bu konuyu. Williams bu sene Barcelona'da oynadı ve gerçekten Avrupa'da önemli işler yaptığı söyleniyor.. Takımının Euroleague'de Final Four'a kalmasında önemli rol oynamış ve Barca'daki bu sezon boyunca da 12.6 sayı, 5.2 asist ve 2.6 rebo ortalamaları tutturmuş.. Euroleague'de başarılı olması NBA için yeterli bir ölçü olmadığından bu kısmı da direk geçelim.. Kendisinin en önemli özelliği pas yeteneğinin gerçekten gelişmiş olması.. Ama bu da bizim hücum sistemimizde belki de en az önemli olan konu.. Evet bol pasa dayalı bir düzenimiz var, çok iyi bir pasör zarar getirmez ama onun daha çok içeriye penetre ederek o yeteneğini göstermesi düşünüldüğünde bunun bizim sisteme uymayacağı net bir şekilde ortaya çıkıyor.. Savunması tamamen Smush Parker'ın paspaslığını devam ettirecek kötülükte.. 3 sayılarıysa yetersiz ve istikrarsız.. Orta mesafelerdeyse eli tuttuğu zaman etkili olabiliyor.. Yani hiçbir açıdan Lakers'a uyan bir yapısı yok, muhtemelen Smush Parker'ı yedekleyecek, NBA'de oynamış, tecrübe sahibi bir oyuncu olarak kadroya girdi.. Smush Parker'ın bu sene de 25-30 dakikası garanti gibi.. Ondan kalan dakikaları da Williams alacak büyük ihtimalle.. Tabii sezon başında bir atılım gösterip bunu tersine de çevirebilir.. İkisi de sınırlı yeteneklere sahip olduğu için zaman içinde hangisinin dakikalarının fazlalaşacağını kestirebilmek en azından şu anda mümkün değil.. Jordan Farmar'ın ise Williams transferiyle birlikte bu sene 3-4 dakikadan fazla alamayacağının kesinleştiğini söylemek mümkün. Smush Parker'ın rakip point guard'ların şutlarına el bile kaldırmayan yapısıyla bu sene de gideceğini düşünürsek ve savunmada en az onun kadar balta bir Shammond Williams'la birlikte yine 48 dakika boyunca izleyici olarak acılar çekeceğimiz garanti..

Bu Seneki Rotasyon ve Durumumuz
Öncelikle rotasyonu ve kadro yapısını değerlendirirken takımı 5 pozisyona bölüp 15 oyuncuyu da buralara dağıtan, çeşitli forumlarda çıkmış yapıdan nefret ediyorum, o nedenle PG: Smush Parker/Shammond Williams/Jordan Farmar, SG: Kobe/Maurice Evans vs. gibi bir söylem içine girmeyeceğim.. Bu seneki ilk beşimiz çok büyük ihtimalle Smush Parker-Kobe Bryant-Vladimir Radmanovic-Lamar Odom-Kwame Brown şeklinde oluşacak (Özellikle Mihm sayesinde bir oyuncu almazsak).. Parker'ı yedekleyen Williams olacak daha önce söylediğim gibi ve Farmar'ın bu sene kendisini gösterecek dakikaları alması imkansız.. Kobe'den kalan bütün dakikalar Maurice Evans'a gidecek.. Evans Kobe'den çaldığı 8 civarı dakikanın yanında en az bir o kadarını daha 3 numaradan kapacaktır görüşündeyim ki onun alınmasına sevinmem daha çok bu nedenle anlam kazanıyor.. Özellikle Kobe'yle aynı anda sahada oldukları dönemde çok etkili bir savunma yapmamızı sağlayabilir.. Vladimir Radmanovic ilk 5 başlamasına rağmen 25-30 dakikanın ötesine geçmesinin imkansız olduğunu düşünüyorum.. Hatta 25'in üstünde bir ortalamayı bile tutturamaz.. Phil babanın manevi oğlu Luke Walton ve dediğim gibi Evans 3 numaradan süre alabileceği gibi maç içinde Lamar'ın da 5-10 dakika oraya geçmesini fazla yadırgamam, hatta bekliyorum da.. 4 numarada Lamar Odom ve yedeği Ronny Turiaf var. 5 numarada da Kwame Brown ve Chris Mihm göze çarpıyor.. Andrew Bynum'un da geçen senenin çok üstüne çıkabileceğini sanmıyorum.. Belki 2-3 dakika farkeder.. Lamar'ın 3 numaraya geçmesine gelince, daha önce de belirttiğim gibi özellikle batının güçlü, kuvvetli, ezici 4 numaralarına karşı (ki doğuda da var bunlardan) Lamar Odom'un düşeceği zor durumlar karşısında maç içinde geçen seneki düzenimize dönmemiz de oldukça olası.. Bu sene Ronny Turiaf'ın dakikalarında bu bağlamda artış bekliyorum ben. Maç içinde 4 numarada ezilen Lamar'ın 3'e kayması (dakikalarından kesilecek değil, o lüksümüz zaten yok) Turiaf'ın buraya kaymasına ya da geçen seneki Kwame-Mihm'li pota altına 5-10 dakika boyunca dönüşümüzü sağlayabilir... Bunları da normal karşılamak gerek. Bir Tim Duncan'ı, Kevin Garnett'i 40 dakika boyunca Lamar Odom'la savunmamızı kimse beklemez heralde... Düzenli olarak kullanacağımız oyuncu sayısı 10-11'i geçmeyecek yani, oyun içindeki rotasyonlar da genel olarak yukarıda yazdığım şekilde gerçekleşecektir diye düşünüyorum. Bunun dışında ekstrem durumlar elbette oluşabilir ama faul problemleri ya da sakatlıklar nedeniyle, orası ayrı...

Oyun yapısına gelince, geçen sene özellikle Phoenix Suns serisinin Lakers içinde ufak çaplı bir devrim yarattığı görüşündeyim. Sene boyunca Kobe'ye bağımlı bir şekilde gelişen Lakers hücumlarının ligin en iyi takımlarından birine karşı gösterdiği ani tepkiden ve bu tepkinin oldukça başarılı sonuçlar vermesinden sonra bu topu paylaşan yapının bu sene takıma egemen olabileceği konusunda bir görüşüm var. Elbette Kobe'nin o serideki kadar az top kullanmasını beklemiyorum ama bence geçen seneye göre top kullanma sayısında önemli bir düşüş görülebilir, bunun dışında sayı ortalaması da etkilenecektir bundan kuşkusuz. Kobe'nin takım içindeki rolüyse, geçen seneyi bir geçiş olarak düşünür ve bu geçişi hasarsız atlatabilmek için Kobe'yi olabildiğince potaya yakın tutup onu sadece bitirici olarak kullandığımızı gözönünde bulundurursak bu sene Kobe'nin topla ve oyun kurmayla daha fazla haşır neşir olmasını beklemek hayli mümkün. Kanatlardaki postlar arasındaki sırtı dönük oyun oynadığı bölgeyi Lamar Odom'a bırakarak biraz daha dışarılara çıkıp dolaşmasını ve penetreci oyununa eskisi kadar olmasa da geri dönmesini bekliyorum ben. Bunun olması rakip takımı daha çok açacağı gibi, Lakers hücumuna da derinlik ve zeka katacaktır. Gelecek seneki en önemli konulardan biri bu bence ve Phil babayla Kobe'nin beraber nasıl bir yol seçeceklerini de oldukça merak ediyorum bu nedenle..

Son olarak ana konuya gelince... Bence her şeye rağmen durumumuz gayet iyi sayılır, geçen seneden çok daha alternatifli, maç içinde daha fazla opsiyon yaratabilecek bir kadroya sahibiz. Phil babanın ilk senesinden sonra bu sene takıma daha hakim olacağını, kaliteli gençlerimizin bir sene daha tecrübe kazandıklarını, gerçekleşebilecek bir uzun hamlesini ve bu sene birbirlerine daha çok alışmış olan Kobe-Lamar ikilisini düşününce geçen seneden daha kötü bir dereceyi aklıma bile getirmiyorum. Geçen sene 45 maç kazanmış bu takımdan 50-55 arası galibiyet bekliyorum ki batıda ulaşacağımız bu sayı zaten bizi ligin önemli ve korkulan ekiplerinden biri arasına sokacaktır (“Phoenix serisiyle zaten bu konuma gelmedik mi ulan” dediğinizi duyar gibiyim, haklısınız vallahi)...

Üçgen hücumdaki dönüşler sonrasında boş kalan Radmanovic'in boşları kestiği, rakibi cezalandırdığı maçlarda buluşmak üzere... (İyimserliğin tavanındayım)

Görüşmek üzere...
 
< Bu köşeye yazılan bir sonraki yazı   Bu köşeye yazılan bir önceki yazı >
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlükte, Mozilla Firefox 2 tarayıcısı ile görüntülenebilir!
Copyright © 2006-2008 LakersTR.com | admin@lakerstr.com