SİZİN İÇİN YAZIYORUZ...
|
>> 5 in 1: Burak Alkaya
|
|
Cumartesi, 27 Şubat 2010 |
 Merhaba sevgili Laker’lar, sezonun sonuna yaklaşmaya başladığımız bu zamanlarda sakatlık sorunlarımıza rağmen Batı'nın tepesindeyiz, bu yazıyı aslında Philadelphia maçından önce yazıyorum, fakat geçtiğimiz normal sezonun son yazısını açık favori olduğumuz bir 76ers maçından önce yazmış ve teslim etmiştim ancak o maçı Andre İguodala’nın son saniye üçlüğüyle kaybetmiştik, o yüzden bu yazıyı maçtan sonra teslim etmeye karar verdim, umarım bu kez kazanmış oluruz. Şimdi sezonun kalan kısmında ve playofflarda başımıza dert açabilecek bir iki ayrıntıdan söz etmek istiyorum. |
|
Yazının Devamı...
|
|
Lakers'ın Aradığı Oyun Kurucu |
|
>> Fatih Akat
|
|
Salı, 02 Şubat 2010 |
 Bundan sadece üç sene önce, 2006-07 sezonunda; bugün herhangi bir takımda süre alamayan Smush Parker, Brian Cook, Chris Mihm ve takımlarında ancak kısıtlı sürelerle rotasyonun son adamı konumlarında bulunan Vladimir Radmanovic ve Kwame Brown gibi oyuncular Kobe ile birlikte oluşturuyorlardı Lakers beşini. Takımda işe yarar olarak nitelendirebileceğimiz adamlar ise bugün 6. adam konumundaki Lamar Odom ile benchin dibine gömülmüş olan Luke Walton idi. |
|
Yazının Devamı...
|
|
Pau'nun Dönüşü ve 70'e Göz Kırpmak |
|
>> 5 in 1: Burak Alkaya
|
|
Salı, 29 Aralık 2009 |
 Merhaba sevgili Lakerlar, uzunca bir süreden sonra tekrar birlikteyiz. Son yazımı yazdığımda takımımız Pau Gasol’den yoksun olarak mücadele etmekteydi, Gasol’ün dönüşünün üstünden tam 18 maç geçti ve bu 18 maçtan 16 galibiyet ile ayrıldık. Bu da, .889’luk bir galibiyet derecesine denk gelmekte, basit bir matematiksel hesap, bu derecenin 82 maçlık bir normal sezonda 72-73 galibiyete denk geldiğini ortaya koyuyor. Bu oranı Gasol’ün dönüşünden sonra ki 71 maç için kullansak dahi, öncesindeki 8 galibiyetle beraber, galibiyet sayısı için 71 rakamına ulaşıyoruz. Bu hesap bu takımı tüm zamanların en iyi 2 takımından biri yapar. Peki, biz sahada oynadığımız basketbolla gerçekten bu kadar iyi miyiz? Hadi birlikte bir göz atalım. |
|
Yazının Devamı...
|
|
|
>> 5 in 1: Burak Alkaya
|
|
Cuma, 13 Kasım 2009 |
 Merhaba sevgili renkdaşlarım, yeni bir sezon, yeni bir umut, yeni bir heyecan ve yeni bir yazıyla tekrar buralarda olmaktan, hele de son şampiyonla ilgili yazıyor olmaktan ne kadar mutluyum bilemezsiniz (aslında bilirsiniz, bu mutluluğu beraber yaşıyoruz). Müsadenizle analizlere geçmeden biraz nostalji yaşatmak istiyorum. Tarih 20 Mart 2006, bu tarihin önemi, Türkiye'de Lakers ile ilgili hüznümü ve sevincimi paylaşabileceğim ciddi bir topluluğun olduğunu keşfetmem ve güzide LakersTR camiasına dahil olmamdan gelmektedir. Şimdi o günlerden bu günlere gelirken Lakers nasıl bir dönüşüm yaşamış aşırı kuşbakışı bir göz atalım. |
|
Yazının Devamı...
|
|
|
Öyle Bir Geçer Zaman Ki... |
|
>> Serkan Hacıislamoğlu
|
|
Perşembe, 06 Ağustos 2009 |
 Herhangi bir konuda defalarca yazı yazmış bir yazar için, her yeni yazı, bilgi, gözlem ve araştırma gerektirir derler. Benim gibi yaş itibariyle ne kadar eski olursanız ya da yazarlık açısından ne kadar başarılı olursanız olun, karşınızdakine her zaman “İşte bu” diyecek ürünü sunmanız gerekir. İyi de benim böyle bir marifetim yok ki. O zaman, otur sıcak koltuğunda, niye cümle kirliliği yaparsın ki denilebilir. Her neyse, daha doyurucu ve kaliteli Lakers yazıları için lütfen Dostoyevski’nin İstinye şubesindeki reyonlarına bakınız… |
|
Yazının Devamı...
|
|
|
"Alkışla, Ananı Ananı..." #2 |
|
>> İsmail Özkısaoğlu
|
|
Cumartesi, 18 Temmuz 2009 |
Şampiyonluk Yazı Dizisi, Bölüm 2 - İlk tur vs. UtahGeçen yıl Batı Konferansı, Yarı Final Serisi’nde Utah Jazz deplasmanı için sitenin ilk buluşmasını yaptığımızda maç uzatmaya giderken Deron Williams'ın arkadaşlarını alkışlaması üzerine takımın uzatmalarda maçı çevireceğine inanarak böyle bir tepki vermiştim. Takım o gün kötüydü ve Fisher'ın ağırlığını koyması ile uzatmalara gidince inanmıştım. Hatta bu ağır yorumu daha da ağırlaştırarak "şu maçı alın da şu bilmem ne yaptığımın memleketine bir daha gelmeyelim" bile demiştim bağıra bağıra. Fakat o gün Memo'nun uzatmalardaki performansı sonucu bir daha oraya gitmek zorunda kaldık ne yazık ki. Maçı kaybetmemizin üstüne, bir de otobüse son anda yetiştik ki az daha biletlerimiz yanıyordu. O günle ilgili aklımda kalan son bir şey de Şansal'ın bizim maçı yarıda bırakıp otobüse koşmamıza rağmen biraların parasını ödeyin lan diye arkamızdan bağırmasıdır. |
|
Yazının Devamı...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sayfa: 1 - 11 - Toplam yazı: 163 |